Almanya'da hükümet ortakları CDU/CSU ve SPD, uzun süredir tartışmalara neden olan şekerli içecek vergisi konusunda anlaşmaya vardı. Bild gazetesinin aktardığı bilgilere göre, partiler arasında yürütülen görüşmeler sonucunda verginin uygulanacağı işletmeler, muafiyet sınırları ve vergi kademeleri konusunda uzlaşma sağlandı.

Düzenlemenin başlangıçta 1 Ocak 2027'de uygulanması öngörülüyordu. Ancak koalisyon görüşmelerinde başlangıç tarihinin altı ay ertelenmesi kararlaştırıldı. Yeni verginin 1 Temmuz 2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Küçük içecek üreticileri vergiden muaf tutulacak
Anlaşmanın en önemli maddelerinden biri, küçük işletmelerin yeni verginin dışında bırakılması oldu.

Almanya’da hava değişecek, sıcaklık 15 derece birden düşecek
Almanya’da hava değişecek, sıcaklık 15 derece birden düşecek
İçeriği Görüntüle

Bild'in haberine göre, vergi yıllık 70 bin litreden fazla içecek dolumu yapan işletmelere uygulanacak. Bu sınırın altında kalan küçük üreticiler ise yeni vergiden muaf tutulacak.

Koalisyon ortakları, muafiyet sınırının yıllık 1 milyon litreye çıkarılması seçeneğini de gündeme aldı. Ancak bu düzenlemenin Avrupa Birliği mevzuatına uygun olup olmadığının inceleneceği belirtildi. Dolayısıyla 1 milyon litrelik sınır konusunda kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.

Küçük ve orta ölçekli üreticilerin ek mali yüklerden korunması amaçlanırken, Coca-Cola ve Pepsi gibi büyük içecek şirketleri vergi kapsamında kalacak.

Yeni verginin üretim maliyetlerine yansıması nedeniyle bu şirketlerin şekerli içeceklerinde fiyat artışları yaşanabileceği belirtiliyor. Ancak tüketiciye yansıtılacak satış fiyatlarının ne kadar artacağı henüz bilinmiyor.

Vergide iki kademeli sistem uygulanacak
Koalisyon görüşmelerinde tartışılan bir diğer konu, içeceklerin şeker miktarına göre uygulanacak vergi oranları oldu. Bild gazetesinin aktardığına göre, CDU/CSU'nun savunduğu ve sağlık sigortası reformuyla ilgili uzman komisyonun önerdiği iki kademeli vergi sisteminde uzlaşma sağlandı.

SPD'li Maliye Bakanı Lars Klingbeil'in hazırlattığı taslakta ise şeker miktarına ilişkin sınırların düşürülmesi, vergi tutarlarının artırılması ve yüksek şeker içeren içeceklere üçüncü bir vergi kademesi uygulanması öngörülüyordu.

Ancak CDU/CSU'nun itirazları üzerine Klingbeil üçüncü kademe önerisinden vazgeçti. Böylece içeceklerin şeker oranına göre vergilendirileceği iki kademeli sistem kabul edildi.

Başbakanlık daha önce vergi taslağını durdurmuştu
Şekerli içecek vergisi, hükümetin sağlık harcamalarını azaltmaya yönelik düzenlemeleri kapsamında gündeme gelmişti. Ancak Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan taslak, koalisyon içerisinde görüş ayrılıklarına neden olmuştu.

Özellikle vergi oranları ve hangi işletmelerin düzenleme kapsamına alınacağı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle Başbakanlık, ekim ayı başında taslağın ilerlemesini durdurmuştu.

Bunun ardından hükümet ortakları arasında yeniden görüşmeler yapılmış ve verginin kapsamını daraltan bir uzlaşma üzerinde anlaşmaya varılmıştı.

Verginin amacı da tartışma konusu oldu
Şekerli içeceklere vergi getirilmesinin temel amaçlarından biri, özellikle çocukların yüksek miktarda şeker içeren içecekleri tüketmesini azaltmak ve daha sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek olarak açıklanmıştı.

Ancak Maliye Bakanlığı'nın hazırladığı daha yüksek vergi oranları ve üçüncü vergi kademesi, düzenlemenin asıl amacı konusunda da tartışmalara yol açtı.

Klingbeil'e yöneltilen eleştirilerde, verginin halk sağlığını korumaktan çok federal bütçedeki açıkları kapatmak amacıyla kullanılmak istendiği öne sürüldü.

Koalisyonun iki kademeli sistemde uzlaşmasıyla bu konudaki anlaşmazlığın da önemli ölçüde giderildiği bildirildi.

CDU'lu milletvekilinden vergiye eleştiri
CDU'nun bütçe politikaları uzmanı Andreas Mattfeldt, Bild gazetesine yaptığı açıklamada, yeni verginin işletmelere getireceği mali yükü eleştirdi.

Kendisinin de orta ölçekli bir işletme sahibi olduğunu belirten Mattfeldt, şirketlerin mevcut ekonomik koşullarda maliyetlerini düşürmeye çalıştığını söyledi.

Mattfeldt, işletmelerin tasarruf etmek için mücadele ettiği bir dönemde ekonomiye yeni yükler getirilmesini doğru bulmadığını ifade etti.

Verginin uygulanması, denetlenmesi ve beraberinde getireceği bürokratik işlemlerin de ek maliyet oluşturacağına dikkat çeken CDU'lu siyasetçi, bütün bu giderler hesaba katıldığında devlet bütçesinin yeni vergiden gerçekten kazanç sağlayıp sağlamayacağının sorgulanması gerektiğini belirtti.

Yeni vergi konusunda hükümet ortakları arasında uzlaşma sağlanmış olsa da düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için gerekli yasal sürecin tamamlanması gerekiyor. Bu nedenle verginin 1 Temmuz 2027'de uygulanmaya başlanması şimdilik planlanan takvim olarak değerlendiriliyor.
©Sonhaber.eu