Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Avrupa’da yaşayan ve Türkiye’de gelir ya da mal varlığı bulunan birçok kişi için vergi yükümlülükleri giderek daha kritik hâle geliyor. Otomatik bilgi paylaşımı kapsamında hangi bilgilerin aktarıldığı ve hangileri için özel talep gerektiği merak ediliyor.
Camia Haber sitesinin derlediği habere göre Türkiye’deki banka hesapları ve gelirler Avrupa ülkelerindeki vergi dairelerine bildirilmeye başlandı. Gayrimenkul varlıkları ise yalnızca ilgili ülkenin özel talebi hâlinde incelemeye alınıyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) anlaşmaları çerçevesinde yürürlüğe giren otomatik bilgi paylaşımı sonrasında, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasında banka hesap bakiyeleri, faiz ve temettü gelirleri gibi finansal bilgiler ilgili ülkelerin vergi idarelerine otomatik olarak iletiliyor. Bu sistem, OECD’nin Ortak Raporlama Standardı (CRS / AEOI) kapsamında işliyor. Böylece Almanya’da yaşayan kişilerin Türkiye’deki finansal varlıkları Alman vergi makamları tarafından izlenebiliyor.
Otomatik bilgi paylaşımı yalnızca hesap numaralarını değil, aynı zamanda hesap bakiyelerini ve bu hesaplardan elde edilen gelirleri de kapsıyor. Bu sayede, Almanya’daki vergi daireleri Türkiye’deki hesaplardan elde edilen faiz ve benzeri gelirleri tespit edebiliyor.
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’nın rolü
Ülkeler arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA), mali bilgilerin paylaşılmasını ve aynı gelir üzerinden iki kez vergi alınmasının önlenmesini amaçlıyor.
Almanya ile Türkiye arasında 19 Eylül 2011 tarihinde imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması çerçevesinde, her iki ülkede elde edilen gelirler karşılıklı olarak dikkate alınıyor. Buna göre, Türkiye’de kazanılan bir gelir için vergi ödenmişse, Almanya’da aynı gelir üzerinden yeniden vergi alınmıyor. Ancak Türkiye’de ödenen vergi, Almanya’daki vergi yükünden düşükse, Almanya aradaki farkı talep edebiliyor. Bu anlaşma, mal varlığı takibinden ziyade çifte vergilendirmenin önlenmesini hedefliyor.
Anlaşma ayrıca, Türkiye’de elde edilen gelirlerin Almanya’daki vergi beyannamesine dâhil edilmesini öngörürken, aynı gelir üzerinden iki ülkede birden vergi alınmasını engelleyen mahsup mekanizmalarını da içeriyor.
Mali veriler otomatik, gayrimenkul talebe bağlı
Otomatik bilgi paylaşımı sisteminin kapsamı ağırlıklı olarak finansal verilerle sınırlı bulunuyor. Banka hesap özetleri, faiz gelirleri ve temettüler gibi bilgiler düzenli olarak veri merkezlerine aktarılıyor.
Buna karşılık gayrimenkul varlıklar, yani konut, arsa ve iş yerleri otomatik olarak bildirilmiyor. Bu tür varlıklar genellikle yalnızca özel bir talep ve inceleme sonucunda gündeme geliyor. Almanya’nın Türkiye’deki gayrimenkul sahipliğini öğrenebilmesi için vergi idaresinin ayrıca bilgi talep etmesi gerekiyor.
Uzmanlardan uyarı: Beyan yükümlülüğü var
Vergi uzmanları, Almanya’da ikamet eden ve Türkiye’de gelir ya da varlık elde eden kişilerin bu gelirleri ve finansal varlıkları Alman vergi beyannamesine dâhil etmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Bildirilmeyen gelirlerin tespit edilmesi hâlinde cezai yaptırımlar söz konusu olabiliyor.
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması, beyan edilen gelirler için çifte vergi ödenmesini engellese de beyan edilmemiş gelirler nedeniyle vergi daireleri geriye dönük düzeltmeler ve ek bildirim yükümlülükleri getirebiliyor.
Otomatik bilgi değişiminden kimler etkileniyor?
Otomatik bilgi değişimi özellikle şu grupları doğrudan etkiliyor:
- Avrupa’da, örneğin Almanya’da yaşayan ve Türkiye’de banka hesabı bulunanlar,
- Türkiye’de faiz, temettü veya diğer pasif gelirler elde edenler,
- Türkiye’deki finansal yatırımlarını Almanya’da beyan etmeyenler.
- Türkiye’den elde edilen kira gelirleri ve emekli maaşları gibi gelirlerin vergilendirilmesi ise anlaşmaya göre farklı sınırlar ve kurallar çerçevesinde değerlendiriliyor.
©Sonhaber.eu



