Avrupa Birliği, iltica politikasını daha da sıkılaştırmaya hazırlanıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte iltica başvurusu reddedilen kişilerin daha hızlı sınır dışı edilmesi hedeflenirken, üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri kurulmasının da önü açılıyor.
Geri Gönderme Tüzüğü, 12 Haziran’da tamamen yürürlüğe girecek olan AB iltica reformunun önemli bir tamamlayıcı unsuru olarak görülüyor.
AB verilerine göre geçen yıl Avrupa Birliği'ni terk etmesi gereken kişilerin yalnızca yüzde 28’i fiilen AB’den ayrıldı.
AB’nin üç aşamalı planı
AB, iltica başvurusu reddedilen kişilerin geri gönderilmesini hızlandırmak için üç temel adım planlıyor.
İlk olarak, sınır dışı işlemlerinin AB içinde daha verimli hale getirilmesi amaçlanıyor. Buna göre bir AB ülkesinde verilen olumsuz iltica kararı diğer üye ülkeler tarafından da tanınacak ve karar herhangi bir üye devlet tarafından uygulanabilecek.
İkinci olarak, AB’den ayrılması gereken kişilerin yetkililerle iş birliği yapmaması durumunda sosyal yardımların kesilmesine yönelik kurallar AB genelinde uyumlu hale getirilecek. Ayrıca sınır dışı amacıyla uygulanan idari gözetim süreleri de uzatılacak.
Üçüncü adım kapsamında ise AB dışında üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri kurulacak. Böylece, örneğin menşe ülkelerinin geri kabul etmediği ve bu nedenle sınır dışı işlemleri gerçekleştirilemeyen kişiler bu merkezlere gönderilebilecek.
Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için üye ülkelerin ve Avrupa Parlamentosu’nun resmî onayı gerekiyor.
Düzenlemede öne çıkan diğer değişiklikler
Yeni kurallara göre kişiler, daha önce hiçbir bağlantılarının bulunmadığı ülkelere de gönderilebilecek.
Düzenleme kapsamında çocuklu ailelerin de bu merkezlere yerleştirilmesi mümkün olacak. Tüzükte bunun yalnızca son çare olarak ve mümkün olan en kısa süreyle uygulanması gerektiği belirtiliyor.
Yardımlar kesilebilecek, gözaltı süresi uzatılacak
AB, yeni geri gönderme düzenlemesinin başarısının büyük ölçüde iltica hakkı bulunmayan kişilerin iş birliğine teşvik edilmesine bağlı olduğunu düşünüyor.
Bu amaçla iş birliği yapmayan kişiler için sosyal yardımların azaltılması veya kimlik belgelerine el konulması gibi yaptırımlar öngörülüyor.
Ayrıca sınır dışı amacıyla uygulanan idari gözetim süresinin AB genelinde 24 aya çıkarılması planlanıyor.
Ulusal güvenlik açısından risk oluşturduğu değerlendirilen kişiler için bu sürenin altı ay daha uzatılabilmesine imkân tanınacak.
Almanya yıl sonuna kadar ortak ülkeler bulmak istiyor
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Avusturya, Danimarka ve Yunanistan’ın da aralarında bulunduğu bir grup AB ülkesiyle birlikte yıl sonuna kadar üçüncü ülkelerde bu tür merkezlerin kurulmasına yönelik anlaşmalar yapmayı hedeflediklerini açıkladı.
Henüz somut bir karar alınmış değil. Ancak Ruanda, Libya, Moritanya, Özbekistan ve Etiyopya olası ortak ülkeler arasında gösteriliyor.
Hollanda ise Uganda ile böyle bir merkezin kurulmasına yönelik anlaşmaya vardı.
Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndan önemli değerlendirme
Daha önce İtalya da Arnavutluk ile benzer bir iş birliği başlatmıştı. Ancak ilk kişilerin Arnavutluk’taki merkezlere gönderilmesinden kısa süre sonra uygulama hukuki sorunlar nedeniyle geçici olarak durdurulmuştu.
Avrupa Birliği Adalet Divanı (EuGH) için hazırlanan bir hukuki görüşte, İtalya’nın Arnavutluk’taki sınır dışı merkezlerinin Avrupa hukukuna aykırı olmadığı sonucuna varıldı.
Ancak bunun için merkezlerde bulunan kişilerin hukuki yardım alma, tercüme desteğinden yararlanma, aileleriyle ve yetkili makamlarla iletişim kurabilme haklarının korunması şart koşuldu.
©Sonhaber.eu