Hollanda'ya seyahat eden birçok kişi, musluk suyu yerine şişelenmiş su satın almayı tercih ediyor. Ancak Hollanda Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü'ne (RIVM) göre ülkedeki musluk suyu, dünyanın en kaliteli içme suları arasında yer alıyor ve sağlık açısından güvenle tüketilebiliyor.
Hollanda'da içme suyu, bazı Avrupa ülkelerinin aksine klor kullanılmadan arıtılıyor. Su, yer altı suları ile nehir ve göl gibi yüzey sularından elde ediliyor ve şebekeye verilmeden önce kapsamlı arıtma işlemlerinden geçiriliyor.
Su kaynaklarında kirlilik artıyor
Yetkililer, yer altı suları ile nehir ve göl gibi yüzey suyu kaynaklarında tarımsal faaliyetler ve insan kaynaklı atıklar nedeniyle zaman zaman çeşitli kirleticilerin tespit edildiğini belirtiyor. Tarım ilaçları, ilaç kalıntıları, kişisel bakım ürünleri, alev geciktirici kimyasallar ve nanoparçacıklar bu maddeler arasında yer alıyor.
İçme suyu şirketleri, bu kirleticilerin musluk suyuna ulaşmaması için suyu şebekeye vermeden önce gelişmiş arıtma işlemlerinden geçiriyor. Yetkililer, uygulanan bu yöntemler sayesinde içme suyunun tüm yasal kalite standartlarını karşıladığını ve insan sağlığı açısından herhangi bir risk oluşturmadığını vurguluyor.
Hangi durumlarda dikkatli olunmalı?
Uzmanlar, musluk suyunun genel olarak güvenli olmasına rağmen bazı özel durumlarda dikkatli olunması tavsiyesinde bulunuyor.
Özellikle hastaneler, bakım evleri ve yüzme havuzları gibi toplu kullanım alanlarında, su tesisatının düzenli bakım görmemesi veya suyun yeterince soğuk tutulmaması durumunda Legionella bakterisi çoğalabiliyor. Bu bakteri zatürreye neden olabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, bu tür tesislerde musluk suyunun tüketilmesi konusunda dikkatli olunmasını öneriyor.
Ayrıca 1960'tan önce inşa edilen ve hâlâ kurşun su boruları kullanılan eski binalarda musluk suyunun içilmesi önerilmiyor. Kurşunun zamanla suya karışabilmesi nedeniyle bu durum sağlık açısından risk oluşturabiliyor.
PFAS tespit edildi, ancak sınır değerlerin altında
Hollanda'da son yıllarda "sonsuz kimyasallar" olarak da bilinen PFAS maddeleri de gündemde. Doğada uzun süre bozulmadan kalabilen bu kimyasalların içme suyunda da tespit edildiği belirtiliyor. PFAS kirliliği nedeniyle yetkililer, Kuzey Denizi kıyısındaki bazı plajlarda zaman zaman denize girilmemesi yönünde uyarılarda bulunuyor.
Buna rağmen RIVM, musluk suyunun yürürlükteki tüm yasal sınır değerlerini karşıladığını ve sağlık açısından güvenli olmaya devam ettiğini vurguluyor.
Enstitünün verilerine göre insanlar PFAS'a en çok içme suyundan değil, tükettikleri gıdalar yoluyla maruz kalıyor. Bu nedenle Hollanda hükümeti, Almanya ve diğer bazı Avrupa ülkeleriyle birlikte PFAS'ın Avrupa genelinde yasaklanmasına yönelik girişimleri destekliyor.
Yetkililer, otellerde, tatil evlerinde ve kamp alanlarında konaklayan ziyaretçilerin de musluk suyunu güvenle tüketebileceğini belirtiyor.
©Sonhaber.eu




