Geçtiğimiz yıl Ekim ayında DENK Partisi Utrecht Belediye Meclisi Üyesi Mahmut Sungur hakkında yapılan, başka bir meclis üyesini tehdit ettiği yönündeki iddialar ile ilgili yürütülen araştırma sonuçlandı. Sungur hakkındaki iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktı.

Tehdit iddiası geçtiğimiz Eylül ayında Utrecht belediye meclisindeki tartışmanın ardından başladı. Mahmut Sungur (DENK), Belediye Başkanı Sharon Dijksma'ya, Kur'an ve diğer dini kitapların yırtılıp yakılmasının yasaklanması için merkezi hükümete başvurma çağrısında bulundu. Sungur’un sunduğu önerge meclis çoğunluğu tarafından reddedildi. 

Bunun sonrasında, Ekim ayında Esma Kendir (S&S), Mohamed Talhaoui (PvdA), Achraf Aït Daoua (D66), Mariam al-Saqaff (VVD) ve Rick van der Zweth’in (PvdA) başını çektiği, yaklaşık 40 meclis üyesi belediye koridorlarında yaşandığı iddia edilen bir olayla ilgili Sungur hakkında şikayette bulundu. 

Hollanda’daki meslek okullarında sınıfta telefon yasağı getirilmesi istendi Hollanda’daki meslek okullarında sınıfta telefon yasağı getirilmesi istendi

İddiaya göre Sungur, oylamadan önce, D66 partisinden Meclis Üyesi olan Achraf Aït Daoua’ya önergesinin lehinde oy kullanmaması halinde, kendisini internette ifşa etmekle tehdit etti. 

İddia edilen tehdit konusu Partners in Integriteit tarafından detaylı olarak araştırıldı. Araştırma sonucunda, Sungur'un herhangi bir tehdit içeren davranışta bulunmadığı ortaya çıktı. Araştırmacılara göre bu durum, “Sungur'un dürüstlüğüne haksız yere gölge düşürdü” ve “onun kişisel ve profesyonel hayatında ciddi zorluklara” neden oldu. 

Araştırma raporunda belirtilen diğer dikkat çekici nokta bu iftiranın PvdA meclis üyesi Rick van der Zweth tarafından kasıtlı olarak meclis dışındakiler ile paylaşılması oldu. 

Konu hakkında açıklama yapan Sungur, asılsız suçlamaların kendisi ve ailesi üzerinde baskı oluşturduğunu, bunun yanı sıra, kamuoyu önünde itibarının zedelenmesi nedeniyle yaşadığı stres ve sıkıntıları dile getirdi. Sungur, bu süreçte yaşadığı zorluklardan dolayı belediye meclisindeki çalışmalarını aksatmak zorunda kaldığını da ifade etti.

“Bu iftirayı atarak beni mecliste baskı altına almaya çalıştılar.” diyen Sungur, iftirayı atan meclis üyelerinin, yaşananların ardından sorumluluk almaları ve hesap vermeleri gerektiğini dile getirdi, kendisine yönelik suçlamaların asılsız çıkması, şeffaflık, dürüstlük gibi değerlere olan inancını pekiştirdiğini söyledi.

Sungur, bu zorlu süreçte kendisine destek olan herkese teşekkür etti ve kendisine oy verenlerin hak ve hukuklarını daha da güçlü bir şekilde savunmaya devam edeceğinin altını çizdi. 

©Sonhaber.eu

Haberlerimizi İnstagram hesabımızdan da takip edebilirsiniz.

WhatsAppta ücretsiz bültenimize abone olun, Hollanda ve diğer Avrupa ülkeleri gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın

Sitemizde yayımlanan haberlerin her türlü hakkı SONHABER.eu’ya aittir. Haberin linki kaynak olarak gösterilmeden alınan haberler için hukuki işlem başlatılacaktır.