Alerjik astımı olan çocukların bulunduğu ailelere, belirtilerin ağırlaşmasını önlemek amacıyla zaman zaman kedilerini evden uzaklaştırmaları öneriliyor. Ancak İsveç’te 30 bin 277 çocuk üzerinde yapılan geniş kapsamlı bir araştırmada, evde kedi bulunması ile astım ataklarının artması, hastalığın ağırlaşması veya akciğerlerin çalışmasının olumsuz etkilenmesi arasında bağlantı bulunamadı. Araştırmacılar, bu sonuçlara göre alerjik astımı olan çocukların yaşadığı evlerden kedilerin uzaklaştırılmasının her zaman gerekli olmadığını belirtiyor.

30 binden fazla çocuğun sağlık verileri incelendi
Stockholm’deki Karolinska Enstitüsü araştırmacıları, İsveç’te 2006-2020 yılları arasında doğan, araştırma sırasında 4 ila 17 yaşında olan ve hem astım hem de solunum yolu alerjisi tanısı bulunan 30 bin 277 çocuğun sağlık kayıtlarını inceledi.

Araştırmaya, değerlendirmeden önceki iki yıl içerisinde astım nedeniyle sağlık hizmeti almış çocuklar dahil edildi.

Çocukların yüzde 9,4’ünün evinde kedi bulunduğu belirlendi.

Kedi alerjisi en sık görülen alerjiler arasında yer alıyor. Alerjinin başlıca nedenlerinden biri ise kedilerin salyasında bulunan ve Fel d 1 olarak adlandırılan bir madde.

Kedi olan ve olmayan evlerde sonuçlar birbirine yakın
Evinde kedi bulunan çocukların yüzde 3,3’ünde astım atakları görülürken, kedi bulunmayan evlerde yaşayan çocuklarda bu oran yüzde 3,5 olarak kaydedildi.

Orta veya ağır astım görülme oranlarında da belirgin bir fark ortaya çıkmadı. Kediyle yaşayan çocuklarda bu oran yüzde 9,6, evinde kedi bulunmayanlarda ise yüzde 10,1 oldu.

Çocukların astımının ne ölçüde kontrol altında olduğu ve akciğerlerinin çalışma düzeyi de incelendi. Bu alanlarda da iki grup arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi.

Evinde kedi bulunan çocuklarda kedilerin sayısı, yaşı veya cinsiyeti ile astımın seyri arasında da bağlantı bulunamadı.

Kediyle ani ve yoğun temas belirtileri artırabilir
Araştırmanın sonuçları, kedi alerjisinin tamamen zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Bilim insanları, kedilerden yayılan ve alerjiye neden olabilen maddelere ani veya yoğun şekilde maruz kalmanın astım belirtilerini geçici olarak ağırlaştırabileceğini belirtiyor.

WhatsApp ilk ücretli sürümü kullanıma sunuldu
WhatsApp ilk ücretli sürümü kullanıma sunuldu
İçeriği Görüntüle

Buna karşılık uzun süre aynı evde kediyle yaşamanın, alerjik astımı bulunan çocuklarda hastalığın zaman içerisinde mutlaka kötüleşmesine neden olduğuna dair bir bulguya rastlanmadı.

Bağışıklık sisteminin tepkisi değişiyor olabilir
Araştırmacılara göre uzun süre ve yoğun şekilde kediyle temas, bağışıklık sisteminin kedilerden yayılan ve alerjiye neden olan maddelere verdiği tepkiyi değiştirebilir. Vücudun ürettiği bazı antikorların alerjik reaksiyonu sınırlamasının bunda rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

Hayvanlarla temasın bağırsaklar ve solunum yollarındaki mikroorganizmaların yapısını değiştirerek solunum yollarındaki iltihaplanmayı azaltabileceği de ihtimaller arasında değerlendiriliyor.

Ancak araştırma, bunun neden böyle olduğuna ilişkin kesin bir sonuca ulaşmış değil.

Kedinin evden uzaklaştırılması her zaman gerekli olmayabilir
Araştırmacılar, mevcut bilimsel verilerin alerjik astımı olan her çocuğun yaşadığı evden kedinin uzaklaştırılması gerektiğini göstermediğini belirtiyor.

Ayrıca çocuğun uzun süredir birlikte yaşadığı evcil hayvanından ayrılmasının hem çocuk hem de aile üzerinde psikolojik etkileri olabileceğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle kedinin evden uzaklaştırılmasının her durumda önerilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

Araştırmacılar, elde edilen sonuçların başka çalışmalarla da doğrulanması gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle araştırma genel olarak kedinin evden uzaklaştırılmasının gerekli olmadığını gösterse de her çocuğun durumu farklı değerlendirilmeli. Kediyle temas sonrasında astım belirtileri artan çocuklarda alınacak önlemlerin doktorla birlikte belirlenmesi gerekiyor.
©Sonhaber.eu

Fotoğraf: Yapay zeka