Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Hollanda’nın Hoofddorp kentinde bulunan devlet lisesi Haarlemmermeer Lyceum’un, Müslüman bir öğrencinin okulda namaz kılmasına fiilen engel olduğu ve sessiz alan (stilteruimte) oluşturmayı reddetmesi nedeniyle ayrımcılık yaptığına karar verildi. İnsan Hakları Kurulu, okulun din temelinde doğrudan ayrımcılık yaptığı sonucuna vardı. Okul yönetimi ise karara katılmadığını açıkladı.
Olay nasıl başladı?
Müslüman bir öğrenci, Haarlemmermeer Lyceum bünyesindeki TTO (iki dilli eğitim) bölümünde öğrenim görüyordu. Öğrenci, 2022–2023 eğitim yılında ilk kez okulda namaz kılmak istedi ancak bu amaçla kullanılabilecek bir sessiz alan bulunmadığını fark etti. Bunun üzerine kimseyi rahatsız etmemek için okul içinde farklı alanlar arayarak ibadet etmeye çalıştı.
Nisan 2024’te öğrenci, açık bir çalışma alanında namaz kıldığı sırada okul müdür yardımcısı (conrector) tarafından engellendi. Gerekçe olarak, bulunduğu alanın diğer öğrencilerin geçişini engellediği öne sürüldü.
Öğrencinin talebi ve okulun tutumu
Öğrenci, okul müdüründen boş zamanlarında namaz kılabileceği bir alan oluşturulmasını talep etti. Ayrıca başka bir öğrenci, tüm inançlara açık kapsayıcı bir sessiz alan kurulması için imza kampanyası başlattı. Kampanyaya 235 kişi destek verdi. Bunun ardından Müslüman öğrenci, arkadaşları ve okul müdürü arasında bir görüşme gerçekleştirildi.
Görüşmede okul yönetimi, okulda ibadet etmenin yasak olmadığını ancak ayrı bir sessiz alan oluşturulmayacağını bildirdi. Okul yönetimi, kamu okulu olması nedeniyle “tarafsız” kalmak istediklerini ve böyle bir alanın pratikte yalnızca Müslüman öğrenciler tarafından kullanılmasının bu öğrencilere “ayrıcalık” sağlayacağı görüşünü savundu. Görüşmelerin ardından sessiz alan oluşturma talebi kesin olarak reddedildi.
İnsan Hakları Kurulu’nun değerlendirmesi
Öğrenci, İnsan Hakları Kurulu’na başvurarak okulun kendisine ibadet imkânı tanımadığını ve sessiz alan talebini reddederek din temelinde ayrımcılık yaptığını ileri sürdü.
Kurul, başvuruyu kabul edilebilir bulduktan sonra şu değerlendirmelerde bulundu:
İbadetin engellenmesi:
Kurul, dinî inancın doğrudan ifadesi olan davranışlara yönelik ayrımcılığın yasak olduğunu vurguladı. Kamu okulu olmanın, eşit muamele yasasına aykırı davranma hakkı vermediği belirtildi. Müdür yardımcısının Nisan 2024’te ibadet sırasında müdahale etmesi, dinî bir davranışa yönelik doğrudan ayrımcılık şüphesi doğuran bir durum olarak değerlendirildi. Okulun “geçişin engellendiği” yönündeki savunmasının bu şüpheyi ortadan kaldıracak şekilde kanıtlanamadığı ifade edildi.
Sessiz alanın reddi:
Kurul, okulun sessiz alan talebini reddederken Müslüman öğrencilerin inancına açıkça atıfta bulunmasını da ayrımcılık olarak değerlendirdi. Kurul, ibadet edebilmenin bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunun altını çizdi. Sessiz alanın yalnızca Müslüman öğrenciler tarafından kullanılacak olmasının bu hakkı ortadan kaldırmayacağı vurgulandı.
Karar
Kurul, Stichting Dunamare Onderwijsgroep bünyesindeki Haarlemmermeer Lyceum’un, öğrenciye karşı, yasak bir şekilde din temelinde doğrudan ayrımcılık yaptığına hükmetti.
Okul karara tepkili
Haarlemmermeer Lyceum yönetimi karara katılmadığını açıkladı. Okulun rektörü Brenda Stam, “Biz tüm öğrenciler için var olmayı amaçlayan, dünya görüşü açısından tarafsız bir okuluz ve öyle kalacağız. Bu tarafsızlık anlayışı doğrultusunda, belirli gruplara yönelik dinî düzenlemeler yapmamayı bilinçli olarak tercih ediyoruz” dedi.
Okul yönetimi, ibadetin serbest olduğunu ancak bunun eğitimi aksatmaması ve başkalarına rahatsızlık vermemesi şartıyla yapılmasına izin verildiğini savundu.
©Sonhaber.eu




