Hollanda’da işsizlik ve iş göremezlik gibi sosyal güvenlik ödemelerini yürüten UWV’de göçmen kökenlilere ayrımcılık yapıldığı iddiaları, kurumun kendi incelemesindeki rakamlarla da gündeme geldi. Algemeen Dagblad (AD) ve EenVandaag’ın gizli belgelere ve kurumun mevcut ve eski çalışanlarıyla yaptığı görüşmelere dayanan araştırmasına göre, soyadından göçmen kökenli olduğu değerlendirilen kişiler dolandırıcılık incelemelerinde daha sık para cezası aldı. Kurum içinde yalnızca ödenek alanlara değil, çalışanlara yönelik de ayrımcılık yapıldığı öne sürüldü.
UWV ise çalışmanın bilimsel bir araştırma olmadığını ve sonuçların tek başına ayrımcılık yapıldığını kanıtlamadığını belirtiyor. UWV Yönetim Kurulu Başkanı Abdeluheb Choho da kurumda veya kurumla ilişkilerinde ayrımcılık ya da ırkçılık yaşayan kişilerden özür diledi.
Göçmenlere daha sık ceza kesiliyor
UWV’nin Handhaving biriminde aralarında yöneticilerin de bulunduğu bazı çalışanlar, 2025 yılında benzer durumlarda göçmen kökenlilere daha ağır yaptırımlar uygulandığı yönündeki şüphelerini kurum içinde dile getirdi. Bunun üzerine UWV’nin kendi kontrol biriminden konuyu araştırması istendi. Birim, 1.682 dosyayı inceleyerek göçmen kökenlilere verilen cezalar ile diğer dosyalar arasında belirgin farklar olduğunu tespit etti.
AD ve EenVandaag’ın ulaştığı iç incelemede, kişilerin kökenini belirlemek için dosyalardaki soyadlarının esas alındığı görüldü.
Amsterdam, Utrecht ve Alkmaar’ın da bulunduğu Randstad Noord bölgesinde incelenen dosyaların yüzde 44’ü göçmen kökenli kişilere aitti. Buna karşılık para cezalarının yüzde 74’ü bu gruba kesildi. İncelemeyi yapan araştırmacı da göçmen kökenlilere “belirgin biçimde daha sık” para cezası verildiği sonucuna vardı.
Heerlen ve Eindhoven’ın da yer aldığı Zuid bölgesinde ise incelenen dosyaların yüzde 36’sı göçmen kökenli kişilere aitti. Buna rağmen para cezalarının yüzde 71’i bu gruba kesildi. Bölgedeki tüm para cezalarının toplam tutarının yüzde 98’ini de göçmen kökenlilere kesilen cezalar oluşturdu.
UWV: Araştırmadan kesin bir ayrımcılık sonucu çıkarılamaz
UWV, kendi yaptığı incelemenin bilimsel bir araştırma olmadığını vurguluyor. Kurum, hangi dosyaların birbiriyle karşılaştırıldığının bilinmediğini belirterek, ortaya çıkan rakamların tek başına ayrımcılık yapıldığını kanıtlamadığını savunuyor.
İncelemeyi yapan araştırmacı, gruplar arasındaki farkların nedenlerinin ayrıca araştırılmasını önerdi. Ancak AD ve EenVandaag’a göre bu sonuçları doğrudan ele alan yeni bir inceleme başlatılmadı.
İç incelemenin sonuçları geçen aralık ayından bu yana UWV Yönetim Kurulunun elindeydi. Ancak ilgili bakana o dönemde bilgi verilmedi. AD’nin konuyla ilgili sorular yöneltmesinin ardından bakan kısa süre önce sonuçlardan haberdar edildi.
Çalışanlardan ayrımcılık ve ırkçılık iddiaları
AD ve EenVandaag, UWV’nin yaklaşık 600 kişinin çalıştığı Handhaving adlı denetim biriminde görev yapan veya daha önce çalışmış 10’dan fazla kişiyle de görüştü. Aralarında yöneticilerin de bulunduğu çalışanlar, birimde ayrımcı ve ırkçı ifadelerin kullanıldığını öne sürdü.
AD’nin aktardığına göre, temizlikle ilgisi olmayan Türk kökenli bir çalışana, iş yerinin iyi temizlenmediği bir gün “sen temizlersin” şeklinde şaka yapıldı. Hollanda dışında doğan bazı yöneticiler için de “Arap Birliği” ifadesinin kullanıldığı iddia edildi.
Bir çalışan, toplantı sırasında Fas kökenlilere yönelik ayrımcı sözler söylendiğini anlattı. Usulsüz faaliyet gösteren istihdam bürolarıyla ilgili bir çalışmanın ise bazı UWV çalışanları tarafından “sahtekâr Türklerle mücadele” olarak adlandırıldığı öne sürüldü. Bir kaynağa göre bunun için “Çünkü hep Türkler yapıyor” ifadesi kullanıldı.
Görüşülen çalışanlardan biri, göçmen kökenli kişilerin dosyalarında tarafsız davranılmadığını ve kişinin hata yapıp yapmadığını araştırmak yerine, hatalı olduğunu kanıtlamaya yönelik bir tutum sergilendiğini savundu.
Çalışanlara göre ayrımcılıkla ilgili şikâyetler daha önce de yönetime iletildi. Konu geçen yıl 30’dan fazla yöneticinin katıldığı bir toplantıda gündeme geldi. Toplantıya katılan bazı kişilerin iddiasına göre birimin yöneticisi şikâyetleri küçümsedi ve bu konuyu bir daha duymak istemediğini söyledi.
Kişinin geldiği ülke risk kriterleri arasında yer aldı
AD ve EenVandaag’ın araştırmasında, UWV’nin kullandığı kurum içi bir belge de gündeme geldi. Gazeteciler belgeye, UWV ile ilgili davalarda müvekkillerini temsil eden avukat Ayhan Kara aracılığıyla ulaştı.
UWV’nin yalnızca kâğıt üzerinde var olan sahte iş ilişkilerini araştırırken kullandığı bu belgede, kişinin geldiği ülke olası dolandırıcılık riskini belirlemede kullanılabilecek kriterler arasında yer alıyordu.
UWV, bu kriterin hiçbir zaman kullanılmadığını ve Temmuz 2020’de kaldırıldığını belirtiyor. Ancak AD ve EenVandaag’ın incelediği belgelerde bu kriterin tamamen silinmediği, yalnızca üzerinin çizildiği görüldü. İfade en az 2026 yılının ortalarına kadar okunabilir halde kaldı. UWV, gazetecilerin sorularının ardından kriterin belgelerden tamamen kaldırıldığını açıkladı.
Hollanda’daki çocuk bakım yardımı skandalıyla ilgili davalarda da müvekkillerini temsil eden Kara, kişinin geldiği ülkeye göre risk değerlendirmesi yapılmasının yasak olduğunu söyledi. UWV’de ayrımcılığa uğrayanların sayısının bilinenden daha fazla olabileceğini belirten Kara, savcılığa suç duyurusunda bulunmayı değerlendirdiğini de açıkladı.
Söz konusu kurum içi belgede başka bir risk kriteri daha yer alıyordu. Doğumdan altı ay önce işe başlayan kadınlar da olası dolandırıcılık açısından riskli gruplar arasında gösteriliyordu.
İşe alımlarda da ayrımcılık yapıldığı öne sürüldü
AD ve EenVandaag’ın görüştüğü iki UWV çalışanı, Handhaving birimindeki işe alımlarda da ayrımcılık yapıldığını öne sürdü. Eski bir çalışan, deneyimli ve işe uygun bulunan Fas kökenli bir kadın adayın kökeni nedeniyle reddedildiğini anlattı.
Bir başka kaynak ise bazı adayların soyadları veya fotoğrafları nedeniyle görüşmeye çağrılmadığını, başörtülü bir adayın da bu nedenle istenmediğini söyledi.
Çalışanlar şikâyetlerinin sonuçsuz kaldığını söylüyor
Handhaving biriminde daha önce insan kaynaklarından sorumlu olan Minke van den Berg, kısa süre içinde işten ayrılan bazı çalışanların ayrımcılıktan şikâyet ettiğini söyledi. Van den Berg’e göre bu kişiler, yabancı soyadı taşıyanların daha sıkı incelendiğini ve UWV’den ödeme alanlara suçlu gibi davranıldığını düşündükleri için işten ayrıldı. Van den Berg, bu şikâyetleri yönetime ilettiğini ancak sonuç alamadığını belirtti.
Mevcut ve eski çalışanlar da ayrımcılık ve çalışma ortamıyla ilgili şikâyetlerin UWV’nin etik ihlalleri araştıran Bureau Integriteit birimine iletildiğini, ancak çoğunun sonuçsuz kaldığını öne sürdü. Bazı kaynaklar, şikâyetlerin tarafsız incelenmediğini ve gizli kalması gereken bilgilerin yöneticilerle paylaşıldığını da iddia etti.
UWV Başkanı ayrımcılık yaşayanlardan özür diledi
UWV Yönetim Kurulu Başkanı Abdeluheb Choho, iç incelemede ortaya çıkan rakamların kendisini etkilediğini ve böyle bir durumun kabul edilemez olduğunu söyledi. Kesin bir sonuca varmak için devam eden araştırmaların beklenmesi gerektiğini belirten Choho, UWV’de veya kurumla ilişkilerinde ayrımcılık ve ırkçılık yaşayan herkesten özür diledi.
UWV’de dışarıdan bir kuruluş tarafından yürütülen ve yıl sonunda tamamlanması beklenen başka bir araştırma da devam ediyor. Kurum, bu çalışmada ayrımcılık iddialarının da inceleneceğini belirtiyor. Ancak AD ve EenVandaag’ın kaynaklarına göre araştırmanın asıl konusu UWV’nin farklı şubelerindeki çalışma yöntemleri. UWV, araştırmanın kapsamını gösteren belgeyi gazetecilerle paylaşmadı.
©Sonhaber.eu



