Hollanda'da aşırı sağcı Özgürlük Partisi’nden (PVV) ayrılarak İslamiyet'i seçen eski siyasetçi Arnoud van Doorn ile yine bir dönem PVV'den milletvekilliği yapan, İslam karşıtı kitap yazarken Müslüman olan Joram van Klaveren, Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırıları değerlendirdi. Her iki isim de yapılan saldırıların kışkırtıcı ve nefret suçu olduğunu, Müslümanlara karşı çifte standart uygulandığını, Müslüman karşıtlığının (İslamofobi) giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini belirtti.

Van Doorn, AA muhabirine, ülkede ırkçı, Batı'nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar (PEGIDA) hareketi lideri Edwin Wagensveld'in Den Haag kentindeki parlamento binasının önünde Kur'an-ı Kerim'i yırtmasına ilişkin, bu eyleme izin verilmesinin "çok çirkin" olduğunu söyledi.

Bunun Müslümanları inciten ve aşağılayıcı bir durum olduğunu ifade eden Van Doorn, "Özellikle Hollanda'da kutuplaşmanın yaşandığı bu zamanlarda buna izin verilmesi çok tuhaf. Devlet, sürekli bir etnik kökenli grubu aşağılamak ve ötekileştirme yerine etnik kökenli grupları bir araya getirmelidir." dedi.

Van Doorn, yapılan eylemin tüm Avrupa Birliği'nde nefret söylemi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bildiğiniz gibi Müslümanlara karşı bir çifte standart var, İsrail bayrağını yakarsanız antisemitizm, gökkuşağı bayrağını yakarsanız nefret söylemi oluyor. Hepsi kışkırtıcı, hepsi cezai suç ancak bir Kur'an-ı Kerim yakarsanız, ona zarar verirseniz veya başka bir şekilde alay ederseniz, o zaman bu, bir ifade özgürlüğü oluyor. Elbette bu, kışkırtıcı bir eylemdir. Bu şekilde etnik kökenleri birbirine düşürüyorsunuz ve nefret oluşturuyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.

Ülkede bunun bir nefret suçu ve söylemi olduğunu gösteren yeterince kanun maddesinin bulunduğuna dikkati çeken van Doorn, "Müslümanlar olarak diğer dinlere saygılıyız. Konu sadece Müslümanlar değil. Yapılan eylemin cezai suç olması için diğer inanç grupları ve diğer etnik kökenliler ile kesinlikle çok güçlü bir lobi oluşturmalıyız. Bunun cezai suç olarak sayıldığı birçok ülke var." ifadelerini kullandı.

Van Doorn, şöyle devam etti:
“Siyasetçiler, ayağa kalkıp bu eylemi kınamalı ve belediye başkanı böyle bir toplantıyı yasaklamak için tüm araçları kullanmalıdır. Bu, aslında mümkün. Her şeye izin veriliyor, polis de orada ve bunu izliyor. Evet, bunların hepsinin değişmesi gerekiyor. Bu, sorumsuzca bir hareket. ‘Bırakın bu adam ne istiyorsa onu yapsın. İlgi verdikçe daha da büyüyor. O zaman istediği oluyor.’ demek çok kolay ancak bu argüman tamamen geçerli değil çünkü bunu yaptığı ve görünüşe göre cezasız kalabildiği için diğer insanlara 'Görünüşe göre bu eylem çok kolay yapılabilir' fikrini veriyorsunuz. Bir sonraki adım nedir? Kur'an mı yakılacak, camilerin pencereleri mi kırılacak, camiler ateşe mi verilecek, İslami okullara mı saldırılacak, Müslüman çocukları mı dövecekler? Nedir bunun sınırı?”

Hükümetin acil şekilde harekete geçerek sorunu kökünden çözmesi gerektiğini ifade eden van Doorn, "Hükümet, ‘Müslüman olsun olmasın, buna hiçbir din için müsamaha göstermiyoruz, bu Hollanda'daki dengeleri bozuyor, insanları birbirine düşürüyor, nefret tohumları ekiyor ve biz bunu medeni bir toplumda istemiyoruz.’ demeli. Birçok Müslüman zaten endişeli. Müslümanlara karşı nefret had safhada. Nefret suçları, ayrıca camilere yönelik saldırılar istatistiklerle ortada. Sadece Hollanda'da değil, aynı zamanda Batı Avrupa'da da bu giderek artıyor." diye konuştu.

"İslamofobi çok büyük ve giderek büyüyen bir sorun haline geldi"
Hollanda'da bir dönem PVV milletvekili ve partide ikinci isim olan, İslam karşıtı kitap yazarken İslamiyet'i seçen Joram van Klaveren de PEGIDA'nın sürekli Müslümanları kışkırttığını, bu tür örgütlerin ve PVV gibi partilerin bu politikaya sahip olduklarını dile getirdi.

İnsanlara hakaret etmenin normal olmadığını ve bunun tüm ülkelerde suç sayıldığını belirten van Klaveren, "İslamofobi, çok büyük ve giderek büyüyen bir sorun haline geldi. Bu tür eylemler, insanlar provoke edilmek istenildiği için daha yaygın hale gelirse şaşırmam." dedi.

Van Klaveren, Kur'an-ı Kerim'in yırtılması gibi provokatif eylemlere aslında ilgi gösterilmemesi gerektiğine işaret ederek, "Diğer taraftan tabii ki bu eylemin yapılmasına göz yumamazsın ve bu, aynı zamanda bir hakarettir. Buna karşı tepki göstermeniz hiç şaşırtıcı olmaz. Birisi anneme küfretse o zaman da bir tepki gösteririm. Kur’an-ı Kerim, İslam ve din de aynı derecede değerlidir. Belki daha da fazlasıdır ve bu, dinsiz büyüyen insanlar için inanılmaz ve anlaşılmaz bir durum. Batı'da dinin azalması nedeniyle insanlar, kelimenin tam anlamıyla bunun tüm dünyadaki insanlar için çok önemli olduğunu anlayamıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Hollanda'da ötanazi isteyenlerin sayısı artıyor Hollanda'da ötanazi isteyenlerin sayısı artıyor

PEGIDA'nın eyleminin çok üzücü olduğunu anlatan van Klaveren, "PEGIDA üyelerinin geçmişte camilerin önüne hakaret içeren maketler koyduklarını, ısrarla Kur'an-ı Kerim'i yakmaya ve yırtmaya çalıştıklarını gördük. Hollanda’da bir dine hakaret etmek ve dinle alay etmek, 2014 yılına kadar ceza gerektiren bir suçtu. Bazı AB ülkelerinde bu halen var. Ayrıca tahrik etmek, halkı nefrete tahrik, ayrımcılık, bireysel hakaret ve bir gruba yönelik hakaret, kanunda ceza gerektiren hususlardır. İnsanlara hakaret etmek normal değil yani hakaret etmek tüm ülkelerde boşuna cezai suç sayılmıyor." ifadelerini kullandı.

Van Klaveren, "Geçen hafta İsveç'in Stockholm kentinde İsrail Büyükelçiliğinin önünde Tevrat'ı yakmak isteyenler oldu. Polis, bunu önlemek için müdahale etti. Bu eylem gerçekleşmedi yani bu şekilde de oluyormuş. Sadece hangi kitap olduğuna bağlı anlaşılan. Bu durum elbette büyük bir sorundur." diye konuştu.

PVV'nin, Belçika'da aşırı sağcı Flaman Partisi, Fransa'da Ulusal Birlik Partisi, İtalya'da Lig Partisi ile birlikte çalıştığını ifade eden van Klaveren, aşırı sağın büyük bir Avrupa hareketi başlattığını, organize olduklarını ve daha profesyonel hale geldiklerini, Müslümanların da buna karşı birlik olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

"Bir kitabın yakılması bir görüş değil, nefretin ifadesidir"
Hollanda Yahudi Diyalog Komitesince yapılan basın açıklamasında da bir kitabın yakılmasının bir görüş değil, nefretin ifadesi olduğu bildirildi.

Açıklamada "Kitapları yok etmek, insanlara yönelik sembolik bir saldırganlık eylemidir. PEGIDA'nın insanları birbirine düşürmekten başka bir amacı olmayan bu davranışlarının iğrenç olduğunu belirtmek isteriz. Bundan etkilenenlerle dayanışma içindeyiz ve olmaya devam edeceğiz." ifadelerine yer verildi.

Türkiye ve birçok ülkede İsveç, Hollanda ve Danimarka'da Kur'an-ı Kerim'e yapılan saldırılar protesto ediliyor.
Haberlerimizi İnstagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.

WhatsAppta ücretsiz bültenimize abone olun, Hollanda ve diğer Avrupa ülkeleri gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın

Sitemizde yayımlanan haberlerin her türlü hakkı SONHABER.eu’ya aittir. Haberin linki kaynak olarak gösterilmeden alınan haberler için hukuki işlem başlatılacaktır.