Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Hollanda’da çalışmasına rağmen yoksulluk içinde yaşayanların sayısı son yıllarda yeniden artış eğilimine girdi. Merkezi İstatistik Bürosu (CBS) verilerine göre 2024 yılında yaklaşık 175 bin çalışan yoksulluk sınırının altında yaşamını sürdürdü. Bu grubun yaklaşık 20 bininin ise hanelerinin kira, enerji ve gıda gibi temel giderlerini karşılayacak düzeyde gelire dahi sahip olmadığı belirlendi. Veriler, özellikle serbest çalışanların ve iş hayatının başındaki gençlerin daha yüksek yoksulluk riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
CBS’ye göre 2024 yılında çalışanlar arasındaki yoksulluk oranı yaklaşık yüzde 2’ye yükseldi. Bu artış, önceki yıllarda gözlenen düşüş eğiliminin ardından geldi. Uzmanlar, yoksulluktaki yeniden yükselişte koronavirüs döneminde uygulanan gelir destekleri ile enerji yardımlarının sona ermesinin etkili olduğuna dikkat çekiyor. Artan yaşam maliyetleri karşısında gelirlerin yeterince artmaması da bu tabloyu ağırlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Veriler, yoksulluk içinde yaşayan çalışanların neredeyse yarısının yıl boyunca kesintisiz bir işe sahip olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle geçici sözleşmelerle veya dönemsel işlerde çalışanların, yılın belirli dönemlerinde tamamen gelir kaybı yaşaması bu durumun temel nedenleri arasında yer alıyor. Gelirdeki bu düzensizlik, çalışan olmanın yoksulluktan çıkmak için her zaman yeterli olmadığını gösteriyor.
Serbest çalışanlar daha yüksek risk altında
CBS verilerine göre serbest çalışanlar (zzp’ers), yüzde 4,4’lük oranla maaşlı çalışanlara kıyasla yoksulluk riski açısından iki katından fazla dezavantajlı durumda bulunuyor. Ayrıca uzun süreli yoksulluk, serbest çalışanlar arasında daha sık görülüyor. Yoksulluk içinde yaşayan serbest çalışanların gelir açığının, ücretli bir işte çalışan yoksullara kıyasla daha yüksek olduğu da dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre bu durum, serbest çalışanların sosyal güvenceye daha sınırlı erişimi, düzensiz gelir yapısı ve hastalık ya da iş kaybı gibi durumlarda yeterli koruma mekanizmalarına sahip olmamasından kaynaklanıyor. Bu da serbest çalışanları ekonomik dalgalanmalara karşı daha kırılgan hale getiriyor.
Maaşlı işlerde de risk sürüyor
Çalışan yoksulluk riski yalnızca serbest çalışanlarla sınırlı değil. CBS, özellikle dört yıldan kısa süredir ücretli bir işte çalışanlar arasında yoksulluk oranının daha yüksek olduğuna işaret ediyor. İş hayatına yeni giren birçok kişinin yarı zamanlı çalıştığı veya esnek sözleşmelerle istihdam edildiği belirtiliyor. Bu durum, özellikle sabit giderlerin yüksek olduğu hanelerde gelir yetersizliğini daha görünür hale getiriyor.
Gençler de kırılgan gruplar arasında
Yoksulluk içinde yaşayan çalışanların yaklaşık dörtte birinin 25 yaşın altında olduğu tespit edildi. Bu gençlerin, ortalamaya kıyasla daha sık tek başına ya da tek ebeveynli hanelerde yaşadığı belirtiliyor. Konut maliyetlerinin yüksekliği ve sınırlı çalışma saatleri, genç çalışanlar üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artırıyor.
Açıklanan veriler, yoksulluk riskinin özellikle serbest çalışanlar ile iş hayatının başındaki gençler arasında yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Çalışma hayatında yer almanın tek başına yoksulluktan çıkmak için yeterli olmadığını gösteren bu tablo, gelir güvencesi ve sosyal koruma mekanizmalarının önemini bir kez daha gündeme taşıyor.
©Sonhaber.eu




