Hollanda'da Radboud Üniversitesi Tıp Merkezi (Radboudumc), Utrecht Üniversitesi Tıp Merkezi (UMC Utrecht) ve Amsterdam UMC tarafından Sağlık Bakanlığı adına yürütülen araştırma, ülkedeki ötanazi vakalarının son 25 yılda belirgin şekilde arttığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre 1999 yılında yaklaşık 2 bin kişi ötanazi yoluyla yaşamını sonlandırırken, bu sayı 2024 yılında yaklaşık 10 bine ulaştı.
Her 100 ölümün yaklaşık 6'sı ötanazi
Araştırmaya göre ötanazinin tüm ölümler içindeki payı da önemli ölçüde arttı. 1999 yılında ülkedeki ölümlerin yüzde 1,6'sı ötanazi sonucu gerçekleşirken, bu oran 2024 yılında yüzde 5,8'e yükseldi. Başka bir ifadeyle Hollanda'da yaklaşık her 100 ölümün 6'sı ötanazi sonucu gerçekleşiyor.
Vakaların büyük bölümü yaşlı hastalarda görüldü
2024 yılında ötanazi uygulanan kişilerin büyük bölümünü, uzun süredir kanser, akciğer hastalıkları ve kalp-damar rahatsızlıkları gibi ciddi fiziksel hastalıklarla mücadele eden kişiler oluşturdu. Ötanazi uygulananların en yoğun olduğu yaş grubu ise 70-80 yaş aralığı oldu.
Araştırmacılar, vakalardaki artışın en önemli nedenlerinden birinin Hollanda nüfusunun yaşlanması ve daha fazla kişinin kronik hastalıklarla uzun süre yaşamaya başlaması olduğunu belirtti.
Demans ve psikiyatrik hastalıklarda da artış var
Raporda, demans ve psikiyatrik hastalıklar nedeniyle uygulanan ötanazi vakalarının da son yıllarda arttığına dikkat çekildi.
2024 yılında ötanazi uygulanan 400'den fazla kişi demans hastasıydı. 219 kişi ise bir veya birden fazla psikiyatrik rahatsızlık nedeniyle ötanazi talebinde bulundu.
Araştırmayı hazırlayan uzmanlar, özellikle ileri evre demans ve psikiyatrik hastalıklarda ötanazi kararlarının etik açıdan daha karmaşık olduğunu belirterek, bu vakalarda büyük dikkat ve titizlikle hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplumun bakış açısı değişti
Rapora göre yalnızca demografik değişim değil, toplumun yaşamın son dönemine bakışındaki değişim de ötanazi vakalarındaki artışta etkili oldu.
Araştırmacılar, bireylerin kendi yaşamlarıyla ilgili karar verme hakkına daha fazla önem vermesi, toplumun giderek daha seküler bir yapıya dönüşmesi ve yaşam kalitesinin ön plana çıkmasının ötanaziye yönelik yaklaşımı değiştirdiğini ifade etti.
Ayrıca medyada yer alan haberler, sosyal medya ve hastalara yönelik bilgilendirme çalışmalarının da ötanaziyi daha görünür ve daha fazla konuşulan bir konu hâline getirdiği belirtildi.
©Sonhaber.eu



