Nefes darlığı şikâyetiyle gittiği hastanede akciğer kanseri teşhisi konulan Türkiye kökenli 65 yaşındaki Mustafa Ezgin’in, ameliyat sonrası yaşam fişini çektiler. Aile bunun için onay vermediğini belirtiyor ve şuanda hastalarının yaşam mücadelesinin devam etmesine rağmen hiçbir tıbbi yardım alamadıklarını söylüyor. Ailenin tek isteği Türk yetkililerin çağrılarına karşılık verip, yardım etmesi.

Doğuş Gazetesi'nde yer alan habere göre 65 yaşındaki Uşak nüfusuna kayıtlı Mustafa Ezgin iki haftadır nefes darlığıyla yaşama tutunmaya çalışıyordu. Mustafa Ezgin’in oğlu Süleyman Ezgin Türk gazeteye yaptığı açıklamada babasının yaşam mücadelesinin devam ettiğini belirterek Türk yetkililere seslendi.

Mustafa Ezgin’in oğlu Süleyman Ezgin gazeteye yaptığı açıklamada, babasının daha önce hiçbir rahatsızlığı olmadığını ancak 4 Aralık günü nefes darlığı şikayeti ile ev doktoruna gittiklerini belirtti.

Süleyman Ezgin “Aile hekimimiz babamı acil servise yönlendirdi, orada sağ akciğerinin tamamen iflas ettiğinden şüphelendiler. Biz de Den Haag kentinde bulunan Haga Ziekenhuis hastanesine getirdik. Burada yapılan tetkiklerde sağ akciğerde sıvı biriktiğini söylediler ve bu sıvıyı boşalttılar. Sonrasında eve gönderdiler. Durumu kötüleşince 6 Aralık’ta tekrar acil servise başvurduk ve burada bize sağ akciğerde tekrar sıvının biriktiğini ve bunun da büyük bir ihtimal akciğer zarı kanseri olduğunu söylediler ve acil olarak yatışını yaptılar” dedi.

“Hızlı değil doğru teşhis önemli”
Ezgin sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçen iki haftada hiçbir teşhis koyamadılar. En son zatürre olduğunu söylediler ve sadece katater ile sıvıyı boşalttılar. Bu süreçte alınan sıvıyı analize göndermenin dışında hiçbir araştırma yapmadılar, PET de çekilmedi maalesef. Sıvı kanla karışık olduğu için git gide durumu kötüye gitti. Doktorların bu süreçte tek söylediği hızlı teşhisin önemli olmadığı, doğru teşhisin önemli olduğuydu. En son 21 Aralık’ta durumu kötüleşip, şoka girince hem kanamayı durdurmak için hem de tam teşhis koyabilmek için ameliyata aldılar. Ameliyatın sonucunda şüphelendikleri gibi akciğer zarı kanseri olduğunu söylediler ama hangi tür olduğunu bilmediklerini, zaten iyileşme şansının olmadığını belirtip, itirazlarımıza rağmen fişini çektiler.”

“İki saate kadar ölür, vedalaşın, dediler”
Ezgin, “İki saate kadar ölür, vedalaşın dediler. Ama Allah’ın takdiri, babamız iki haftadır hayatta ve mücadele ediyor ama resmi olarak fişini çektikleri için hiçbir tıbbı müdahalede bulunulmuyor. Hatta bizden habersiz katateri de çıkardılar.” Dedi.

Sonradan bir doktorun uygulamak istediği tedaviyi, ‘Uğraşma nasıl olsa ölecek’ diye engellendiğini öğrendiklerini belirten Ezgin “Bu geçen iki hafta zarfında babamın durumu gittikçe kötüleşti ve çok kilo verdi. Doktorların söylediği genel durumunun yetersiz olduğu ve kemoterapi veya imünoterapiyi kaldıramayacağı bu nedende hiçbir tıbbı müdahalede bulunulmuyor.” şeklinde konuştu.

Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosluğu ‘saldırı tehdidi” gerekçesiyle kapatıldı Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosluğu ‘saldırı tehdidi” gerekçesiyle kapatıldı

Babam hastaneye kendi aracını kullanarak geldi
Ezgin, “Babam 4 hafta önce hastaneye kendi kullandığı araçla geldi ve bu sürede hiçbir teşhis koyamadıkları gibi tıbbı yardımı kestikleri için durumu daha da kötüleşti ve şu anki durumu teşhis koyamadıkları için kendileri yarattı. Babamız günden güne gözümüzün önünde eridi. Doktorları bununla yüzleştirdiğimde tek söyledikleri zaten eninde sonunda öleceği, eve ya da bir bakım evine götürüp yatırmamızı tavsiye ettiler. Uygulanabilecek bütün tedavi imkânlarını uygulamayı reddettiler. 50 senedir yaşadığı ve vergisini ödediği bu ülkeye sonuna kadar güvenmişti ama bu kendisine yapılan muameleyi ne kendisi ne biz sindirebiliyoruz. Bütün tıbbi yardımlar kesildi, hiçbir acil yardımda bulunmayacaklar, resmen ölüme terk edildi. Hollanda gibi bir ülkede sağlık sisteminin böyle olması çok üzücü” diye konuştu.

“Lütfen bize yardım edin”
Ezgin, “İki saat ömür biçtikleri babam hâlâ hayata tutunmaya çalışıyor. Allah’tan umut kesilmez ama umutlarımız azalıyor. Elimiz kolumuz bağlı ve hiçbir şey yapamıyoruz. Tek dileğimiz Allah’ın babamızı bize ve torunlarına bağışlaması. Lütfen bize yardım elinizi uzatın. Devletimizin bizim vatandaşlarını çaresiz bırakmadığını bildiğimiz için devletimizden ve sayın cumhurbaşkanımızdan bize yardım elini uzatmasını rica ediyoruz” dedi.

Haberlerimizi İnstagram hesabımızdan da takip edebilirsiniz.

WhatsAppta ücretsiz bültenimize abone olun, Hollanda ve diğer Avrupa ülkeleri gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın

Sitemizde yayımlanan haberlerin her türlü hakkı SONHABER.eu’ya aittir. Haberin linki kaynak olarak gösterilmeden alınan haberler için hukuki işlem başlatılacaktır.