Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Hollanda’da kurulan azınlık hükümetinin açıkladığı koalisyon planı, vatandaşın vergi yükünün artacağını gösterdi. Yeni kabine, silahlı kuvvetlere yapılacak ek yatırımları finanse edebilmek amacıyla “özgürlük katkı payı” (vrijheidsbijdrage) adı altında yeni bir vergi uygulamasını hayata geçirmeyi planlıyor. Halk arasında “özgürlük vergisi” olarak adlandırılan bu düzenleme, zorunlu olacak.
Özgürlük Katkı Payı, klasik bir vergi artışı şeklinde değil; vergi oranları resmen yükseltilmeden uygulanan örtülü bir artış olarak devreye sokulacak. Haneler bu yükü banka hesaplarında doğrudan bir “yeni vergi” kalemi olarak görmeyecek. Çünkü söz konusu düzenleme, resmî vergi oranları yükseltilmeden vatandaşların fiilen daha fazla ödeme yapmasına yol açan örtülü bir vergi artışı niteliği taşıyor. Başka bir deyişle, vergi oranları kâğıt üzerinde sabit kalsa da uygulamada vatandaşın cebinden çıkan miktar artacak.
Amaç savunmayı güçlendirmek
CDA, geçen yıl seçim programında “Güvenlik bedava değildir” ifadesini kullanmıştı. Yeni kabine de bu yaklaşımı somut bir maliyetle hayata geçiriyor. Buna göre, özgürlük katkı payı 2028 yılından itibaren şirketlere yıllık yapısal olarak 1,7 milyar euro, vatandaşlara ise 3,4 milyar euro ek yük getirecek. Bu da hane başına ortalama 425 euroya denk geliyor.
Orduya önümüzdeki yıl için şimdiden 26,8 milyar euro bütçe ayrıldı. Ancak ülkenin NATO’nun yeni harcama kriterlerini karşılayabilmesi için bu tutarın 2035 yılına kadar yıllık yaklaşık 40 milyar euroya çıkarılması gerekiyor. Geçtiğimiz yaz 32 müttefik ülke, her ülkenin ulusal gelirinin yüzde 3,5’ini savunmaya ayırması konusunda anlaşmaya vardı. Bu oran hâlihazırda yüzde 2 seviyesinde bulunuyor.
Bu ek savunma yatırımlarının bir bölümünü karşılamak amacıyla koalisyon partileri özgürlük katkı payını devreye sokmayı planlıyor. Böylece ülkede yaşayan her vatandaş ve şirket, ordunun güçlendirilmesine dolaylı yoldan zorunlu olarak katkı yapmış olacak.
Gizli vergiden en fazla bu gruplar etkilenecek
Özgürlük vergisi, etkisini en çok düşük ve orta gelirli kesimler üzerinde gösterecek. Ekonomistlere göre özellikle vergi dilimlerinin sınırında yer alan ya da vergi indirimlerinden görece daha fazla faydalanan kişiler bu değişimden orantısız biçimde etkilenecek.
Bunun temel nedeni, vergi dilimlerinin ve indirim tutarlarının enflasyon oranında artırılmaması. Örneğin gelir vergisinde, 38 bin 883 euroya kadar olan gelirler birinci dilimde yüzde 35,75 oranında vergilendiriliyor. Bu tutarın üzerindeki gelirler ise, 38 bin 883 euro ile 78 bin 426 euro arasında, ikinci dilimde yüzde 37,56 vergiye tabi tutuluyor.
Enflasyonun yüzde 4 arttığı bir senaryoda, normal koşullarda bu dilimler arasındaki gelir sınırının da yüzde 4 yükselmesi gerekiyor. Ancak yeni kabinenin bu artışı sınırlı tutmayı planladığı belirtiliyor. Bu da birçok çalışanın maaşı enflasyonla birlikte artsa bile, daha erken aşamada ikinci hatta üçüncü vergi dilimine girmesine yol açıyor.
Benzer bir durum vergi indirimlerinde de yaşanıyor. İndirim tutarları enflasyon oranında artırılmadığı için vatandaşın satın alma gücü fiilen azalıyor. Ayrıca Box 3’teki vergiden muaf varlık tutarı da yalnızca sınırlı ölçüde yükseltiliyor. Bu da kişilerin varlık getirileri üzerinden daha erken vergi ödemeye başlamasına neden oluyor.
Bazı ekonomistler, son yıllarda hükümetlerin açık vergi artışları yerine bu tür gizli vergi artırımı yöntemlerini tercih ettiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, vatandaşlar daha fazla vergi ödediklerini doğrudan fark etmediği için bu yöntemin psikolojik olarak daha az tepki çektiği düşünülüyor.
İş göremezlik fonu primi devreye giriyor
Şirketler için öngörülen yük artışı da klasik anlamda bir vergi artışı şeklinde uygulanmayacak. Yeni kabine, bunun yerine iş göremezlik fonu primi olan Aof priminin artırılmasını planlıyor. Bu prim, geçmişte ağırlıklı olarak iş göremezlik ödeneklerini finanse etmek için kullanılıyordu.
Ancak son yıllarda Aof priminin, bütçedeki açıkları kapatmak amacıyla da giderek daha yoğun biçimde devreye sokulduğu belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte şirketlerin üzerindeki mali yükün bu kalem üzerinden artırılması hedefleniyor.
©Sonhaber.eu