Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Son kullanma tarihi dolan banka ve kredi kartlarının doğrudan evsel atığa atılması, birçok ülkede hem para cezası riski hem de kişisel verilerin kötüye kullanılması tehlikesi doğurabiliyor. Uzmanlar, çipli kartların yalnızca basit bir plastik parçası olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Hukuki açıdan bu kartlar çoğu ülkede “küçük elektronik cihaz” kapsamında değerlendiriliyor.
Birçok tüketici, süresi dolan kartını cüzdanından çıkarıp doğrudan çöp kutusuna atmayı tercih ediyor. Ancak özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde yürürlükte bulunan elektronik atık düzenlemeleri çerçevesinde bu uygulama idari ihlal sayılabiliyor. Kartların içerisinde bulunan çip ve manyetik şerit, onları sıradan plastik atık olmaktan çıkararak elektronik atık kategorisine dahil ediyor.
Almanya’da yüksek para cezası riski
Örneğin Almanya’da yürürlükte olan Elektrikli ve Elektronik Cihazlar Yasası’na göre (ElektroG), elektronik bileşen içeren ürünlerin evsel atığa atılması yasak kapsamında değerlendirilebiliyor. Yetkili makamlar, ihlalin niteliğine bağlı olarak 100 bin euroya kadar para cezası uygulayabiliyor.
Her ne kadar bireysel vakalarda kesilen cezalar genellikle 50 ile 2 bin 500 euro arasında değişse de, uzmanlar teorik üst sınırın oldukça yüksek olduğuna ve konunun hafife alınmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Eski cep telefonları, şarj kabloları ve küçük elektronik aksesuarlar gibi, çipli banka kartları da elektronik atık statüsünde kabul ediliyor. Bu nedenle kartların normal çöp kutusuna atılması yerine belediyelere ait geri dönüşüm merkezlerine teslim edilmesi ya da bankaların şubelerinde bulunan özel iade kutularına bırakılması öneriliyor. Bazı bankalar, müşterilerine eski kartlarını güvenli şekilde imha edebilmeleri için doğrudan şubeye teslim etme imkânı da sunuyor.
Asıl risk: Kişisel veriler
Konu yalnızca idari para cezası riskiyle sınırlı değil. Veri güvenliği uzmanlarına göre, süresi dolmuş kartların üzerinde isim, kart numarası, son kullanma tarihi ve kartın güvenlik unsurları gibi hassas bilgiler yer alıyor. Çip ve manyetik şerit üzerinden doğrudan işlem yapılamasa bile, kart üzerindeki veriler kötü niyetli kişiler tarafından kimlik hırsızlığı veya dolandırıcılık girişimlerinde kullanılabiliyor.
Bu nedenle uzmanlar, kartlar geri dönüşüme teslim edilmeden önce mutlaka kullanılamaz hale getirilmesini öneriyor. Sadece kartı ikiye bölmek yeterli görülmüyor.
Özellikle çip bölümünün ve manyetik şeridin kesilerek parçalanması, kart üzerindeki bilgilerin yeniden kullanılma riskini azaltıyor. Kart numarasının ve güvenlik kodunun bulunduğu alanların da okunamayacak şekilde tahrip edilmesi tavsiye ediliyor.
İki yönlü risk: Hukuki ve kişisel güvenlik
Yanlış imha yöntemi iki önemli risk barındırıyor. Bir yandan idari para cezası ihtimali doğarken, diğer yandan kişisel verilerin kötüye kullanılması söz konusu olabiliyor. Özellikle çöplerin ayrıştırıldığı veya üçüncü kişiler tarafından erişilebildiği durumlarda veri güvenliği riski daha da artabiliyor.
Uzmanlara göre, eski banka kartlarının doğru şekilde ayrıştırılması ve güvenli biçimde teslim edilmesi hem hukuki sorumluluk hem de kişisel güvenlik açısından önem taşıyor. Süresi dolan kartların gelişigüzel çöpe atılması yerine elektronik atık prosedürlerine uygun biçimde imha edilmesi, olası mağduriyetlerin önüne geçebilecek basit ancak etkili bir önlem olarak değerlendiriliyor.
©Sonhaber.eu




