(Telefon) konuşmaların 'gizli' kaydı yasalmı?

İletişim teknolojileri alanında hızlı gelişmeler kaçınılmaz olarak iş ilişkilerimizi de derinden etkilemiştir. Bu bağlamda son zamanlarda okuyucu v

GÜNDEM 31.03.2016, 17:22 31.03.2016, 17:22
(Telefon) konuşmaların 'gizli' kaydı yasalmı?
İletişim teknolojileri alanında hızlı gelişmeler kaçınılmaz olarak iş ilişkilerimizi de derinden etkilemiştir. Bu bağlamda son zamanlarda okuyucu ve takipçilerimiz tarafından sıkça ‘patronla’ veya başka bir üçüncü şahısla yapılan görüşme ve konuşmaların ‘gizlice’ kayıt altına alınmasının yasal olup olmadığı sorulmuştur.

Bu sorunun cevabı iki başlık altında toplanır. İlk başlığımız cevabın Hollanda ceza hukuku çerçevesinde değerlendirilmelidir. İkinci başlığımız Hollanda sivil hukuk bağlamındadır.
Ceza Hukuku açısından cevabı araştırırken Ceza Kanunu’nun 139 a maddesinin 1. fıkrasına bakmalıyız. Bu ceza hükmünün içeriğini bilginize sunuyorum:
Teknolojik bir cihazla bir ev, kapalı mekan veya alanda yapılan konuşmayı kasıtlı olarak:

1 O konuşmaya taraf olan birinin talimatı dışında dinleyen kişi;
2 O konuşmaya taraf olmadan ve o konuşmaya taraf olan birinin talimatı dışında kayıt altına alan kişi;

Altı aya kadar hapis cezası veya dördüncü kategoriden adlî para cezası ile cezalandırılır.

Bu kanun maddesine istinaden belirli bir konuşmaya taraf olmadan ve o konuşmaya taraf olan birinin talimatı olmadan dinleyen veya kayıt altına alan kişi suç işlemektedir. Örneğin bir işçi kendisi personel şefiyle yaptığı konuşmayı personel şefinin bilgisi ve rızası dışında cep telefonuyla veya başka bir cihazla kayıt altına alabilir. Veya başka bir örnek olarak bir işçi personel şefiyle yapılan bir görüşmeyi başka bir arkadaşının talimatıyla kayıt altına alabilir.

Burada Türkiye’de ki Ceza Kanunu’nun benzeri hükümleriyle önemli bir fark söz konusudur. Türk Ceza Kanunu’na göre böyle bir durumda mutlaka o konuşmaya taraf olan diğer kişi ve kişilerin bilgi ve rızası şartı aranmaktadır. Hollanda Ceza Kanunu’na göre ise böyle bir bilgilendirme ve konuşmanın diğer taraflarının bilgilendirilmesi ve rızası şartı yoktur.

Sivil Hukuk bağlamında sorumuzun cevabını verirken Hollanda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 152. maddesine bakmamız gerekir (Wetboek van Rechtsvordering). Bu maddenin hükümlerine göre sivil hukuk davalarında her türlü delil ileri sürülebilir. Bu delillerin değerlendirilmesi tamamen davanın hakimine bırakılmıştır. Burada ceza hukuku ile önemli bir fark söz konusudur.

Ceza hukukunda yasadışı delil olgusu mevcuttur ve böyle bir delil kullanılamaz. Sivil hukukta böyle bir kısıtlama yoktur. Hukuk Muhakemeleri mevzuatına göre davanın hakimine sunulan herhangi bir delili ( ses kayıtları gibi ) kabul edip etmemesi hakimin kendi takdirine bırakılmıştır. Tabi ki bu çerçevede yine de belirli kriterler bulunmaktadır. Hollanda’da Yargıtay bu konuyla ilgili bundan 29 sene öncesi, yani 1987 yılında, çok önemli emsal ve içtihat oluşturan karar vermiştir. Yargıtay bu kararında bir delilin elde edilmesinde ‘özel hayatın hukuken kabul edilemez bir ihlali’ söz konusuysa bu delilin davada kullanılamaz olduğunu belirlemiştir. Ancak bu tarihten sonra Hollanda mahkemelerinde oluşan içtihada göre özel hayatın böyle bir ihlali kolay kolay kabul edilmemektedir. Böyle bir durumda ve hukuk davasında hakimler genelde tarafların ve kamu yararının çıkarlarını tartmaktadır ve değerlendirmektedir. Bu bağlamda genelde hakimler bir tarafta kamunun yararına olan ‘maddi gerçeği bulma’ ilkesini davadaki bir tarafın ‘özel hayatın dokunulmazlığı’ ilkesiyle karşılaştırır ve bir tercih yapar. Bu kapsamda hakimler genelde tercihlerini ‘maddi gerçeği bulma’ ilkesinden yana kullanmaktadırlar.

Sonuç itibariyle siz işveren veya işçi olarak herhangi bir konuşmanızı karşı tarafın rızası dışında kendiniz veya sizin talimatınızla bir üçüncü kişi kayıt altına alırsanız böyle kaydı sivil hukuk davalarında ( İş sözleşmesinin feshi veya tazminat davası gibi ) kullanabilirsiniz. Ancak ben yine de sizi uyarmakta fayda görüyorum. Zira Hollanda’da hakimler genelde böyle durumlarda bu tarz elde edilen delilleri ( ses kayıtları gibi ) kabul etmekle beraber, böyle elde edilen kayıtların davranış olarak mevcut olan iş sözleşmesini zedelediğini kabul eder. İçtihada göre böyle bir kaydı oluşturan işçi olursa, bu işçinin işverenin güvenini zedelediğini ve dolayısıyla hak edilen işten çıkarılma tazminatında indirime karar verilmektedir.

Siz siz olun ve bu yazımızdaki irdelediğimiz soru ve konu bağlamında akıllı telefonunuzu kullanırken serinkanlı ve temkinli olun. Kaş yapayım derken göz çıkarmayın!
Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@