Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Hollanda’da yapılan araştırmalar, ayrımcılık sorununun artmaya devam ettiğini ve hâlâ ciddi bir toplumsal problem olduğunu ortaya koydu. Rotterdam Bölgesi Ayrımcılık İzleme Raporu 2024, çok kültürlü yapısıyla bilinen Rotterdam ve çevresinde ayrımcılığın hangi alanlarda yoğunlaştığını ve hangi türlerin öne çıktığını gözler önüne serdi.

Rapor, ayrımcılıkla mücadele birimleri (ADV’ler), İnsan Hakları Koleji ve polis kayıtlarına yansıyan ayrımcılık vakalarından elde edilen veriler temel alınarak hazırlandı. Bulgular, bölgedeki ayrımcılık bildirimlerinin endişe verici seviyelere ulaştığını gösteriyor.

Bildirim sayısında dikkat çekici artış
Rapora göre, Rotterdam bölgesinde faaliyet gösteren ayrımcılıkla mücadele birimleri (ADV’ler), 2024 yılında toplam 608 ayrımcılık bildirimi aldı. Bu sayı, 2023 yılına kıyasla yüzde 26’lık bir artış anlamına geliyor. Yetkililer, bu yükselişin hem bildirime yönelik farkındalığın artmasıyla hem de toplumsal gerilimlerle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Hollanda’da dört merkezi ısıtma şirketi yüksek fatura iddiasıyla incelemede
Hollanda’da dört merkezi ısıtma şirketi yüksek fatura iddiasıyla incelemede
İçeriği Görüntüle

RADAR tarafından yapılan değerlendirmede, artışın nedenlerinden biri olarak Discriminatie.nl platformunun daha fazla tanınması ve “Gör, söyle, bildir” kampanyasıyla halkın bilgilendirilmesi gösterildi. Buna karşın veriler, ayrımcılığın pek çok kent sakini için hâlâ günlük hayatın bir parçası olduğunu da ortaya koyuyor.

“Buzdağının sadece görünen yüzü”
DENK Rotterdam Grup Başkanı Serkan Soytekin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada bildirim yapmanın önemine vurgu yaptı. Soytekin, “Bildirim yapmak önemli, ancak yalnızca bildirim yapmak hiçbir şeyi değiştirmez. Ayrımcılık sadece kayıt altına alınmamalı, kararlı ve görünür şekilde mücadele edilmelidir.” dedi.

Soytekin, açıklamasında elde edilen verilerin gerçeğin tamamını yansıtmadığına dikkat çekerek, rakamların “buzdağının yalnızca görünen yüzü” olduğunu ifade etti. Özelikle başörtülü kadınları hedef alan Müslüman karşıtı ayrımcılık bildirimlerindeki artıştan büyük endişe duyulduğunu vurguladı. Bununla birlikte camilere yönelik tehdit sinyallerinin de arttığına dikkat çekti.

“Başörtülü kadınlar sokakta güvenle yürüyebilmelidir.” diyen Soytekin, “Herkes camiye korkmadan gidebilmelidir. Bu bir lütuf değil, temel bir haktır ve bu temel hak Rotterdam’da baskı altındadır” ifadelerini kullandı.

Köken ve ten rengine dayalı ayrımcılık öne çıkıyor
Raporda, 2024 yılında ADV’lere ve polise yapılan başvurular arasında köken veya ten rengine dayalı ayrımcılık bildirimlerinin yüzde 29 arttığı belirtildi. Bu tür ayrımcılık, toplam bildirimlerin yarısından fazlasını oluşturarak açık ara en yaygın ayrımcılık biçimi oldu.

Bu kapsamda Rotterdam bölgesinde yapılan bildirim sayısı, 2023’te 209 iken 2024’te 382’ye yükseldi. Ayrıca cinsel yönelime dayalı ayrımcılık bildirimlerinin bir yıl içinde iki katına çıktığı kaydedildi.

En fazla ayrımcılık işgücü piyasasında
Rapora göre ayrımcılık bildirimlerinin en yoğun olduğu alan işgücü piyasası oldu. Bu alandaki başvurular, tüm bildirimlerin yüzde 23’ünü oluşturdu. Dikkat çeken bir diğer artış ise kamusal alanlara ilişkin bildirimlerde yaşandı. Kamusal alandaki ayrımcılık ihbarları, 2023 yılına göre yüzde 58 arttı.
Polis kayıtlarına göre ise 2024 yılında bin 147 ayrımcılık vakası kayda geçti. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 6’lık bir düşüşe işaret ediyor.

İnsan Hakları Koleji’ne yapılan başvurular
İnsan Hakları Koleji, 2024 yılında Rotterdam bölgesinden 72 görüş talebi aldı. Bu sayı, 2023’e göre yüzde 9 azalma gösterdi. Başvuruların büyük bölümü engellilik veya kronik hastalık, köken ve uyruk temelli ayrımcılık iddialarına ilişkin oldu.

Bu başvuruların 24’ü çalışma hayatı, 12’si sosyal koruma, 22’si mal ve hizmetlere erişim alanında yapılırken, 14 başvurunun bu kategorilerin dışında kaldığı belirtildi. İncelenen 72 dosyadan 13’ü hakkında görüş bildirildi, bu görüşlerin 8’inde ayrımcılık tespit edildi.

“Bu artık yapısal bir sorun”
Serkan Soytekin, sorunun ciddiyetine dikkat çekerek, “İnsanların hâlâ kim oldukları, nereden geldikleri ya da nasıl göründükleri üzerinden yargılanması son derece ürkütücü. Bu artık münferit olaylar değil, yapısal bir sorundur.” dedi.

Soytekin, Rotterdam’ın yalnızca raporlar ve kampanyalarla yetinemeyeceğini vurgulayarak, “Bu rakamlar net tercihler, somut önlemler ve güçlü bir siyasi irade gerektiriyor. Rotterdam herkesin kendini güvende, eşit ve ait hissedebildiği bir şehir olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
©Sonhaber.eu