Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Hollanda’da bu hafta ortaya çıkan yeni bir gelişme, ülkede yıllardır tartışılan doğurganlık tedavisi skandallarını yeniden gündeme getirdi. Arnhem kentindeki Rijnstate Hastanesi’nde görev yapmış bir jinekoloğun, yapay döllenme tedavileri sırasında kendi spermini kullanarak en az 16 çocuğun dünyaya gelmesine neden olduğu belirlendi. Bu olayın ardından Hollanda’da geçmişte ortaya çıkan benzer vakalar yeniden tartışılmaya başlandı.

Doğurganlık tedavisinde kullanılan yapay döllenme yönteminde normalde kimliği kayıtlı donörlerin spermleri kullanılıyor. Ancak 1970’li ve 1980’li yıllarda donör azlığı ve denetimlerin bugünkü kadar sıkı olmaması nedeniyle bazı usulsüzlüklerin yaşandığı belirtiliyor. Bazı doktorların veya klinik çalışanlarının hastaların bilgisi dışında kendi spermlerini kullandığı olaylar, yıllar sonra yapılan DNA testleri sayesinde ortaya çıktı.

İşte Hollanda’da donör skandallarında adı geçen jinekologlar

Jan Karbaat (Barendrecht)
Hollanda’da bu konuda ortaya çıkan ilk büyük skandal jinekolog Jan Karbaat ile ilgiliydi. Karbaat’ın yaklaşık 80 kadının tedavisinde kendi spermini kullandığı ortaya çıktı. Karbaat 2017 yılında hayatını kaybetti.

Yapılan DNA testleri, Rotterdam yakınlarındaki Bijdorp kliniğinde tedavi gören hastalardan dünyaya gelen 49 çocuğun biyolojik babasının Karbaat olduğunu doğruladı.

Tedavi sonucu doğan çocuklardan bir grup ile ebeveynleri 2017 yılında Karbaat hakkında dava açtı. Karbaat’ın Nisan 2017’de 89 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından evinden alınan materyaller DNA incelemesi için kullanıldı.

Davacı 49 çocuğu temsil eden Avukat Tim Bueters, yıllar süren belirsizliğin ardından gelen DNA sonuçlarının gerçeği ortaya koyduğunu söyledi.

Karbaat kendisini “aşılama alanının öncüsü” olarak tanıtıyordu. Ancak işlettiği klinik, donör kayıtlarında ve analizlerde tahrifat yapıldığı iddiaları nedeniyle 2009 yılında kapatılmıştı.

Jos Beek (Leiden)
Bir başka vaka Leiden yakınlarındaki Leiderdorp’ta görev yapan jinekolog Jos Beek ile ilgili ortaya çıktı.

2019 yılında hayatını kaybeden Beek’in, 1973 ile 1986 yılları arasında Elisabeth Hastanesi’nde tedavi ettiği bazı hastalarda kendi spermini kullandığı belirlendi. İlk başta en az 21 çocuğun babası olduğu düşünülürken, hastane tarafından yapılan daha kapsamlı araştırma sonucunda bu sayının 41’e çıktığı ortaya çıktı.

Bağımsız komisyon tarafından yürütülen incelemede Beek’in nadir görülen bir genetik bozukluk taşıdığı da tespit edildi.

Araştırmada, tedavi edilen annelerden birinin de aynı genin taşıyıcısı olduğu ve bunun ciddi sonuçlar doğurduğu belirlendi. Beek’in uyguladığı tedavi sonucu iki kez çocuk sahibi olan bir annenin, iki bebeğini de bir yaşına gelmeden kaybettiği açıklandı.

Avrupa’da toplu taşımanın en çok kullanıldığı ülke belli oldu
Avrupa’da toplu taşımanın en çok kullanıldığı ülke belli oldu
İçeriği Görüntüle

İncelemeler ayrıca Beek’in doğurganlık tedavilerini 1973–1986 yılları arasında yürüttüğünün düşünülmesine rağmen bazı uygulamaların 1990 yılına kadar devam etmiş olabileceğini ortaya koydu. Doktorun spermleri ile doğan en büyük çocuğun 1975, en küçük çocuğun ise 1990 yılında doğduğu belirlendi.

Jan Wildschut (Zwolle)
Bir başka vaka Zwolle kentinde ortaya çıktı. 2009 yılında hayatını kaybeden jinekolog Jan Wildschut, 1981 ile 1993 yılları arasında çalıştığı Zwolle’deki Sophia Hastanesi’nde doğurganlık tedavileri sırasında kendi spermini kullandı.

Yapılan incelemelerde Wildschut’un bu yöntemle en az 47 çocuğun biyolojik babası olduğu belirlendi.

Henk Nagel (Den Bosch)
2022 yılında ortaya çıkan bir davada jinekolog Henk Nagel’in de benzer bir uygulama yaptığı ortaya çıktı. Nagel’in 1977 ile 1985 yılları arasında Den Bosch’taki Jeroen Bosch Hastanesi’nde çalıştığı dönemde en az dört hastada kendi spermini kullandığı tespit edildi.

Henk Ruis
1988 ile 1992 yılları arasında Boxtel ve Veghel kentlerinde iki farklı hastanede çalışan jinekolog Henk Ruis’in de bazı doğurganlık tedavilerinde kendi spermini kullandığı ortaya çıktı.

Elsendorp’taki Nij Geertgen doğurganlık kliniği, Ruis’in seksenlerin ortalarında kurduğu ve 2014 yılında iflas eden Geertgen Vakfı’nın devamı olarak faaliyet gösteriyor.

Ruis basına yaptığı açıklamada bunu bilinçli olarak yapmadığını söyledi ve yaşananları “tam bir sürpriz” olarak nitelendirdi.

Doktor, üç donör çocuktan ikisi ile iletişim kurduğunu belirtti. Ruis, “Tek düşünebildiğim şey spermin karıştırılmış olabileceği” dedi. O dönem laboratuvar koşullarının bugünkü kadar düzenli olmadığını söyleyen Ruis, “Teknoloji yeniydi, laboratuvar küçüktü ve sürekli denetim yoktu. Her şeyi kendim yapıyordum” ifadelerini kullandı.

Leiden’da bir laborant
Skandallar yalnızca doktorlarla sınırlı kalmadı. Leiden’de bir doğurganlık kliniğinde çalışan bir laboratuvar teknisyeninin de donör olarak kayıtlı olmamasına rağmen kendi spermini kullandığı ortaya çıktı.

1979 ile 1984 yılları arasında gerçekleşen olaylarda teknisyenin spermlerini başka bir donör adına kaydettiği ve bu yolla en az 11 çocuğun dünyaya geldiği belirlendi. Teknisyenin genetik bir bozukluk taşıdığı da tespit edildi.

1976 yılında kurulan SMCG doğurganlık kliniği artık faaliyet göstermiyor. Klinik 2008 yılında IVF lisansını Medisch Centrum Kinderwens’e (MCK) devretti. MCK aynı zamanda SMCG’nin arşivlerini de yönetiyor.

Alexander Schmoutziguer (Arnhem)
Son olarak Arnhem’deki Rijnstate Hastanesi tarafından yaptırılan bağımsız araştırma, jinekolog Alexander Schmoutziguer ile ilgili yeni bir vakayı ortaya çıkardı.

Araştırmaya göre Schmoutziguer’in 1970’li ve 1980’li yıllarda görev yaptığı dönemde yapay döllenme tedavilerinde donör spermi yerine kendi spermini kullandığı ve bu yolla en az 16 çocuğun dünyaya gelmesine neden olduğu tespit edildi.

Bu uygulamanın çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bilgisi dışında gerçekleştiği belirtildi. Schmoutziguer’in daha sonra başka hastanelerle birleşerek Rijnstate adını alan Elisabeth Gasthuis Hastanesi’nin kliniğinde görev yaptığı ve şu anda emekli olduğu ifade edildi.
©Sonhaber.eu

Fotoğaf: Omar Lopez - Unsplash