SAĞLIK - YAŞAM

Araştırma: Bazı gıda katkı maddeleri kansere yol açıyor

Bilim insanları, sık tüketilen bazı katkı maddeleriyle kanser riski arasındaki olası bağlantıya dair dikkat çekici sonuçlar açıkladı.

Abone Ol

Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Fransa merkezli NutriNet-Santé tarafından yürütülen araştırmada kullanıcıların beslenme alışkanlıkları ile kanser görülme sıklığı arasındaki ilişki değerlendirildi. Yaklaşık 15 yıl süren araştırmada ultra işlenmiş gıdalar ile kanser riskinin arasındaki bağlantı ortaya çıkartıldı. Bu gıdalarda bulunan katkı maddeleri özellikle menopoz sonrası meme kanserini tetikliyor.

Bilim insanları, ultra işlenmiş gıdaların sadece besin değerleri açısından değil; farklı açılardan da araştırılması gerektiğini belirtti. Bunların içinde özellikle yüksek ısı işlemleri sırasında oluşabilen akrilamid ve benzeri kirleticiler, gıda ambalajlarından geçebilen bazı kimyasallar ve üretim sürecinde kullanılan katkı maddeleri olduğu belirtildi.

The BMJ’de yayımlanan ve 105 bin kişinin verilerine dayanan kanser odaklı araştırmada, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından güvenli kabul edilen çeşitli koruyucu maddelerin kanser riskiyle bağlantılı olabileceği ortaya kondu.
Açıklanan bilgilere göre:

Sodyum nitrit, özellikle pastırma, salam ve sosis gibi işlenmiş et ürünlerinde yaygın olarak kullanılan bir katkı maddesi olarak öne çıkıyor. Bu bileşen, ürünlerin raf ömrünü uzatmak ve rengini korumak amacıyla tercih ediliyor. Ancak araştırma verileri, yüksek miktarda sodyum nitrit tüketiminin prostat kanseri görülme olasılığıyla ilişkili olabileceğine işaret ediyor. Analiz sonuçlarında, bu katkının yoğun tüketiminin prostat kanseri riskinde yaklaşık yüzde 32’lik bir artışla bağlantı gösterebildiği değerlendirildi. Bulgular, özellikle işlenmiş et ürünlerinin sık ve uzun süreli tüketiminin sağlık açısından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Potasyum nitrat da benzer şekilde gıdalarda koruyucu olarak kullanılan maddeler arasında yer alıyor. Çalışma kapsamında incelenen bu katkı maddesinin, analiz sonuçlarına göre meme kanseri ihtimalinde yaklaşık yüzde 22, genel kanser olasılığında ise yüzde 13 civarında artışla ilişkili olabileceği ifade edildi. Araştırmacılar, bu oranların doğrudan bir neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını ancak istatistiksel olarak dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirtiyor.

Sorbatlar, özellikle potasyum sorbat, fermente ürünlerde, çeşitli soslarda ve bazı içeceklerde yaygın biçimde kullanılıyor. Gıda güvenliğini sağlamak amacıyla tercih edilen bu katkı grubunun da analizlerde meme kanseri riskinde yaklaşık yüzde 26 oranında artışla bağlantı gösterebildiği aktarıldı. Bu bulgular, koruyucu maddelerin uzun vadeli etkilerinin daha ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Asetatlar ve asetik asit ise fermente gıdalarda ve sirke temelli ürünlerde rastlanan bileşenler arasında bulunuyor. Yapılan analizlerde bu maddelerin genel kanser görülme ihtimalinde yüzde 12 ila 15 aralığında bir artışla ilişkilendirilebildiği kaydedildi. Uzmanlar, bu oranların görece daha düşük görünmesine rağmen, düzenli ve yüksek miktarda tüketim söz konusu olduğunda toplumsal ölçekte önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Araştırma ekipleri, söz konusu bulguların gözlemsel verilerden elde edildiğini ve kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurabilmek için daha kapsamlı, uzun vadeli ve kontrollü bilimsel çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu özellikle vurguluyor. Uzmanlar ayrıca, tek tek katkı maddelerine odaklanmak yerine ultra işlenmiş gıda tüketimini genel olarak sınırlayan, taze ve dengeli beslenmeye dayalı bir modelin uzun vadede daha koruyucu olabileceğini ifade ediyor.
©Sonhaber.eu

Fotoğraf: Ivan S - Pexels