Almanya’da görülen bir davada tedavisi mümkün olmayan hastaların bakımını üstlenen 41 yaşındaki bir doktor, 12 hastasını öldürdüğünü itiraf etti. Savcılık, doktorun 2021 ile 2024 yılları arasında en az 15 hastayı planlayarak öldürdüğünden şüpheleniyor. Zanlının bu vakalardan 12’sini kabul ettiği belirtilirken, soruşturmanın devam ettiği onlarca dosya nedeniyle mağdur sayısının daha yüksek olabileceği değerlendiriliyor. Savcılık ayrıca, şüphelinin bazı vakalarda delilleri ortadan kaldırmak amacıyla mağdurların yaşadığı evlerde yangın çıkardığından da şüpheleniyor.
Savcılık 76 ek vakayı daha inceliyor
Alman savcılığının yürüttüğü soruşturmaya göre doktor, 2021-2024 yılları arasında tedavi ettiği hastalarına ölümcül ilaç karışımları uygulamakla suçlanıyor.
Yetkililer, şüphelinin şu ana kadar 15 cinayetle bağlantısının araştırıldığını, bunların 12’sini kabul ettiğini açıkladı. Ancak soruşturma bununla sınırlı değil. Savcılık, benzer yöntemlerin kullanılmış olabileceği 76 ayrı vakayı daha inceliyor.
Bu nedenle davanın kapsamının önümüzdeki dönemde daha da genişleyebileceği belirtiliyor.
Delilleri yok etmek için yangın çıkardığı iddiası
Savcılık, doktorun bazı vakalarda ölümün ardından bizzat ölüm muayenesi yaptığını ve doğal ölüm raporu düzenlediğini öne sürüyor.
Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre şüpheli, bazı durumlarda delilleri ortadan kaldırmak amacıyla mağdurların yaşadığı dairelerde yangın çıkardı. Bu iddia, davanın en dikkat çekici unsurlarından biri olarak gösteriliyor.
Yetkililer, yangın vakalarının cinayetlerle bağlantısını araştırmaya devam ediyor.
Hastaların evlerinde tedavi gördüğü öne sürüldü
Soruşturma dosyasına göre palyatif bakım alanında çalışan doktor, hastalarının büyük bölümünü evlerinde tedavi ediyordu.
Savcılık, doktorun bazı hastalara bilgileri ve rızaları dışında, herhangi bir tıbbi gereklilik bulunmaksızın uyuşturucu ve kas gevşetici ilaçlardan oluşan ölümcül bir karışım verdiğini ve bu durumun hastaların kalbinin durmasına yol açtığını öne sürüyor.
Hayatını kaybeden kişilerin 25 ile 94 yaşları arasında olduğu belirtildi. Hastaların tedavisi mümkün olmayan rahatsızlıklara sahip olduğu, ancak ölümün eşiğinde bulunmadıkları ifade edildi.
Alman basınına açıklama yapan 72 yaşındaki bir mağdurun oğlu, annesinin yaşamaya devam etmek istediğini belirterek, "Planları vardı, kız kardeşiyle Baltık Denizi kıyısına gitmek istiyordu. Annem yaşamak istiyordu" dedi.
Mahkemede özür diledi
Ağustos 2024'ten bu yana tutuklu bulunan doktor, davanın son aşamasında mahkemeye kapsamlı bir ifade verdi. Sanık, hastalarını "acı ve hastalıktan kurtardığını düşündüğü" için bu eylemleri gerçekleştirdiğini söyledi. Daha önce eşiyle yaptığı ve dinlemeye takılan bir telefon görüşmesinde de işlediği suçları "yanlış yöntemlerle yapılan ahlaki bir davranış" olarak nitelendirdiği ortaya çıkmıştı.
Mahkemedeki açıklamasında pişman olduğunu söyleyen doktor, "Onlara yaşattığım büyük acı için özür diliyorum" diyerek mağdur yakınlarından özür diledi.
Sanık ayrıca ömür boyu hapis cezasına çarptırılacağını düşündüğünü belirterek, bunun mağdur yakınları için bir teselli olabileceğini ifade etti.
Avukatlar itirafın samimiyetini sorguluyor
Davada mağdur ailelerini temsil eden bazı avukatlar ise sanığın açıklamalarını inandırıcı bulmadı.
25 yaşındaki bir mağdurun annesinin avukatı, mahkemedeki ifadeyi "tam bir itiraf" olarak görmediğini belirterek, sanığın gerçek motivasyonunun hiçbir zaman tam olarak ortaya çıkarılamayabileceğini söyledi.
Alman basını, dosyanın kapsamı ve mağdur sayısına ilişkin iddialar nedeniyle davayı savaş sonrası Almanya'nın en büyük cinayet soruşturmalarından biri olarak nitelendiriyor.
©Sonhaber.eu



