Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Hollanda’da konut şirketlerinden sosyal konut kiralayanlara ilişkin yapılan bir araştırma, bu konutlarda yaşayan yaklaşık 12 bin kişinin aynı zamanda bir ya da birden fazla taşınmaza sahip olduğunu ortaya koydu. Söz konusu kişilerin yaklaşık 10 bininin sosyal konutta yaşamayı sürdürürken, sahip oldukları konutları kiraya vererek gelir elde ettiği belirlendi. Bulgular, zaten konut sıkıntısının yaşandığı sosyal konut sisteminde denetimlerin yeterliliğine ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi.
Hollanda Merkezi Planlama Bürosu (CPB) tarafından yayımlanan araştırmaya göre, konut şirketlerinden sosyal konut kiralayanların yaklaşık yüzde 0,5’inin kendisine ait başka bir evi bulunuyor. Toplam 12 bin kiracı içinde, sosyal konutta yaşamasına rağmen birden fazla mülke sahip olanların sayısı yaklaşık 2 bin olarak hesaplandı. Araştırmada, 30’dan fazla sosyal konut kiracısının ise en az 10 konuta sahip olduğu da tespit edildi.
Sosyal kiralık konutlar kimler için?
Konut şirketlerine ait sosyal kiralık konutlar, serbest piyasada konut bulmakta zorlanan kişiler için ayrılıyor. Bu konutların tahsisinde, hane geliri ve mevcut barınma durumu temel kriterler arasında yer alıyor. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, birden fazla taşınmaza sahip kişilerin sosyal konutlardan yararlanmasının sistemin amacıyla örtüşmediği görüşü öne çıkıyor.
Miras ve hisseli mülkiyet ayrımı
Araştırmaya göre, sosyal konut kiracısı olup taşınmaz sahibi olan her altı kişiden birinde bu durum, miras yoluyla edinilen ya da hisseli tapu şeklindeki mülkiyetlerden kaynaklanıyor. Bazı kiracıların ise eski eşi tarafından kullanılan bir konutta hissedar olduğu belirtiliyor. CPB, bu tür durumlarda kiracının söz konusu taşınmaz üzerinde serbestçe tasarruf edemediğini ve bu nedenle konut şirketlerinin temel hedefiyle açık bir çelişki oluşmadığını değerlendiriyor.
On bin vakada ciddi sorun tespiti
Buna karşılık CPB, yaklaşık 10 bin vakada ciddi bir sorun bulunduğuna dikkat çekiyor. Bu gruptaki kiracıların, sosyal konutlarda yaşamaya devam ederken sahip oldukları taşınmazları gelir elde etmek amacıyla kiraya verdiği ifade ediliyor. Araştırmaya göre her 10 vakadan birinde kiracıların birden fazla mülke sahip olduğu görülüyor.
Bazı kiracıların ikinci konutlarını bir yakınına barınma sağlamak amacıyla kullandığı ya da bizzat yararlandığı da tespit edildi. CPB, bu tür kullanım biçimlerinin de konut şirketlerinin sosyal konut politikalarının hedefleriyle örtüşmediğini vurguluyor.
Gelir düzeyi dikkat çekiyor
Araştırmada öne çıkan bir diğer unsur ise gelir seviyesi oldu. Buna göre, söz konusu 12 bin kişinin yarıdan fazlasının geliri, sosyal konutlar için belirlenen kira gelir sınırının üzerinde bulunuyor. Aileler için bu sınır hâlen yıllık 57 bin euro olarak uygulanıyor. Ancak bu gelir eşiği yalnızca sosyal konut tahsisi sırasında dikkate alınıyor. Bir kez sosyal konut tahsis edildikten sonra, kiracının geliri bu sınırı aşsa bile taşınma zorunluluğu bulunmuyor.
CPB verilerine göre, mülk sahibi olan sosyal konut kiracıları, diğer konut şirketi kiracılarına kıyasla ortalama yüzde 76,4 daha fazla gelir elde ediyor. Araştırma ayrıca, bu grubun konum veya konut kalitesi açısından da görece daha avantajlı sosyal konutlara yerleştiğini ortaya koyuyor.
Kimlikler gizli, denetim tartışması sürüyor
CPB, çalışmada kullanılan verilerin anonimleştirildiğini ve bu nedenle söz konusu 12 bin kişinin kimlik bilgilerinin bilinmediğini vurguluyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu grubun görece sık biçimde Amsterdam, Haarlem ve Den Haag’ın daha iyi mahallelerinde bulunan sosyal konutlarda yaşayan kiracılardan oluştuğuna dikkat çekiyor.
Araştırma, sosyal konutların dağıtımında denetimlerin yeterli olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıyor. Konut şirketlerinin temel görevinin, kendi barınma ihtiyacını karşılayamayan kişilere konut sağlamak olduğu hatırlatılırken, kiracıların aynı zamanda taşınmaz kiralaması ya da ikinci bir konuta sahip olmasının bu amaçla çeliştiği görüşü dile getiriliyor. Çoğu konut şirketinde yeni kiracılar için “oturulabilir başka bir konuta sahip olmama” şartı aranırken, mevcut sosyal konut kiracılarının sonradan taşınmaz satın almasını yasaklayan açık bir kuralın bulunmadığı da belirtiliyor.
©Sonhaber.eu
Fotoğraf: Pixabay (Arşiv)





