Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Başlangıçta böbrek hastaları için geliştirilen bir ilaç, zamanla yaşlanma karşıtı etkileriyle bilim dünyasının dikkatini çekti. Aynı etken maddenin kanserle mücadelede de potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Japonya’daki Tohoku Üniversitesi’nden Prof. Toshio Miyata ve ekibi, hem yaşlanma hem de kanser alanında etkili olabilecek tek bir tablet üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
RS5614 adlı etken maddenin geliştirilme süreci yaklaşık 25 yıl öncesine dayanıyor. Prof. Miyata’nın öncülüğündeki ekip, böbrek hastalıklarında iltihaplanma ve doku sertleşmesinde önemli rol oynayan PAI-1 proteinini baskılamayı hedefledi. Bu amaçla 1.400’den fazla kimyasal bileşik incelendi ve RS5614 öne çıkan aday oldu. Nature dergisinde yer alan bilgilere göre, bu maddenin PAI-1 proteinine ilk adaylara kıyasla yaklaşık 3.000 kat daha güçlü bağlandığı belirtildi.
İlacın geliştiricisi olan Renascience ise RS5614’ün ağızdan alınabilen tablet formunun önemli bir avantaj sunduğunu vurguladı. Şirket, birçok kanser bağışıklık tedavisinin aksine bu ilacın hastane ortamında maliyetli infüzyonlara ihtiyaç duymadığını açıkladı.
Kanserde yeni bulgular
Araştırmalarda kritik dönüm noktası, birçok kanser türünün olağan dışı düzeyde PAI-1 üretmesinin fark edilmesiyle ortaya çıktı. Yapılan çalışmalar, PAI-1’in bağışıklık sisteminin hedef aldığı PD-L1 molekülünün üretimini artırdığını gösterdi. Prof. Miyata, Nature’a yaptığı açıklamada, PAI-1’in PD-L1 ifadesini güçlendirdiğini ve PAI-1 baskılandığında PD-L1 seviyelerinin de düştüğünü belirtti. Bu durumun, bağışıklık sisteminin kanseri daha etkili şekilde hedef almasını kolaylaştırdığı ifade edildi.
Renascience, kronik miyeloid lösemi ve malign melanom için iki ayrı Faz-3 klinik çalışma yürütüyor. RS5614, Ağustos 2024’te Japonya’da melanom tedavisi kapsamında “yetim ilaç” statüsü kazandı.
Yaşlanma üzerine etkiler
İlacın en dikkat çeken yönlerinden biri, yaşlanma süreci üzerindeki potansiyel etkileri oldu. Prof. Miyata’nın ekibi, Northwestern Üniversitesi’nden Prof. Douglas Vaughan ile birlikte hızlandırılmış yaşlanma gösteren fareler üzerinde RS5614’ü test etti. Normalde yaklaşık 100 gün yaşayan bu farelerde, ilaç kullanımı sonrası yaşlanma sürecinin normale döndüğü bildirildi. Miyata, PAI-1 inhibitörü ile tedavi edilen farelerin normal farelerle aynı hızda büyüdüğünü ve hızlandırılmış yaşlanma belirtileri göstermediğini ifade etti.
Araştırmacılar ayrıca 2017 yılında ABD’deki bir Amish topluluğunda doğal PAI-1 mutasyonuna sahip bireyleri inceledi. Fightaging.org’un aktardığına göre, bu kişilerin akrabalarına kıyasla ortalama yedi yıl daha uzun yaşadığı ve yaşlanmanın geciktiğine işaret eden daha uzun telomerlere sahip olduğu belirlendi.
Bağışıklık mekanizması
İlacın yaşlanma üzerindeki etkileri, bağışıklık mekanizmalarıyla olan ilişkisi açısından da dikkat çekiyor. Prof. Miyata ve ekibi, hızlandırılmış yaşlanma gösteren farelerde RS5614 kullanımıyla birlikte bağışıklıkla ilişkili süreçlerin normale döndüğünü gözlemledi. Normal şartlarda kısa sürede yaşlanan farelerin, ilaç sonrası normal gelişim gösterdiği bildirildi. Araştırmacılar, PAI-1’in baskılanmasının hem yaşlanma sürecini hem de bağışıklık sisteminin işleyişini etkileyen ortak bir mekanizma olabileceğine işaret ediyor.
©Sonhaber.eu





