Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Ramazan ayının gelişiyle birlikte yeme içme alışkanlıklarında yaşanan büyük değişimler, sindirim sistemi üzerinde zorlayıcı bir etki yaratabiliyor.

Uzmanlar, uzun süreli açlığın ardından gelen iftar sofralarında hızlı hareket etmenin ve ağır gıdalara yönelmenin; kan şekeri dalgalanmalarından kronik mide rahatsızlıklarına kadar pek çok problemi beraberinde getirebileceği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Oruç süresince vücut direncinin korunması ve metabolizmanın sağlıklı işleyişi için dengeli beslenme ile yeterli sıvı alımı, hayati bir önem taşıyor. Günlük düzenin tamamen farklılaştığı bu dönemde, vücudun yeni saatlerine uyum sağlamak ve porsiyon kontrolünü elden bırakmamak, Ramazan ayını fiziksel açıdan zinde geçirebilmenin temel anahtarı olarak görülüyor.

Hızlı yemek ve kan şekeri tuzağı
Özellikle iftar vaktinde, gün boyu düşen kan şekerini dengelemek adına yiyeceklere kontrolsüzce yüklenmek, metabolizmayı en çok sarsan hataların başında geliyor.

Hızlı yemek tüketimi, kan şekerinin aniden yükselip ardından aynı hızla düşmesine zemin hazırlayarak; iftar sonrası sıkça şikayet edilen halsizlik, yorgunluk ve ağır uyku hali gibi şikayetleri tetikliyor. Bu durumun sadece enerji seviyesini düşürmekle kalmadığı, aynı zamanda mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasıyla oluşan reflü, şiddetli şişkinlik ve hazımsızlık gibi sorunlara da kapı araladığı belirtiliyor. Sindirimin ağızda başladığını hatırlatan uzmanlar, lokmaların iyice çiğnenmesinin mide üzerindeki baskıyı hafiflettiğini önemle vurguluyor.

Kademeli iftar ve mide sağlığı
Sağlıklı bir geçiş süreci için uzmanların önerdiği "kademeli iftar" formülü, midenin adaptasyon sürecini kolaylaştırıyor.

İftara öncelikle oda sıcaklığında bir-iki bardak su ve hafif bir kase çorba ile başlanması öneriliyor. Bu başlangıcın ardından yaklaşık 5-10 dakika bekleyerek ana yemeğe geçilmesi, boş midenin bir anda aşırı yüklenerek gerilmesini büyük ölçüde engelliyor.

Patatesleri 8 hafta filizlenmeden saklamanın yolu
Patatesleri 8 hafta filizlenmeden saklamanın yolu
İçeriği Görüntüle

Ayrıca ana yemek öncesinde tüketilecek bol lifli bir salata, hem mideyi hazırlıyor hem de tokluk hissini artırarak kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı oluyor. Bu kısa mola sayesinde beyne tokluk sinyallerinin ulaşması için gereken süre kazanılıyor; böylece gereğinden fazla kalori alımının önüne geçilerek "mide fesadı" gibi riskli durumlar minimize ediliyor.

Sıvı tüketimi ve su dengesi
Sıvı tüketimi konusu ise bu sürecin en kritik halkasını oluşturuyor. Ramazan boyunca vücudun sıvı dengesini korumak için iftar ile sahur arasında günde en az 10-12 bardak su içilmesi gerektiği vurgulanıyor. Toplumda yaygın olan "çay ve kahve suyun yerini tutar" algısının yanlışlığına dikkat çeken uzmanlar, bu içeceklerin aksine vücuttan su atılımını hızlandırdığını belirtiyor.

Yağlı, baharatlı ve ağır şerbetli besinlerin susama hissini artırdığı hatırlatılırken, hafif sebze yemeklerinin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. Tatlı seçiminde ise ağır şerbetliler yerine, sütlü veya meyve bazlı alternatiflere yönelmek enerji dengesini koruyor. Gazlı içeceklerden uzak durarak ev yapımı şekersiz kompostoları tercih etmek, sağlıklı bir Ramazan’ın altın kuralı olarak öne çıkıyor.
©Sonhaber.eu