Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Almanya’da şiddet vakalarının boyutunun, polise bildirilen olayların çok ötesine geçtiği ortaya çıktı. Aile Bakanı Karin Prien ile İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in salı günü tanıttığı “Almanya’da Şiddet Mağduriyetine İlişkin Karanlık Alan Araştırması”, partner şiddetinin büyük ölçüde kayıt dışı kaldığını gösterdi.
Çalışma kapsamında ilk kez 16 ila 85 yaş arasındaki yaklaşık 15 bin kişiye şiddet deneyimleri soruldu. Rapora göre Almanya’da (eski) partnerler arasındaki psikolojik ve fiziksel şiddet vakalarının yüzde 95’inden fazlası yetkililere bildirilmiyor.
Araştırma sonuçlarına göre kadınların yüzde 48,7’si ve erkeklerin yüzde 40’ı hayatlarında en az bir kez partnerleri ya da eski partnerleri tarafından psikolojik şiddete maruz kaldı. Psikolojik şiddet; duygusal baskı, kontrol edici davranışlar ve ekonomik kısıtlama gibi eylemleri kapsıyor. Katılımcıların yüzde 16,1’i ise en az bir kez fiziksel şiddet yaşadığını belirtti. Bu vakaların yüzde 5,7’si son beş yıl içinde gerçekleşti.
İçişleri Bakanı Dobrindt, verilerin beklenenden daha çarpıcı olduğunu belirterek, “Karanlık alan çok büyük. Bu boyutun bu kadar yüksek olmasını beklemiyorduk” dedi. Dobrindt, partner şiddeti vakalarının yalnızca yüzde 5’inden azının bildirildiğine dikkat çekti.
Cinsel taciz ve saldırı oranları
Rapora göre her iki kişiden neredeyse biri (yüzde 45,8) hayatında en az bir kez cinsel tacize maruz kaldı. Islık çalma, rahatsız edici bakışlar ve sözlü taciz gibi fiziksel temas içermeyen eylemler de bu kapsama dahil edildi. Son beş yıl içinde kadınların yüzde 34,7’si ve erkeklerin yüzde 14,5’i bu tür tacize uğradığını bildirdi.
Kadınların yüzde 14,5’i ise rızaları dışında dokunulma gibi fiziksel temas içeren cinsel taciz yaşadığını belirtti. Bu vakalarda failler çoğunlukla mağdurun tanımadığı ya da yüzeysel olarak tanıdığı kişiler oldu.
Cinsel saldırı vakalarında da kadınlar açık ara daha fazla mağdur konumunda. Kadınların yüzde 4’ü, erkeklerin ise yüzde 1,4’ü en az bir kez cinsel saldırıya uğradığını bildirdi. Toplamda katılımcıların yüzde 11,2’si cinsel şiddet mağduru olduğunu ifade etti. Kadın mağdurlar söz konusu olduğunda faillerin yüzde 46,5’inin eski partnerler olduğu belirtildi.
Aile Bakanı Prien, “Yaklaşık her altı kişiden biri partner ilişkisinde fiziksel şiddet yaşıyor ve 20 olaydan 19’u bildirilmiyor” diyerek sorunun boyutuna dikkat çekti.
Taciz amaçlı takip ve K.O. damlaları
Taciz amaçlı takip (stalking) de ciddi bir sorun olarak öne çıktı. Katılımcıların yüzde 21,2’si hayatında en az bir kez takip mağduru olduğunu belirtti. Son beş yıl içinde bu oran yüzde 9 olarak kaydedildi. Kadınların yüzde 10,6’sı, erkeklerin ise yüzde 7’si son beş yılda stalking yaşadığını bildirdi.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise içeceklere bilinç kaybına yol açan maddeler karıştırılması oldu. Katılımcıların yüzde 5,2’si hayatında en az bir kez içkisine “K.O. damlası” karıştırıldığından şüphelendiğini ifade etti. Özellikle 16 ila 24 yaş arasındaki genç kadınların risk altında olduğu belirtildi.
İçişleri Bakanı Dobrindt, bu yöntemi “özellikle iğrenç bir şiddet biçimi” olarak nitelendirerek, çoğu vakada bunun cinsel istismarla bağlantılı olduğunu söyledi. Gelecekte bu tür maddelerin kullanımının silah kullanımıyla eşdeğer şekilde cezalandırılacağını açıkladı.
Yetkililerden çağrı
Federal Kriminal Dairesi (BKA) Başkanı Holger Münch, şiddet döngüsünün kırılması için yalnızca mağdurların değil, çevredeki kişilerin de sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Münch, “Amaç korumak ve mağdurları desteklemek. Bir şey gözlemleyen herkesin harekete geçmesi önemli” dedi.
Raporda ortaya konan veriler, Almanya’da özellikle partner şiddeti ve cinsel suçlarda bildirilmeyen vakaların büyüklüğünü gözler önüne sererken, yetkililer hem önleyici tedbirlerin hem de destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
©Sonhaber.eu
Fotoğraf: Yapay zeka




