Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde dilencilere ve sokakta yardım isteyen kişilere yönelik getirilen yeni kısıtlamalar tartışmalara yol açtı. Dortmund kentinde ağustos ayında yürürlüğe giren uygulamanın ardından, eyaletteki diğer birçok şehir de benzer yasakları gündemine aldı.

Yeni düzenlemeler, özellikle restoranların, kafelerin, bankamatiklerin ve park otomatlarının çevresinde dilenciliğe sınırlamalar getiriyor. Bazı kentlerde bu kurallar kabul edilirken, bazı belediyelerde ise konuya ilişkin görüşmeler devam ediyor.

Bankamatik ve restoranlara 5 metre yaklaşmak yasak
Kamuoyunda "Dortmund Modeli" olarak bilinen düzenleme, belirli noktalarda dilencilik yapılmasını yasaklıyor.

Dortmund'da 1 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren kurallar kapsamında, açık alanı bulunan restoran ve kafelerin, bankamatiklerin ve park otomatlarının 5 metre yakınında dilencilik yapılmasına izin verilmiyor.

İnsanları yolda durdurarak para istemek, peşlerinden yürümek veya rahatsız edici şekilde yardım talep etmek gibi davranışlar zaten yasak kapsamında bulunuyor.

Ancak Dortmund'daki yeni düzenleme, bu sınırlamaları daha da genişletiyor. Belirlenen alanlarda, kimseyi rahatsız etmeden sessizce oturarak veya önünde yardım isteyen bir yazı bulundurarak dilenmek de yasak kapsamına girebiliyor.

Kurallara uymayanlara para cezası uygulanabilecek
Yeni kurallara aykırı davranan kişiler hakkında belediyenin idari yaptırım uygulama yetkisi bulunuyor.

Düzenlemeye göre, yasaklanan alanlarda dilencilik yapan kişiler önce uyarılabilecek, ihlalin devam etmesi veya tekrarlanması durumunda ise para cezasıyla karşılaşabilecek.

Para cezalarının 500 euroya kadar çıkabileceği belirtiliyor. Ancak uygulanacak cezanın miktarı, ihlalin niteliğine ve ilgili idari işlemlere bağlı olarak değişebiliyor.

Para cezasının ödenmemesi durumunda başvurulabilecek hukuki yollar ise ayrı prosedürlere tabi bulunuyor. Bu nedenle cezasını ödeyemeyen herkesin doğrudan hapis cezasıyla karşılaşacağı şeklinde bir değerlendirme yapılmaması gerekiyor.

Dortmund'da bir yıllık deneme süresiyle başlatılan uygulamanın sonuçları belediye tarafından takip ediliyor.

Eyaletteki diğer şehirler de harekete geçti
Rheinische Post ve WDR'nin aktardığı bilgilere göre, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki birçok belediye Dortmund'dakine benzer düzenlemeleri değerlendiriyor.

Gelsenkirchen Belediye Meclisi, 8 Ekim'de belirli alanlarda dilenciliği sınırlandıran 5 metrelik mesafe kuralını kabul etti.

Essen'de de benzer bir düzenleme kabul edilmiş olmasına rağmen, hukuki incelemeler nedeniyle henüz uygulamaya geçilmedi.

Düsseldorf'ta ise belediye meclisinin 12 Kasım'da konuyla ilgili karar vermesi bekleniyor.

Köln'de sunulan benzer bir teklif ise 8 Ekim'de belediye meclisi tarafından reddedildi. Böylece eyaletteki kentler arasında dilencilik konusundaki yaklaşım farklılıkları da ortaya çıktı.

Küçük kentlerde de benzer yasaklar gündemde
Dilenciliğe yönelik yeni kısıtlamalar yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmıyor. Düren Belediye Meclisi, 15 Temmuz'da belirli alanlarda 5 metrelik mesafe kuralını kabul etti. Böylece kent, benzer kısıtlamalar konusunda karar alan belediyeler arasına katıldı.

Unna bölgesindeki Werne kentinde de dilenciliğe yönelik yeni sınırlamalar gündeme getirildi.

Belediyeler, özellikle alışveriş bölgelerinde ve yoğun yaya trafiğinin bulunduğu alanlarda vatandaşların rahatsız edilmesini önlemeyi amaçladıklarını belirtiyor.

Sivil toplum kuruluşları ve kiliselerden tepki
Evsizlere ve yoksullara destek veren sivil toplum kuruluşları ise yeni düzenlemelere karşı çıkıyor.

Yardım kuruluşları, dilenciliğe yönelik yasakların yoksulluğu ortadan kaldırmadığını, yalnızca yoksul insanları şehir merkezlerinden uzaklaştırdığını savunuyor.

Almanya'da aylık şehirlerarası tren biletlerine indirim geliyor
Almanya'da aylık şehirlerarası tren biletlerine indirim geliyor
İçeriği Görüntüle

Özellikle kimseyi rahatsız etmeden sessizce oturarak yardım isteyen kişilerin de yaptırımlarla karşılaşabilmesi eleştirilerin odağında bulunuyor.

Sosyal yardım kuruluşlarına göre, bu tür uygulamalar ekonomik sıkıntı yaşayan ve sokakta yaşamını sürdürmek zorunda kalan kişilerin durumunu daha da zorlaştırabilir.

Kilise temsilcileri de yasakların genişletilmesine tepki göstererek yoksul ve evsiz insanların şehirlerin bir parçası olduğunu vurguluyor.

Yoksullukla mücadelenin yasaklar ve para cezaları yerine sosyal destek mekanizmalarıyla yürütülmesi gerektiğini savunan kuruluşlar, belediyelerden daha kapsayıcı çözümler geliştirmelerini istiyor.
©Sonhaber.eu