Almanya ile Türkiye arasında 1961 yılında imzalanan İş Gücü Anlaşması'nın 65. yıl dönümü dolayısıyla Berlin'de tören düzenlendi. Törende konuşan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türkiye'den gelen işçilerin ülkenin sanayisinin gelişmesinde ve ekonomik kalkınmasında önemli rol oynadığını söyledi. 20 Ekim'de gerçekleştirilen törene Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan da katıldı.

Konuşmasında Türk göçünün Almanya'yı kültürel, ekonomik ve bilimsel açıdan zenginleştirdiğini belirten Merz, göçmen kökenli kişilerin aradan geçen yıllara rağmen ayrımcılıkla karşılaşmaya devam ettiğine dikkat çekti.

Almanya'da yabancı düşmanlığının arttığı uyarısında bulunan Merz, geçmişte yaşanan ırkçı saldırıları hatırlatarak herkesin kökenine bakılmaksızın eşit fırsatlara sahip olması gerektiğini vurguladı.

Almanya'da gençlere emeklilik birikimi için 200 euro devlet desteği
Almanya'da gençlere emeklilik birikimi için 200 euro devlet desteği
İçeriği Görüntüle

Türk işçiler Almanya'nın sanayisine ve refahına katkı sağladı
Merz, konuşmasında Almanya'ya çalışmak için gelen ilk kuşağın karşılaştığı zorlu yaşam ve çalışma koşullarını anlattı.

İlk göçmenlerin çoğunlukla fabrikaların yakınındaki işçi yurtlarında kaldığını, ortak mutfak ve yatakhaneleri paylaştığını belirten Merz, bu kişilerin günlük yaşamlarının büyük bölümünün çalışmakla geçtiğini söyledi.

30 Ekim 1961'de imzalanan anlaşmanın ardından 1973 yılına kadar Türkiye'den yaklaşık 870 bin kişi Almanya'ya geldi. Alman hükümetinin verilerine göre, bu kişilerin yaklaşık 500 bini Türkiye'ye döndü. Almanya'da kalanlar ise zamanla ailelerini yanlarına alarak burada kalıcı bir yaşam kurdu.

Merz, özellikle Ruhr Bölgesi'nin sanayisinin gelişmesinde Türk işçilerin büyük emeği bulunduğunu belirterek ülkenin bugünkü refahının oluşmasında bu kuşağın önemli rol oynadığını söyledi.

Alman hükümetinin verilerine göre, bugün Almanya'da Türkiye kökenli 3 milyondan fazla kişi yaşıyor.

Merz, Türkiye'den gelen göçmenlerin ve sonraki kuşakların yalnızca sanayide değil, bilim, ekonomi, kültür ve girişimcilik alanlarında da Almanya'nın gelişimine katkıda bulunduğunu belirtti.

Konuşmasında yönetmen Fatih Akın, futbolcu İlkay Gündoğan, bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci ile yazarlar Aras Ören ve Deniz Utlu'yu örnek gösterdi.

Merz'den yabancı düşmanlığı ve ırkçılık uyarısı
Merz, Almanya'daki Türk göçünün 65 yıllık geçmişinde başarıların yanı sıra ayrımcılık ve ırkçı şiddet olaylarının da yaşandığını söyledi.

1990'lı yıllarda Mölln ve Solingen'de düzenlenen ırkçı saldırıları, aşırı sağcı NSU terör örgütünün işlediği cinayetleri ve 2020'de Hanau'da yaşanan saldırıyı hatırlattı.

Almanya'da yabancılara yönelik korku ve önyargıların azalmadığını, aksine son dönemde arttığını belirten Merz, bu duyguların siyasi ve ideolojik amaçlarla kullanılmasına karşı uyardı.

Göçmenlerin ülkeden gönderilmesini savunan çevrelerin kullandığı remigrasyon kavramını da eleştiren Merz, bu anlayışın Türklerin ve diğer göçmenlerin katkılarıyla şekillenen modern Almanya'yı hedef aldığını söyledi.

Başbakan, Almanya'da doğup büyüyen veya uzun yıllardır ülkede yaşayan göçmen kökenli kişilerin hâlâ yabancı olarak görülmesini de eleştirdi.

Alman hükümetinin Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Natalie Pawlik de tören öncesinde yaptığı açıklamada, Türk kökenli kişilerin ayrımcılıkla karşılaşmaya devam ettiğine dikkat çekti.

Merz, toplumsal uyumun yalnızca göçmenlerin çabasıyla sağlanamayacağını belirterek Alman toplumunun da bu süreçte sorumluluk taşıdığını vurguladı.

Göçmenlerden demokratik toplumun kurallarına uymalarının beklendiğini söyleyen Merz, buna karşılık onların da eşit fırsatlardan yararlanma ve toplumun bir parçası olarak kabul edilme hakkına sahip olduğunu ifade etti.

Başbakan, Almanya'nın gelecekte de nitelikli iş gücü göçüne ihtiyaç duyacağını belirtti.

Türk göçü Almanya'nın kültürel ve toplumsal yağısını değiştirdi
Almanya ile Türkiye arasında 30 Ekim 1961'de imzalanan İş Gücü Anlaşması, Almanya'nın savaş sonrası yaşadığı iş gücü açığını karşılamayı amaçlıyordu. Anlaşma kapsamında gelen işçilerin başlangıçta sınırlı bir süre Almanya'da çalışması öngörülüyordu. Ancak 1973'te işçi alımının durdurulmasının ardından da çok sayıda kişi ülkede kalmaya devam etti ve ailelerini yanlarına getirdi.

Alman hükümetinin yayımladığı tarihsel bilgilere göre, ilk kuşak işçilerin yaklaşık üçte birini kadınlar oluşturuyordu. Kadınlar özellikle tekstil, gıda, elektrik ve metal sanayisinde çalıştı.

Merz, Türk göçünün Almanya'nın toplumsal ve kültürel yapısında kalıcı değişiklikler yarattığını belirterek uyumun hem göçmenlerin hem de Alman toplumunun ortak çabasıyla mümkün olduğunu söyledi.

Büyükelçi Turan'dan vize serbestisi çağrısı
Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan da törende yaptığı konuşmada, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin iş gücü anlaşmasının çok ötesine geçtiğini söyledi.

İki ülke arasındaki dostluğun geçmişte çeşitli sınamalardan geçtiğini belirten Turan, zaman zaman görüş ayrılıkları ve zorlu sorunlar yaşansa da karşılıklı anlayış ve ortak akılla ilişkilerin sürdürüldüğünü ifade etti.

Türkiye'den Almanya'ya başlayan iş gücü göçünün zamanla milyonlarca insanın hayatını etkileyen kalıcı bir toplumsal bağa dönüştüğünü anlatan Turan, Türk işçilerin Almanya'nın kalkınmasına önemli katkılar sağladığını belirtti.

Büyükelçi, bir dönem işçi olarak Almanya'ya gelen Türklerin çocuklarının ve sonraki kuşakların bugün siyaset, ekonomi, bilim, sanat, spor ve eğitim gibi alanlarda önemli görevler üstlendiğini söyledi.

Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ve toplumsal ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Turan, özellikle vize serbestisi konusunda ilerleme sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Turan, Almanya'nın bu konuda Avrupa Birliği içindeki süreçlerde Türkiye'ye desteğini sürdürmesini beklediklerini ifade etti.

İki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca geçmişe dayanan bir dostluk olmadığını belirten Büyükelçi, iş gücü anlaşmasıyla başlayan sürecin bugün her iki ülkenin geleceğini de etkileyen güçlü bir ortaklığa dönüştüğünü söyledi.
©Sonhaber.eu