Beş yıldır yazıyorum, Diyanet İşleri Başkanlığından cevep bekliyorum demiştim, ama cevap başka yerden geldi.
Her yıl yazıyordum ama bu yıl yazmayacaktım Dün yayınladığımız haberi okuyunca bu yıl da yazmak farz oldu.
Hatta ilgililerin, yetkililerin dikaktini çekmek için, “Öğlen imsak akşam iftar, ya da İmsak da imsak ikindide iftar”başlıkları atmıştım…
Okumayan varsa önce dünki haberi okumak için : http://sonhaber.eu/gundem/almanyada-iftari-3-saat-one-aldilar/
Almanya’da iftarı 3 saat öne almışlar, hatta imsakiye bile bastırmışlar.
İsterseniz 5 yıl önce yazdığım ve her yıl tekrarladığım yazıyı bir hatırlayalım:

Diyanet İşleri Başkanlığından bir ses, bir cevap bekliyorum…
Cevap gelene kadar da yazmaya devam edeceğim.

Türkiye çıkışlı bir habere göre:

Ay takviminin 355 gün çekmesi nedeniyle ramazan ayı, 33 yıl sonra tekrar yaz aylarına denk gelemeye başlıyor. Ramazan önümüzdeki 8 yıl boyunca yaz aylarına rastlayacak. Bu yıl yaklaşık 15 saat oruç tutulacakken, her geçen yıl oruçlu geçen süre artacak. Ramazan ayının hazirana denk geldiği 2015 yılında ise 16 saate yakın oruç tutulacak.

Peki biz ne yapalım, diye sordu geçen sene Avrupa’da yaşayan bir kardeşimiz…

Bu sene bulunduğum ülkede oruçlu olma süresi 19 saate yakın, 2015 yılında oruçlu olma süresi 22 saat civarında olacak…

Daha kuzeydeki ülkelerde ise iftar ile imsakın arası nerdeyse sıfırlanıyor…

Bu durumda Ramazan ayının ilk imsakında niyetlenip, son günü iftar etmek gerekecek gibi bir şey… 
Kış uykusuna yatar gibi 30 gün boyunca ”Ramazan Uykusu”na yatmak mı gerekir, diye sorarken gencimizin yüzünü görmeliydiniz…

Bu durumda insanın aklına hemen şu soru geliyor:
Bir çözümü olmalı, ama nasıl?
Yarım hoca bile değilim, yazılarımı ayetlere, hadislere dayandıramam…
Benim gibi yarım akıllıları dininden etmek istemem..

Ama en azından kendim için bakıyor araştırıyorum hiç bir yerde tatmin edici açıklamaya, bilgiye rastlamadım
Eğer İslam, ( ki öyle) everensel bir dinse; sadece Arap yarım adası için gelmediyse, bir çözümü mutlaka varrdır, olmalıdır, bulunmalıdır…

Ramazan ve oruç konusu açıldığında öyle fikirler ortaya atılıyor ki şaşırmamak mümkün değil!

“Bu kadar uzun süre oruç olur mu?”

“Arap yarım adasında yaz kış saat farkı nerdeyse yok. Oruç süresi dünya kuruldu kurulalı hep aynı”

“ Bazı kardeşlerimiz Arap yarım adası ile bayramlarını yapıyor, biz de Mekke’ye göre imsak iftar yapsak olmaz mı?”

“ Zorlaştırmayın, kolaylaştırın bir hadis var, alimler bir çözüm bulmalı”

“ Öğlen ezanı ile imsak yapsak olmaz mı?”

“İkindide iftar yapsak bile 15 saat oruçlu oluyoruz!” 

Bu ve buna benzer o kadar çok soru ve öneri ile karşılaşıyorum ki anlatmam!

Dediğim gibi bu konularda fetva verecek, yazı yazacak en son kişi bile değilim!

Fakat bu konuya acil olarak alimler,bilginler bir çözüm bulmak zorunda..

“Ne çözümü lan, takvimde ne yazıyorsa ona göre tut orucunu, ya da tutmazsın olur biter! Milletin kafasını karıştırma! Zaten din konusunda insanların kafasını karıştıran yeteri kadar şarlatan var” demez mi “Dini bütün” bir büyüğüm!

O halde: Cuma günü gittiğim camide hoca efendinin verdiği bilgiler, uygulama ne kadar mantığa akla uygun, buyurun: 
Hollanda saati ile akşam ile yatsının arası iki saat kadar. İşi gücü olan insanların işlerine geç kalmamaları ve de imsakın da yatsıdan sonra çok yakın olması dolayısı ile akşam namazından 1 saat 20 dakika sonra yatsıya ve teravih namazına başlanacağını söyledi…

Hatta imsak saatinin de her yıl olduğu gibi bir saat ileri alınacağını söyledi!

Takvime göre imsak 04: 00 ise 05: 00 olarak uygulanacağı ve bu uygulamaya göre yeni imsakiye takvimlerinin hazırlandığını ifade etti…

Demek oluyor ki bir saat daha fazla yemek-içmek mümkün olacak!

Kafanız karışmadı umarım; hemen topluyorum… 

Yatsı namaz vaktini öne ; imsak vaktini ileri almak mümkünse, ki zaman zaman Türkiye’de bazı şehirlerimizde de uygulanıyorsa özellikle Baltık ülkelerinde ve daha kuzey ülkelerde 20/ 22 saat oruç tutmak caiz mi bilmiyorum!

Israrla, “Ben orucumu ikindi vaktinde açacağım.. ” ( ikindi lle akşamın arası yaklaşık 4 saat) diyen vatandaşımıza kulak vermek gerekir mi, gerekmez mii?

Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan bir ses, bir cevap bekliyorum…

Dinimiz, zorlaştırmayın kolaylaştırın diye buyuruyorsa o halde kolaylaştırmanın bir yolu yok mu?
Lütfen meydanı şartlatanlara bırakmayın!

Not: Ayrıca 1989 yılına ait bir takvim yaprağı dolaşıyor sosyal medyada, Diyanet Başkanlığı tarafından yayınlanan takvimde Amsterdam için imsak 00:39 iftar ise 21:02…
Takvime gore iftar ile imsak arası 3 saat 37 dakika olarak görünüyor. Tarih: 10 Haziran 1989…
Peki bu sene aynı tarihe baktığımız da imsak 03:52, iftar 22:07 arası 5 saat 51 dakika…
Neden?
Bir yerde yanlış var ama çözemedim. Vebali artık kimin boynuna bilmiyorum.
Ben yazdım, kime neye göre iftar edeceğiniz size kalmış.

Yavuz Nufel