Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Hollanda, ülkede hayvanların bayıltılmadan dinî usullere göre kesilmesine ilişkin yasal istisnanın kaldırılmasını öngören 36 769 sayılı kanun teklifine tepki gösterdi. Yasa teklifine karşı başlatılan iki ayrı imza kampanyasına destek verdiğini duyuran UID, halka da K9 ve CBRVD başlattığı imza kampanyalarına katılma çağrısında bulundu.

Amsterdam'da 1 yaşındaki çocuk üçüncü kattan düştü
Amsterdam'da 1 yaşındaki çocuk üçüncü kattan düştü
İçeriği Görüntüle

UID Hollanda Başkanı Ertuğrul Kurt imzasıyla yayımlanan açıklamada, teklifin Müslüman ve Yahudi toplumlarının dinî yaşamını doğrudan etkilediği belirtildi. Din özgürlüğünün temel bir hak olduğu vurgulanarak mevcut yasal güvencelerin korunması ve ilgili dinî toplulukların karar alma sürecine dahil edilmesi istendi.

Din özgürlüğüne yönelik yasal güvenceler hatırlatıldı
UID Hollanda tarafından yapılan açıklamada, Hollanda Anayasası'nın 6. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9. maddesine atıfta bulunuldu. Bu düzenlemelerin insanların yalnızca dinî inançlarını açıklama değil, aynı zamanda inançlarını uygulama hakkını da güvence altına aldığı belirtildi.

Din özgürlüğüne getirilecek kısıtlamaların gereklilik ve orantılılık şartlarını karşılaması gerektiği ifade edilerek dinî toplulukların hak ve menfaatlerinin de gözetilmesi istendi.

Müslümanlar ve Yahudiler açısından dinî usullere göre kesimin inançlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Bu nedenle söz konusu yasağın yalnızca bir mevzuat değişikliği olarak değerlendirilemeyeceği, kişilerin inançlarını yaşama hakkını da sınırlandıracağı savunuldu.

Teklifin, Müslüman toplumunun bazı kesimlerinde din özgürlüğüne ilişkin endişelerin bulunduğu bir dönemde gündeme geldiğine de işaret edildi.

Mevcut yasal düzenlemelerin incelenmesi istendi
UID Hollanda, hayvan refahının korunması ve hayvanların gereksiz acı çekmesinin önlenmesi gerektiğini kabul ettiklerini belirtti. Bununla birlikte hayvan refahı ile din özgürlüğünün birbirine karşıt konular olarak ele alınmaması gerektiğini savundu.

Açıklamada, Hollanda'da dinî usullere göre kesime ilişkin mevcut yasal düzenlemeler, denetim mekanizmaları ve anlaşmalar hatırlatıldı.

Bu kapsamda 2012 yılında imzalanan ve 2017 yılında sıkılaştırılarak yasal güvenceye kavuşturulan Dini Usullere Göre Bayıltılmadan Kesim Sözleşmesi'ne dikkat çekildi.

UID Hollanda, yeni bir yasak getirilmeden önce mevcut düzenlemelerin nasıl uygulandığının bağımsız biçimde değerlendirilmesini istedi. Ayrıca yasak dışında uygulanabilecek alternatiflerin de ciddi şekilde araştırılması gerektiğini belirtti. Hayvan refahı ile din özgürlüğü arasında denge kurulmasının siyasetin sorumluluğu olduğu ifade edildi.

Hükümete ve Temsilciler Meclisi'ne çağrı
UID Hollanda, kanun teklifinin sahiplerine, hükümete ve Hollanda Temsilciler Meclisi'ne çağrıda bulunarak din özgürlüğüne saygı gösterilmesini istedi.

Mevcut güvencelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten kuruluş, Müslüman ve Yahudi topluluklarının karar alma sürecine eşit muhataplar olarak dahil edilmesi çağrısı yaptı.

Dinî inançları doğrudan etkileyen kararların ilgili topluluklarla diyalog kurulmadan alınmaması gerektiği vurgulandı.

Farklı dinî inançların Hollanda toplumunda kendilerine yer bulabilmesi gerektiği belirtilerek azınlık haklarının korunmasının demokratik hukuk devletinin temel ölçütlerinden biri olduğu ifade edildi.

Helal kesim yasağına karşı iki imza kampanyasına destek
UID Hollanda, K9 ile Comité Bescherming Religieuze Vrijheden en Dierenwelzijn (CBRVD) tarafından başlatılan imza kampanyalarını desteklediğini duyurdu.

Kuruluş, Müslüman ve Yahudi toplumlarının dinî haklarını ilgilendiren yasa teklifine karşı yürütülen her iki kampanyaya da katılım çağrısı yaptı.

Vatandaşlardan kampanyaları imzalamalarını ve çevreleriyle paylaşmalarını isteyen UID Hollanda, her iki kampanyanın bağlantılarına sosyal medya profilinden ulaşılabileceğini belirtti.

UID Hollanda Başkanı Ertuğrul Kurt imzasıyla yayımlanan açıklama, din özgürlüğünün çoğunluğun azınlığa tanıdığı bir ayrıcalık olmadığı, herkes için güvence altında tutulması gereken temel bir hak olduğu vurgusuyla sona erdi.
©Sonhaber.eu