Hollanda’da milyonlarca kişinin kullandığı musluk suyunda, PFAS adı verilen ve doğada uzun süre parçalanmadan kalabilen kimyasal maddeler tespit edildi. Suya ve yağa dayanıklı özellikleri nedeniyle birçok üründe kullanılan bu maddeler, insan vücudunda da uzun süre kalabiliyor.

Greenpeace’in analizine göre özellikle Kuzey ve Güney Hollanda’nın bazı bölgelerinde musluk suyundaki PFAS miktarı, Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsünün (RIVM) tavsiye ettiği seviyenin birkaç katına ulaştı. RIVM ve içme suyu şirketleri ise mevcut değerlerin musluk suyunu içmeyi tehlikeli hâle getirmediğini vurguluyor.

Bazı bölgelerde tavsiye edilen seviye üç kattan fazla aşıldı
Greenpeace’in analizine göre Hollanda nüfusunun üçte birinden fazlasının kullandığı içme suyunda PFAS miktarı, RIVM’nin tavsiye ettiği seviyenin üzerinde.

En yüksek değerler Noord Holland bölgesinde ölçüldü. RIVM litre başına 4,4 nanogramlık bir PFAS seviyesi tavsiye ederken, IJmuiden ve Zaandam çevresinde bir litre içme suyunda 14,3 nanogram PFAS tespit edildi. Buna göre bu bölgelerde ölçülen miktar, tavsiye edilen seviyenin üç katından fazla.

Alkmaar ve Den Helder çevresinde litre başına 11,6 nanogram, Amsterdam ve çevresinde ise 9,3 nanogram PFAS ölçüldü.

Zuid Holland bölgesinde de RIVM’nin tavsiye ettiği seviyenin üzerinde değerler görüldü. Rijnmond bölgesinde litre başına 6,6 nanogram, Den Haag çevresinde ise 8,3 ila 8,7 nanogram PFAS tespit edildi.

PFAS nedir, insan sağlığını nasıl etkileyebilir?
PFAS, tek bir kimyasal maddeyi değil, binlerce farklı kimyasaldan oluşan bir grubu ifade ediyor. Bu maddelerin en önemli özelliklerinden biri, doğada ve insan vücudunda çok zor parçalanmaları.

Suya ve yağa dayanıklı oldukları için çeşitli ürünlerde kullanılan PFAS, zamanla çevreye, toprağa ve su kaynaklarına karışabiliyor. İnsanlar da yiyecek ve içme suyu başta olmak üzere farklı yollarla bu maddelere maruz kalabiliyor.

PFAS’a maruz kalmak bazı sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Bunlar arasında bağışıklık sisteminin işleyişinin bozulması ve kanser de bulunuyor. Ancak RIVM, sağlık üzerindeki etkilerin maruz kalınan miktarın yanı sıra yaş, genel sağlık durumu ve diğer kaynaklardan alınan PFAS miktarına göre değişebileceğini belirtiyor.

Musluk suyunu içmek tehlikeli mi?
RIVM’ye göre Hollanda genelinde musluk suyu güvenle içilebilir. Bu durum, tavsiye edilen PFAS seviyesinin aşıldığı bölgeler için de geçerli.

Burada RIVM’nin tavsiye ettiği seviye ile mevcut yasal sınır arasındaki fark öne çıkıyor. Avrupa Birliği’nde uygulanan ve Hollanda’nın da esas aldığı yasal sınır litre başına 100 nanogram. Ülkede ölçülen değerlerin tamamı bu sınırın oldukça altında.

RIVM ise yeni bilimsel bulgular doğrultusunda birkaç yıl önce litre başına 4,4 nanogramlık daha düşük bir seviye tavsiye etti. Ancak bu değer henüz Hollanda’da yasal sınır olarak uygulanmıyor.

Hollanda’da polis trafik ihlallerini drone ile tespit edip ceza kesecek
Hollanda’da polis trafik ihlallerini drone ile tespit edip ceza kesecek
İçeriği Görüntüle

Kurum ayrıca insanların PFAS’ı yalnızca sudan almadığına dikkat çekiyor. RIVM’nin daha önce yaptığı hesaplamalara göre insanlar yiyeceklerden, içme suyuna kıyasla yaklaşık üç kat daha fazla PFAS alıyor.

Hollanda’da neredeyse herkesin kanında fazla PFAS tespit edildi
RIVM geçen yıl yaptığı değerlendirmede, Hollanda’da neredeyse herkesin kanında olması gerekenden fazla PFAS bulunduğunu bildirdi.

Kurum bu nedenle yalnızca musluk suyundaki değerlere değil, insanların farklı kaynaklardan aldığı toplam PFAS miktarına dikkat çekiyor. Mevcut durumun devam etmesi hâlinde vücudun maruz kaldığı miktarın daha da artabileceği belirtiliyor.

Altyapı ve Su Yönetimi Bakanı Vincent Karremans da musluk suyundaki PFAS miktarının azaltılması gerektiğini belirtiyor. Karremans, hükümetin PFAS kaynaklı kirlilikle mücadele ettiğini ve Avrupa genelinde getirilecek kısıtlamaların bu mücadeleye katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.

İçme suyu kaynakları için 20 yıllık uyarı
Hollanda Çevre ve Ulaştırma Denetleme Kurumu (ILT) da kısa süre önce PFAS kirliliğinin ülkenin içme suyu kaynakları için tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu.

ILT’ye göre kirlilik aynı şekilde devam ederse, önümüzdeki 20 yıl içinde içme suyu üretiminde kullanılan yer altı sularındaki PFAS miktarı ciddi bir sorun hâline gelebilir.

Yetkililer bu nedenle PFAS kirliliğinin daha fazla artmasının önlenmesi ve gelecekte kullanılacak içme suyu kaynaklarının korunması gerektiğine dikkat çekiyor.
©Sonhaber.eu