18 Yıldır iki evliyim sözü salonu dolduranları güldürmüştü ama kanayan bir yara idi. Bakan Şahin o zaman söz vermişti. Aradan yıllar geçti, boşanmalar hızla artarken, sorunlarda aynı oranda artmaya devam ediyordu. Bu konuda en fazla sıkıntı çeken ise her zaman olduğu gibi kadınlarımızdı.
Kimse ayrılmak istemez ama hayat artık çekilmez oluyorsa ayrılmak da kaçınılmaz oluyor. Zaten yıkılan bir yuvanın getirdiği sorunlarla boğuşan Avrupalı Türkler, bir de yasal prosedürün getirdiği maddi manevi yükün altına giriyordu.
Ayrıca bir çok kadın Türkiye’de boşanamadığı için, hala eski eşleri tarafından evliymiş gibi kontrol altında tutularak hayatları çekilmez bir hal alıyordu.
Avrupa’da boşanmak, Türk insanı için deyim yerindeyse “ Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak” gibi bir hal alıyordu.
Çünkü Avrupa ülkelerindeki mahkemelerin verdiği kararı Türkiye’de tanınması için tekrar Türkiye’de hakim karşısına çıkmak, avukat tutmak vekalet vermek gerekiyordu. Bu gerekçelerde maddi zorluk yaşayan, zaman sıkıntısı çeken insanlar için her yönüyle çile olduğu bir gerçekti.
Geçtiğimiz günlerde bu konu ile ilgili haberlerde, artık bu çilenin sona erdiği, gereken yasal düzenlemelerle Avrupa mahkemelerinin boşanma kararlarının Türkiye’de tanınacağı müjdesi verildi. Avukat tutma sorunu, yeniden mahkemeye gitme derdi bitti.
Yarım dulluk, resmen iki evlilik devri kapandı. Bu haber de dövizle askerlik bedelinin 1000 avroya düşmesi, pasaport harçlarının düşmesi, araçların Türkiye’de girdi-çıktı yapmadan iki yıl kalacak olması kadar sevinçle karşılandı.
Evet, gelen yetkililer, bakanlar her ne kadar her seferinde bu sorunları duyuyor ve takip edeceklerini söylüyor olsalardı bile, Ankara’ya gidince yoğun gündemlerinden dolayı unutulup gidiyordu.
Takip edecek kimseler yoktu.
Nasıl oldu da bu karar çıktı derseniz, ben bu konuda Avrupalı Türklerin iki kişiye teşekkür borçlu olduğunu söyleyebilirim.
Birisi İşadamlarımızdan ve halen Yurtdışı Türkler ve Akrabalar Toplulukları Başkanlığı ( YTB ) Hollanda onursal danışmanlarından olan Turgut Torunoğulları..
Turgut Torunoğulları Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Avrupa Bölge Komitesi Başkanı olduğu dönemlerde 2012 ve 2015 yılları arasında yurtdışındaki Türklerle ilgili Ankara’ya verdiği raporların değişmez maddelerinden birisi aynen şöyle: Hollanda mahkemelerinde verilen boşanma kararlarının Türkiye'de teki işlemlerinin kolaylaştırılması.
Öte yandan yine YTB Hollanda danışmanlarından olan ve Hollanda Türk Hukukçular Birliği Başkanı Av. Ejder Köse de yarım dulları için yaptığı çalışmalar, Avrupa’da alınan boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması için mütemadiyen konuyu sıcak ve gündemde tutmasıdır.
Allah kimsenin yuvasını yıkmasın, ama yuva yıkılmış ise, yeni bir yuva kurmanın önünde engel olan bu durumun ortadan kaldırılması gerekiyordu, kaldırıldı da. Bekar ama evli, Türkiye’de evli Avrupa’da bekar, yarım dul dönemi bitti, hayırlı olsun…
Şimdi, çoğu insan STK aynı şeyi yazdı, söyledi, bu düzenlemenin yapılmasını neden bu iki kişiye mal ediyorsun diyen aklı kıtlar çıkabilir, o yüzden hatırlatmakta fayda var. Bir rapor hazırlamak, proje yapmak sorun değildir. Herkes yazar, herkes yollar ve kenara çekilir, ben yazdım, hazırladım gerisi onlara kalmış diye beklemeye girer. Olursa ne ala olmazsa mualla…
İşte asıl mesele burada. Bir işin, bir raporun, bir projenin hazırlanması, yetkili mercilere verilmesi kadar o işin takip edilmesi ve sonuca ulaştırılması daha da önemlidir.
Turgut Torunoğulları ve Ejder Köse’nin yaptığı budur ve yarım dullar bu iki kişiye teşekkür borçludur. Çünkü yarım dul olmaktan kurtulacaklar. yeni yuva kurmalarının önü açılacak.
Haber duyulduktan sonra etrafta çorbada bir fiske tuzu olmayanların bile , kendilerine pay çıkarmaya çalıştıklarını duyuyorum, o yüzden herkes bilsin istedim.
Hani seversiniz sevmezsini o insanların bileceği iş, ama bir yazar olarak “Sezara’ın hakkını Sezar’a”
Yavuz Nufel