Daha olayın ne olup olmadığı belli bile değilken, TV’ler ‘ kalkışma’ başlığı ile İstanbul Boğaz Köprüsü’nün askerler tarafından trafiğe kapatıldığını duyurduğu ilk dakikalarda, ‘Bu bir darbe girişimi’ dedim ve sosyal medya hesaplarımdan ‘ Şimdi tankların önüne durma zamanıdır” diye yazdım, paylaştım.
İlerleyen zamanda dakika dakika benim de herkes gibi bir gözüm TV’ler de, bir gözüm sosyal medyada gelişen olayları sizler gibi takip etmeye çalıştım…

Sosyal medya hesaplarında gördüklerim karşısında, beklemediğim insanların yaptıkları paylaşımların bazıları beni inanamayacağım ölçüde şaşırtırken, bazılarında ise darbe şakşakçılarının, darbe sevicilerin sevinçlerine tanık oldum…
İşte aklımda kaldığı kadar bazı paylaşımlardan başlıklar…
“ Olacağı buydu! Beklenen oldu! Erdoğan başkanlığı rüyasında görür. Allah askerimize güç kuvvet versin. Ben söylemiştim”
Paylaşımların altına yazılan yorumlar ise daha ileri gidiyor, askeri darbe sevicileri tabir yerinde ise zil takıp oynuyorlardı, bu zavallıların paylaşımlarını okumaya ancak yarım saat tahammül edebildim…

Gece yarısına doğru tekrar göz attığım sosyal medyada, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nerde olduğu bilinmiyor, kaçtı, öldürüldü” gibi paylaşımlar dolaşırken, bir anda TV’ye internet üzerinden bağlanıp konuşma yapan Cumhurbaşkanı tüm dengeleri alt üst etti.
Hele de Marmaris’ten İstanbul’a gelip halkın önüne çıkması, bir anda sosyal medya rüzgarının yönünü değiştirdi.
Halkı Demokrasiye sahip çıkmaları için meydanlara, sokaklara davet eden Cumurbaşkanı’nın bu çağırısını duyan sokaklara fırlıyordu.
Anlatmama gerek yok,sadece ben, sen, Türkiye değil dünya gördü, şahit oldu.

Darbeciler ve darbe seviciler, kıvırmaya başlamadan önce sosyal medyada rüzgar gülleri dengelerin ağır bastığı yöne doğru dönmeye başladı.
Yukarıda yazdığım paylaşımları ve yorumların silme yarışı başladı.
Darbe girişimi sırasında ve sonrasında insanları davranışlarına göre 5 türe ayırdım.
1-Başından itibaren darbeye karşı olanlar
2- Darbe seviciler
3- Fırıldaklar
4- Rüzgar gülleri
5- Oturan boğalar…


1. tür insanlar, AK Partili, AK Partiye karşı / muhalefet olan, ama demokrasiye inanan bir çok insan darbeye karşı olduklarını, en kötü demokrasinin en iyi darbeden daha iyi olduğunu söylediler; Meydanlara çıkıp, tankların önüne yatmaktan çekinmediler.

2. tür insanlar, Türk halkının 60’da; 70’de, 80’de ve 1997’de yapmadığını nasıl olurda 15 Temmuz 2016’da yaptığına inanamayan; darbeciler ve sevicileridir. Kendilerinin bile inanmadığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir senaryosu olduğu yalanına sarıldılar.

3. tür insanlar, ne idüğü belirsiz, hep kıyıda kenarda kalmış, ama hep fırsat kollayanlar tiplerdi. Ne sosyal medyada ne sosyal hayatta adı sanı bilinmeyen fakat darbe girişiminden 24 saat sonra türemeye başlayan ve 36, 48, 72 saat sonra sayıları darbe sevicilerinden kat kat fazla olanlar. Ki, bunlar da darbeciler ve seviciler kadar hatta daha da tehlikeli bir türdür…
Bu yaratıklar, sosyal medyada nerdeyse her saat başı bir paylaşım yaparak, darbeye karşı olduklarını vurgulayan, paylaşımlarını beğenmeyenleri darbe sever ilan edecek kadar ileri giden sırtlan, yavşak ve fırıldak tiplerdir. Sevmedikleri tipleri, komşularını, arkadaşlarını, kıskandıkları kişileri, akrabalarını çekinmeden ‘ FETÖ’cü diye şikayet etmeye en meyilli türdür…
4. tür insanlar için Rüzgar gülleri demiştik. Bunlarda bir günde 4 yöne dönen, kim ne derse ona inanan, bir önceki yönünü ‘ama’ diye çürüten tiplerdir. Aslında bunlara ‘ne şiş yansın ne kebapçılar’ da denebilir, ama yetmez, kafi gelmez.. Rüzgar güllerinin yağcılık, yalakalık ve korkaklık genlerinde olduğu için aslında çok şey söylerler, fakat ne dediklerini ne kadar uğraşırsanız uğraşın anlayamazsınız…
5. Tür insanlar ise oturan boğalar. Bunlar aradan geçen süre içinde hala sesiz olanlardır . Dua eden görünce ağzının içince geveleye geveleye dua eden ya da öyle görünen; , küfür edenin yanında domuzumsu sesler çıkartarak homurdanan türdür…
Bu beş türü de kendi içinde en az üç başlık altında toplamak mümkün, ( bir başka zaman, bir bakla yazıda inş )

Kendi adıma, şayet darbeciler başarılı olsaydı benim şu anda Türkiye’de baba ocağında değil, Türkiye’ye girer girmez derdest edilip hangi mahpus damında olacağım kesindi!
Allah göstermesin darbe başarılı olsaydı Türkiye’ye gelmezdim/ gelmezdim!!!
Çünkü mart ayında yaptığım bir yazışmadan sonra FETÖ’nün kara listesine alındığımı biliyordum.
Son Haber’de yayınlanan haber ve yorumları beğenmeyen; Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak ve MHP Genel Başkan yardımcısı Semih Yalçın’ın seçimler öncesi ayrı zamanlarda Hollanda’ya gelerek yaptıkları basın toplantısında sorduğum bir soru üzerine, Sayın Kamalak ve Sayın Yalçın’dan önce söze dalıp; “ Allah Paralel kadar başına taş düşsün” diyen Zaman muhabiri beni mimlemişti.
Daha önce de yaptığı bir haberde ise 17- 25 Aralık öncesi yaptığımız bir Türkiye gezisi esnasında zaman gazetesi önünde çekilen fotoğrafı daha sonra gelişen olaylar sonrası bizleri ‘Zaman gazetesine destek veren Hollandalı Türk gazeteciler’ haberinde kullanmıştı. Bunun üzerine yazdığım yazı bu arkadaşın canını oldukça sıkmış diş biliyordu bana..

Ardından Son Haber’de FETÖ ve Lideri hakkında bir habere atılan ‘ Şerefsizler” başlığını Türkiye’de abilerine jurnallemesi sonucu kara listede olduğum bir kez daha kesinleşti.
Hollanda’da yaşadığı süre içinde ağabeylik makamına yükselmiş, Zaman gazetesine reklam alabilmek için işadamlarının ve esnafın kapısına fakir sümüğü gibi yapışan bu zat Türkiye’ye kesin dönüş yapmıştı.
Abi, çırağı ile sürtüşmemizi duymuş, bir gece WATSAP üzerinden ettiği hakaretleri burada yazamayacağım. Fakat, hizmet hareketine (!) yakışır bela okuması ve bedduaların ardından, haklı haksızın belli olmasına çok az kaldığını söyledi.
Şimdi anlıyorum ki o abinin de bu yaz bir darbe olacağında haberi vardı. Çünkü Hollanda’da bir eli yağda, bir eli baldayken Türkiye’ye kesin dönüş yapmasının başka ne nedenini olabilirdi.

Rahmetli babam FETÖ lideri Amerika’ya gittiği zaman şöyle demişti: Bu adam sakalsız Humeyni, Bir gün Humeyni gibi dönmek için gitti, Allah fırsat vermesin”
Şimdi anlıyorum ki darbe girişimi başarılı olsaydı FETÖ lideri Türkiye’ye dönecekti ve bazı ‘abiler’ de onu karşılamak için dönmüşler ve ön hazırlık yapıyorlardı.

Ama iyi adamdı babam, demek ki onun ve onun gibilerin duası, milletin iradesi, demokrasiye, cumhurbaşkanına, siyasi parti liderlerine olan inançları ve bağlığı sonucu Allah fırsat vermedi FETÖ’ye….

Demokrasi şehitlerine Allah’tan rahmet dilerken, darbeye fikriyle, bedeni ile karşı duran herkese an kalbi sevgi ve selamlarımı sunuyorum.
Türkiye’deyim, hiç de batı medyasında gösterildiği değil sokakalar, herkes 3 ay önceki gördüğümden daha huzurlu ve mutlu gördüğüm kadarı ile asayiş berkemal, daha da iyi olacağına inancım tam…


Yavuz Nufel

Editörün notu: Bu iki fetö müridi hala bulamadıysanız söyleyelim Köksal yazar ile Basri Doğan