Hollanda Senatosu (Eerste Kamer), sosyal yardım (bijstand) alan kişilerin Hollandaca öğrenme yükümlülüğünün daha sıkı denetlenmesini öngören "Dengeli Katılım Yasası"nı (Participatiewet in balans) oy birliğiyle kabul etti. 2016'dan bu yana yürürlükte olan ancak uygulanmasında aksaklıklar yaşanan dil şartı2026 yılındaki geçiş sürecinin ardından 2027 itibarıyla belediyeler için kâğıt üzerinde bir kural olmaktan çıkıp tam anlamıyla yasal zorunluluğa dönüşecek.

Sosyal yardımın "karşılıksız olmadığını" vurgulayan hükümet, bu düzenlemeyle belediyelerin yardım alan kişilerin Hollandaca seviyelerini düzenli olarak kontrol etmesini, ihtiyaç duyanlara dil eğitimi sunmasını ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yönelik yaptırımları uygulamasını amaçlıyor.

Kursa katılmayanların yardımı kesilebilecek
Mevcut kurallara göre sosyal yardım alan kişilerin en az 1F veya A2 seviyesinde (ilkokul mezuniyeti veya uyum kursu seviyesi) Hollandaca bilmesi ya da bu seviyeye ulaşmak için çaba göstermesi gerekiyor.

Bu seviyeler, ilkokulu tamamlayan çocukların veya uyum kursunu başarıyla bitiren kişilerin sahip olduğu dil düzeyine karşılık geliyor.

Katılım ve Entegrasyondan Sorumlu Devlet Bakanı Jurgen Nobel, yeni dönemde bu kuralın daha sıkı uygulanacağını belirtti. Hollandacasını geliştirmek için yeterli çabayı göstermeyen veya kendisine sunulan dil kurslarına katılmayan kişilerin sosyal yardım ödemelerinde kesintiye gidilebilecek.

Hollanda’da kombisini değiştirmek isteyenler için hibrit ısı pompası şartı geliyor
Hollanda’da kombisini değiştirmek isteyenler için hibrit ısı pompası şartı geliyor
İçeriği Görüntüle

Mevcut uygulamaya göre belediyeler, dil şartını yerine getirmeyen kişilere dil kursları sunmakla yükümlü. Buna rağmen kurslara katılmayan veya iş birliği yapmayan kişilerin sosyal yardım ödemelerinde yüzde 25 ila 40 arasında kesinti uygulanabiliyor.

Belediyelere hem ek bütçe hem de mali yaptırım
Önceki uygulamada birçok belediye, bütçe yetersizliği veya bürokratik nedenlerle dil şartına yönelik denetimleri esnetebiliyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte belediyelerin bu konudaki sorumluluklarının daha sıkı takip edilmesi öngörülüyor.

Belediyelere özel bütçe: Hükümet, sosyal yardım alan kişilere dil eğitimi sunulabilmesi için 2027 yılından itibaren belediyelere kalıcı ek bütçe aktaracak.

Mali yaptırım: Dil şartını denetlemeyen ve kuralları uygulamayan belediyeler mali yaptırımlarla karşılaşabilecek. Hükümet, bu belediyelerin sosyal yardım bütçelerinde kesinti yapabilecek.

Daha kolay denetim: Belediyeler, bürokratik işlemleri azaltmak amacıyla herkese ayrı ayrı dil testi yapmak yerine, yalnızca Hollandaca seviyesinin yeterli olup olmadığı konusunda şüphe duydukları kişileri değerlendirmeye alacak.

İş hayatına dönüşü kolaylaştıracak esneklikler de var
Yeni yasa yalnızca denetim ve yaptırımları sıkılaştırmakla kalmıyor, sosyal yardım alan kişilerin yeniden iş hayatına dönmesini kolaylaştıracak düzenlemeler de getiriyor.

Çalışırken sosyal yardım alma imkânı genişletildi: Sosyal yardım alırken çalışmaya başlayan kişilerin kazançlarına ilişkin sınırlar artırıldı. Böylece çalışmaya başlayan kişilerin sosyal yardımlarını tamamen kaybetme endişesinin azaltılması hedefleniyor.
Değişken gelire güvence: Geliri aydan aya değişen kişilere, belediyeler tarafından gelir dalgalanmalarını dengelemeye yardımcı olacak "tampon bütçe" desteği sağlanacak.
Hediye ve yardım esnekliği: Sosyal yardım alan kişilerin kabul ettiği küçük hediyeler veya gıda yardımlarına yönelik katı kurallar yumuşatıldı.
Geriye dönük ödeme: İlk başvuru sürecinde kişilerin gelirsiz kalmasını ve borçlanmasını önlemek amacıyla sosyal yardımın geriye dönük olarak bağlanabilmesine imkân tanındı.

2026 geçiş yılı olacak
Belediyelerin yeni denetim ve eğitim altyapısını oluşturabilmesi amacıyla 2026 yılı geçiş dönemi olarak uygulanacak. Önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek olan yeni yasa, sosyal yardım sisteminde çalışma, dil öğrenme ve topluma aktif katılımı daha fazla teşvik etmeyi hedefliyor.
©Sonhaber.eu