Fransa'da uzun süredir tartışılan yaşamın sonlandırılmasına yardım hakkını düzenleyen yasa yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, ağır ve tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan kişilerin belirli şartlar altında ölümcül madde kullanarak yaşamlarını sonlandırmasına imkân tanıyor.
Dört yılı aşkın süren yasama çalışmalarının ardından Ulusal Meclis, düzenlemeyi 15 Temmuz'da kesin olarak kabul etti. Anayasa Konseyi de 14 Ağustos'ta yasayı üç yorum çekincesiyle Anayasa'ya uygun buldu.
18 Ağustos 2026 tarihinde çıkarılan 2026-794 sayılı yasa, 19 Ağustos'ta Fransa Resmî Gazetesi'nde yayımlandı. Düzenleme 20 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girdi. Uygulamaya ilişkin bazı ayrıntıların ise çıkarılacak kararnameyle belirleneceği belirtildi.
Her isteyen yararlanamayacak
Yeni düzenleme yalnızca belirlenen koşulları karşılayan kişiler için geçerli olacak. Yasadan yararlanabilmek için beş şartın tamamının yerine getirilmesi gerekiyor.
Kişinin öncelikle en az 18 yaşında olması gerekiyor. Ayrıca Fransız vatandaşı olması veya Fransa'da düzenli ve sürekli olarak ikamet etmesi şartı aranıyor.
Üçüncü şart hastalığın durumuyla ilgili. Kişinin, nedeni ne olursa olsun, hayati tehlike oluşturan ağır ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalığının bulunması gerekiyor. Hastalığın ileri veya son aşamaya ulaşmış olması şartı da aranıyor.
Yasada ileri aşama, hastanın sağlık durumunun geri dönüşü olmayacak şekilde kötüleştiği ve yaşam kalitesinin etkilendiği süreç olarak tanımlanıyor.
Sadece psikolojik acı yeterli olmayacak
Hastanın ayrıca söz konusu hastalık nedeniyle tedaviyle giderilemeyen bir acı çekmesi gerekiyor. Kişinin tedaviyi reddetmesi veya sonlandırması halinde ise yaşadığı acının kendisi tarafından dayanılmaz olarak değerlendirilmesi de bu şart kapsamında kabul edilebilecek.
Acının sürekli olması gerekmiyor. Ancak yalnızca psikolojik acı çekmek, yaşamın sonlandırılmasına yardım hakkından yararlanmak için yeterli olmayacak.
Beşinci şart ise kişinin kararını özgür ve bilinçli şekilde verebilmesi. Başvuruda bulunan kişinin verdiği kararın anlamını ve sonuçlarını anlayabilecek durumda olması gerekiyor.
Başvuru sürecinde ayırt etme yetisi ciddi şekilde bozulmuş kişilerin özgür ve bilinçli bir irade ortaya koyduğu kabul edilmeyecek.
Ölümcül maddeyi kural olarak hasta kendisi kullanacak
Yeni sistemde temel kural, ölümcül maddenin hastanın kendisi tarafından kullanılması olacak.
Ancak kişinin fiziksel durumu buna imkân vermiyorsa ölümcül madde bir doktor veya hemşire tarafından uygulanabilecek. Dolayısıyla sağlık çalışanının maddeyi uygulaması genel kural değil, hastanın bunu fiziksel olarak kendisinin yapamadığı durumlarda başvurulabilecek bir yöntem olacak.
Doktor, hemşire ve eczacılar katılmayı reddedebilecek
Yasa kapsamında doktor, hemşire ve eczacılara vicdani ret hakkı da tanınıyor. Bu sağlık çalışanları yaşamın sonlandırılması sürecine katılmayı reddedebilecek.
Ancak hastayı doğrudan ortada bırakamayacaklar. Sürece katılmak istemeyen sağlık çalışanının hastayı başka bir meslektaşına yönlendirmesi gerekecek.
Anayasa Konseyi ayrıca yasal koruma altındaki yetişkinlerin başvurularına ilişkin ek güvence getirdi. Doktorun karar verirken kişinin yasal korumasından sorumlu kişinin görüşünü de dikkate alması gerekecek.
Özel bir sağlık kuruluşunun yöneticisi de belirli şartlar altında yaşamın sonlandırılması işleminin kendi kuruluşunda gerçekleştirilmesini reddedebilecek.
Ölüm sigortası kapsam dışında bırakılamayacak
Yeni düzenleme ölüm sigortaları açısından da önemli bir hüküm içeriyor.
Yasa kapsamında gerçekleştirilen yaşamı sonlandırma işlemi sonucu meydana gelen ölüm, ölüm sigortasının kapsamı dışında bırakılamayacak. Böylece bu tür ölümlerin intihar olarak değerlendirilerek sigorta ödemesinin reddedilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bu hüküm yalnızca yeni yapılacak sigorta sözleşmeleri için değil, yasanın yürürlüğe girdiği tarihte devam eden ölüm sigortası sözleşmeleri için de geçerli olacak.
Palyatif bakım konusunda eleştiri
Düzenleme Fransa'da tartışmaları da beraberinde getirdi. Fransız Palyatif Bakım ve Destek Derneği (Sfap), yaşamın sonlandırılmasına yardım talebinde bulunmadan önce hastanın fiilen palyatif bakıma erişmiş olmasının zorunlu tutulmamasını eleştirdi.
Dernek, palyatif bakıma ihtiyaç duyan kişilerin önemli bir bölümünün bu hizmete erişemeden hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, bu konuda daha güçlü güvenceler bulunması gerektiğini savunuyor.
©Sonhaber.eu
Fotoğraf: Yapay zeka





