27 Nisan, Hollanda Kralı Willem-Alexander’ın (27 Nisan 1967, Utrecht) doğum günü.
Willem-Alexander, 30 Nisan 2013 yılından beri selefi olan annesi Beatrix’ten görevi devralmış ve Arjantin kökenli eşi kraliçe Máxima ile birlikte Amalia, Alexia ve Ariane isimli üç kız babasıdır.
2013 yılına kadar Hollanda’da Kraliçe Günü 30 Nisan’da kutlanıyordu. Bu tarih, Beatrix’in doğum günü olmamasına rağmen (kendisi 31 Ocak doğumludur), annesi Juliana’nın doğum günü olduğu için tercih edilmiştir. Bu durum tamamen pragmatik ve işlevsel bir tercihtir.
Hollanda, anayasal monarşi ile yönetilmektedir. Yani kraliyet anayasa ile sınırlıdır; hükümet ve parlamento asıl yetkilere sahiptir. Kraliyet ise sembolik olarak milli birliği temsil eder. Her yıl eylül ayının üçüncü salı günü yapılan ve Prinsjesdag olarak bilinen törende, kral hükümet programını halka sunar; ancak bu konuşmanın içeriği hükümet tarafından hazırlanır.
Temsil kabiliyeti ve halka yakın, sempatik tavırları nedeniyle ülkede nüfusun çoğunluğu monarşiyi desteklemektedir. Cumhuriyet yanlıları ise devlet başkanının halk tarafından seçilmesi gerektiğini savunmakta ve yaklaşık 50 milyon avroyu bulan kraliyet harcamalarını eleştirmektedir; ancak bu konuda güçlü bir toplumsal gerilim bulunmamaktadır.
Hollanda bayrağı yatay olarak kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşur. Kırmızı cesaret ve gücü, beyaz barış ve dürüstlüğü, mavi ise sadakat ve adaleti simgeler. Bununla birlikte turuncu renk, ülkenin asıl milli rengidir. Bu durum, 16. yüzyılda yaşamış milli kahraman Willem van Oranje’nin isminden gelmektedir.
Willem van Oranje, unvanını Fransa’nın güneyindeki Orange şehrinden almıştır. İnsanların geldikleri yerlerle anılması birçok kültürde görülen bir durumdur; tıpkı Kaşgarlı Mahmud veya Rumi örneklerinde olduğu gibi.
Tachtigjarige Oorlog (1568–1648) döneminde Hollanda’nın milletleşme süreci şekillenmiştir. Bu süreçte hem Protestanlığın yayılması hem de Katolikler için din özgürlüğü anlayışının gelişmesi önemli rol oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun, Akdeniz’deki rakibi olan İspanya’ya karşı Hollanda’yı desteklemesi de bu süreçte önemli olmuştur. Bu bağlamda ilk Hollanda elçisi Cornelis Haga’nın ve Kayserili devşirme Nuri Paşa’nın feraseti ve diplomatik faaliyetleri dikkat çekicidir.
Kraliyet Günü kutlamaları, her yaştan insanın katıldığı büyük bir halk etkinliğidir. Bugün aynı zamanda dünyanın en büyük bit pazarlarından birine sahne olur. İnsanlar herhangi bir izin almadan şehir ve kasaba meydanlarında yer bulup evlerindeki eşyaları satar. Bu yönüyle Hollandalıların ticari ruhu da kendini gösterir.
Kutlamalar geleneksel oyunlar, müzik ve eğlencelerle festival havasında geçer. Resmi bir zorunluluk yoktur; insanlar bisikletlerine atlayıp şehir merkezine gider ve keyifli vakit geçirir. Otoriter ülkelerde olduğu gibi asker, öğrenciler, memurlar zorlanmaz. Etkinliklerin ideolojik bir yönü yoktur; daha çok samimi ve doğal bir toplumsal birliktelik sunar.
Kutlamalar her yıl farklı bir şehirde, kraliyet ailesinin halkla buluştuğu programlarla gerçekleşir. 2026 yılında kutlamalar, Friesland eyaletindeki Dokkum şehrinde yapılmaktadır. Ayrıca Koningsdag öncesinde, topluma uzun süre katkı sağlayan kişilere “lintjesregen (nişan yağmuru)” kapsamında kraliyet nişanları verilmektedir. Bu yıl da 11 Türk’ün Kraliyet nişanına layık görüldüğünü gördük. İçlerinden bazıları sırf kendi camisine uzun yıllar gönüllü hizmetinden dolayı bu nişana layık görüldüler.
Bu anlayış, çoğulcu ve demokratik bir toplum yapısının göstergesidir.
Herkesin ötekileştirilmeden, dışlanmadan kendisini toplumun eşit bir bireyi olarak görmesi dileği ile Kraliyet Günümüz kutlu olsun.
Burhanettin Carlak