Hollanda’da yüzünü kapatan taraftarlara 9 ay stat yasağı verilecek
Hollanda’da yüzünü kapatan taraftarlara 9 ay stat yasağı verilecek
İçeriği Görüntüle

Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Hollanda’da birkaç yıl önce yasa teklifi olarak sunulan ve Senato tarafından reddedilen bir tasarı yeniden gündeme geldi. Dini ve sosyal kuruluşların yurt dışından aldığı maddi yardımların daha sıkı denetlenmesini savunan VVD, bu alanda yeni bir düzenleme yapılmasını istiyor. Ancak bu girişim hem siyasi hem de hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.

NPO 1’de yayımlanan Goedemorgen Nederland programına katılan VVD milletvekili Bente Bekker, kiliselere, camilere ve hafta sonu okullarına yurt dışından gelen para akışlarının daha sıkı denetlenmesi gerektiğini belirtti. Bekker, konuyu gündemde tutmaya kararlı olduğunu ifade etti.

Reddedilen tasarı
“Toplumsal kuruluşlarda şeffaflık yasası” (Wet transparantie maatschappelijke organisaties) olarak bilinen tasarı, özellikle yurt dışından gelen finansman olmak üzere camiler, kiliseler ve diğer sivil toplum kuruluşlarına yapılan para akışlarına daha fazla şeffaflık getirmeyi amaçlıyordu. Böylece istenmeyen dış etkilerin daha etkin şekilde denetlenmesi hedefleniyordu.

Ancak tasarı, gizlilik, uygulanabilirlik ve önlemlerin orantılı olup olmadığına ilişkin endişeler nedeniyle Senato tarafından reddedildi.

Bekker’den eleştiri
Bekker konuşmasında, “Bir camide, kilisede ya da başka bir kuruluşta sorun olduğundan şüpheleniyorsanız, bu paranın nereden geldiğini bilmeniz gerekir. Orada neler olup bittiğini ve finansörlerin ne tür mesajlar verdiğini bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bekker’a göre tasarı, finansman akışlarına daha fazla şeffaflık kazandıracaktı. Bu kapsamda bilgilere yalnızca gerekli görülmesi halinde belediye başkanı veya savcılık erişebilecekti. Ayrıca sadece 15 bin euro ve üzerindeki bağışlar için bilgi talep edilmesi öngörülüyordu.

Yasa neden kabul edilmedi?
Hem Senato hem savcılık hem de belediye başkanları tasarıya yönelik çekincelerini dile getirdi. Senato, teklifin hedeflenen amaca kıyasla fazla ağır bir araç olduğu gerekçesiyle tasarıyı reddetti.

Belediye başkanlarının bu tür bilgi talepleri nedeniyle siyasi baskı altında kalabileceği ve bunun idari tarafsızlığı zedeleyebileceği de ifade edildi. Savcılık ise bu alanda ayrı bir denetleyici kurum kurulması gerektiğini savundu.

Ancak Bekker’a göre belediye başkanları bu sorumluluğu üstlenebilecek durumda. Ayrıca mevcut yapıda bu yetkinin savcılık tarafından kullanılmasının daha uygun olacağını belirtti.

Bekker’dan yeni tasarı çağrısı
Tasarı kabul edilmemiş olsa da Bekker mücadeleyi bırakmak istemediğini vurguladı. “Pes etmeyi reddediyorum. Bu nedenle mümkün olan en kısa sürede yeni bir yasa hazırlanması çağrısında bulunuyorum, çünkü buna gerçekten ihtiyaç var” dedi.

Bekker, “Hollanda’da Çinli bir parti tarafından finanse edilen 20 hafta sonu okulu var ve biz orada neler olup bittiğini bilmiyoruz. Ayrıca bazı cami ziyaretçileri, ‘Yurt dışından para gelmeye başladıktan sonra burası artık benim camim değil’ diyor. Den Haag’da kadın sünnetini savunan bir vaiz vardı ve o da yurt dışından finansman alıyordu” ifadelerini kullandı.

“Buna müdahale edebilmek istiyorum” diyen Bekker, “Burada sahip olduğumuz din ve eğitim özgürlüğü gibi haklar, başka devletlerin etkisi için kullanılmak üzere tasarlanmadı” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
©Sonhaber.eu