Hollanda'da OYFO Teknik Müzesi'nde beş girişimci Türk kadını tarafından hazırlanan "Anılar" başlıklı sergi açıldı.
Hengelo'da OYFO Teknik Müzesi'nde beş (sosyal) girişimci Türk kadını tarafından küratörlere taş çıkaracak derinlikte ilk gelen nesillerin kültür mirasını konu alan "Anılar" başlıklı sergi açıldı. Sanat kaygısı ve estetiğin esas alındığı, profesyonelce hazırlanmış çalışma birçok göç yıldönümü programlarındaki hatalı bakışa da adeta cevap niteliğindeydi.
Sırf bölgesinde değil ülke genelindeki girişimleri ile adları bilinen Müfide Halaceli, Semra Yelkenci, Hatice Ünal, Sevilay Dallı-Luilen ve Selma Bingöl uzun soluklu emekler vererek şehre Türkiye'den ilk gelen işçi neslin kültürel mirasından kalıcı bir sergi hazırlamışlar. Sergide beş Türk kadını da kendileri ile yapılan röportajlarda göç tarihine ilişkin olarak kendi gözlemlerini, bakışlarını da anlatıyorlar.

Serginin açılış töreninde sanatçılar Ali Bingöl ve Fahri Işık nostaljik şarkılarla katılımcıları zaman ötesi yolculuğa çıkardılar. Birinci nesilden hayatta olan birçok kişi temsilen sahneye davet edilerek alkış ve çiçeklerle onore edildiler.
Daha sonra yapılan konuşmalarda ilk neslin bilmedikleri zor şartlarda büyük fedakârlıklarla verdikleri hayat mücadeleleri için minnet duyguları ifade edildi. Hengelo Belediye Başkan Vekili Marie-José Luttikholt duygulu konuşmasında, "Yaşadıklarınızı tanıyoruz, en güzel yıllarınızı verdiniz, bu derin saygıyı hak ediyor" dedi.

İlk göçmen Türklerin ailelerini, sevdiklerini arkalarında bırakarak, ağır işlerde çalıştıklarını, uyum ve dil öğrenmek gibi kavramların o dönemde gündemde olmadığını belirten Luttikholt, geçici bir konumdan bugün toplumun bir parçası hâline gelindiğini belirtti. Belediye Başkan Vekili, "Sizler bu toplumun sanayisi ve refahı için büyük katkı verdiniz" diyerek inisiyatif grubuna ve müze yetkililerine de teşekkür ederek "Sayenizde tarihin yüzü ve sesi oldunuz" dedi.
Sergide başta 70'li yıllar olmak üzere Türk işçilerin fotoğrafları, döneme ait ev eşyaları, hikâyeleri ve hatıraları zengin bir koleksiyon hâlinde özenle hazırlanmış.

OYFO Teknik Müzesi bir dönem çok sayıda Türk işçinin çalıştığı elektroteknik malzeme üreten bir fabrika üzerine kurulu. Kaderin bir cilvesi bu ileriki yıllarda fabrika EATON ismini alır, daha sonra da Ulusoy Elektrik tarafından alınarak Ankara'ya taşınır. Kendi sektöründe Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'ya yönelik üretim zincirinin bir halkası olur.
Sergi, bölge gazetelerinde geniş şekilde yer buldu: ‘Niet alleen Turken doen hun schoenen uit’: hoe Tukkers en Turkse gastarbeiders op elkaar lijken
Not:
Batı Avrupa ülkelerine Türk işçi göçünün yıldönümleri için her yıl farklı programlar yapılmakta. Söz konusu programların tanımlayıcı başlıklarında ister Türkçe ister yerel dillerde olsun -talihsizce- "kutlama" tabirlerini gördük. Hem toplum olarak kendimizi hem de göç olgusunu konumlandırma veya tanımlamada şuursuzca, gelişi güzel bir adlandırma değilse; bu başlık bir "zillettir". Kimlik, yurt, aidiyet gibi varlığımızla ilgili kavramlara uzak Cengiz Aytmatov'un romanında tipleştirdiği "mankurtlar" veya müstemlekecilerin taşeron paralelcileri için -belki- mazur görülebilir. Devlet ebed-müddet düsturundan ismini vermek istemediğim kurumların bile göç yıldönümlerine "kutlama" sıfatını layık görmeleri anlaşılır değil.

Burhanettin Carlak