banner15

Fransa'nın Türkiye karşıtı duruşunun arka planı ve Fransa'nın kanlı tarihi

Fransa, Barış Pınarı Harekatı'nı kınayan karar tasarısını kabul etti.

Fransa'nın Türkiye karşıtı duruşunun arka planı ve Fransa'nın kanlı tarihi

Terör örgütü PKK/YPG'ye desteğini de bir kez daha yineleyen Fransa'nın soykırım tarihine atılacak çok kısa bir bakış, kararın hiç de sürpriz olmadığını ortaya çıkartmaya yetiyor.

Yıllarca Afrika ülkelerinin doğal zenginliklerini sömürdü, bölgedeki halkları fakirlik ve açlıkla yüzyüze bıraktı.

Sadece Cezayir'de 1.5 milyon kişi, ülkelerini Fransa'nın işgalinden korumak için hayatını kaybetti.

Binlerce köy yerle bir edildi, her türlü insanlık ve savaş suçu tarihin utanç sayfalarında yer aldı.

Bugün dahi birçok Afrika ülkesinde, Fransa'nın kanlı tarihinin izleri görülebiliyor.

Aynı Fransa, Türkiye'nin, güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nı kınıyor.

Ancak Fransa'nın işgal tarihi, barış için atılan bu adıma tepkisinin sürpriz olmadığını ortaya koyuyor.

Fransa'da kurtuluş Cezayir'de katliam

İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası tarafından işgal edilen Fransa, kurtuluşu için çoğu Cezayirli olmak üzere sömürgesi altındaki bir çok askeri kullandı. Cezayir ise bağımsızlığı karşılığında Fransa'ya yardım etmeye karar verdi.

Fransa, Almanya'ya karşı zafer kazandı ancak bu zafer, Cezayirliler için bağımsızlık değil, katliamla sonuçlandı.

Binlerce Cezayirli Fransız askeri tarafından öldürüldü. Paris'te sadece bir günde 200 Cezayir askeri, Fransız askerleri tarafından kurşuna dizildi. Bahane olarak da Nazilerle iş birliği yapmaları gösterildi.

5 Temmuz 1830'dan 5 Temmuz 1962'ye kadar 132 yıl Cezayir'i işgal eden Fransa binlerce kişiyi tecrit etti, köyleri yağmaladı ve sayısız savaş suçuna imza attı.

Savaş suçlarını kabullenmeyi reddeden Paris'in cevabı ise aynı kaldı:

"Geçmişi unutalım ve geleceğe bakalım...”

"Ruanda'da katliam hazırlığına bilgi ve silah desteği"

Yıl 2015...

O dönem Fransa Cumhurbaşkanı olan Francois Hollande, Ruanda arşivlerinin gizliliğinin kaldırılacağını açıkladı, ancak iki yıl sonra Fransa Anayasa Konseyi gizli kalmaları gerektiğine karar verdi. 

Peki o gizli belgelerde Ruanda soykırımına dair hangi bilgiler yer alıyordu?

Ruanda'da Tutsi ve Hutular arasında çıkan etnik çatışmalarda 100 günde yaklaşık 800 bin kişi öldürüldü.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre öldürülenlerden 300 bini çocuktu. Çoğu dövülerek öldürüldü.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Ruanda soykırımına ilişkin yayınladığı bir raporunda, soykırımdan hemen önce bölgede bulunan Fransız askerlerinin aldıkları istihbaratları değerlendirmeyerek bölgeden ayrıldığını, bazı Fransız askerlerinin bizzat katliamlara destek verdiğini kaydetti.

Ruanda Araştırma Komisyonu da 2008'de yayınladığı bir başka raporda, Fransa’nın katliam hazırlıklarını bildiğini, soykırımcılara silah ve bilgi sağladığının tespit edildiğini açıklamıştı. Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame'nin, 2014'te "Ruanda soykırımında Fransa’nın rolünü kesin olarak tespit ettiklerini" söylemesi iki ülke arasında siyasi krize neden olmuştu.

Ruanda soykırımına ilişkin Fransa aleyhine birçok uluslararası dava halen sürüyor.

2 milyondan fazla Afrikalı hayatını kaybetti

Fransa, sömürgecilik tarihinde tüm dünya coğrafyasında koloniler kurarak özellikle Afrika'daki sömürgelerinde büyük insan hakları ihlalleri yaptı.

1524'te başlattığı sömürgecilik faaliyetleriyle Afrika'nın batısında ve kuzeyinde 20'den fazla ülkede hakimiyet kurdu. Afrika'nın yüzde 35'i 300 yıl boyunca Fransa'nın kontrolünde kaldı.

Senegal, Fildişi Sahili ve Benin gibi ülkeler o yıllarda Fransa'nın köle ticaret merkezleri olarak kullanıldı ve bölgedeki tüm kaynaklar sömürüldü. Bölgede beş asır süren kolonyal dönemde ve bağımsızlık savaşlarında 2 milyondan fazla Afrikalı hayatını kaybetti.

Fransız işgali hala sürüyor

Bugün dahi Afrika'da Fransa işgali altında bulunan bölgeler var.

Doğu Afrika'daki adalar ülkesi Komorlar Birliğini oluşturan dört adadan biri olan Mayotte, yaklaşık 200 yıldır Fransa tarafından işgal altında tutuluyor.

İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nce (İNSAMER) hazırlanan Komorlar Birliği raporunda, Mayotte Adası'nın Birleşmiş Milletler (BM) kararına rağmen özgürlüğüne kavuşamadığına dikkati çekiliyor.

Fransa'nın ili statüsündeki, 2014'te "en uzaktaki bölge" sıfatıyla Avrupa Birliği'ne (AB) dahil edilen Mayotte, adada doğanların Fransız vatandaşı kabul edilmesi sebebiyle büyük bir insanlık dramına sahne oluyor.

Fransa, kıtadaki nüfuzunu yitirmemek için belli ülkelerde askeri varlığını devam ettirirken, bölgedeki birçok askeri operasyonda da başı çekiyor.

Fransa Milli Savunma Bakanlığının internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Fransa'nın Afrika'da 4 kalıcı askeri üssü bulunuyor. Bölgede kurulan kimi geçici üsler, zamanla kalıcı hale gelebiliyor.

"Ortaya çıkmasından korktuğu DEAŞ'a rüşvet"

Katliamlara, işgallere doğrudan ya da dolaylı yoldan destek veren Fransa'nın tarihinden gelen alışkanlığını bugün terör örgütlerine verdiği destekten görmek mümkün.

Zira, DEAŞ'ı yeniden ortaya çıkarma riski taşıdığı iddiasıyla Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'nı kınayan Fransa'nın DEAŞ’a rüşvet ödediği, PKK/YPG'ye de koruma parası adı altında her ay 100 bin dolar ödediği açıklandı.

Ayrıca terör örgütünün, ekonomisinin önemli kaynaklarından biri olarak gördüğü Fransız Çimento Fabrikası Lafarge tesisinde Amerika Birleşik Devletleri'nin üs kurduğu tespit edildi.

Lafarge, bölgedeki faaliyetleri nedeniyle "İnsanlığa karşı işlenen suçlara ortak olmak" gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, teröristlerin kazdığı tünellerle ilgili, "90 kilometreyi aşkın tünel nerede? Suriye'de. Bunun çimentosu nereden geliyor? Lafarge. Lafarge nerede? Bu bir Fransız firması. Neyle izah edeceksiniz?" ifadelerini kullandı.

Fransa'nın Türkiye karşıtı duruşunun arka planı

ABD ve Fransa'nın, PKK/YPG'ya destek sağlamak için bölgede kurduğu bu düzen, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'yla bozuldu.

Amerikan askerleri operasyon öncesi bölgeden ayrılırken Lafarge tesisini de boşalttı. Tahliye ederken delil kalmasın diye fabrikadaki mühimmat deposunu vurdu. Böylece içerideki belge, teçhizat ve malzeme yakılarak imha edildi. 

WhatsApp’ta ücretsiz bültenimize abone olun, Hollanda ve diğer Avrupa ülkeleri gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın   

Haberlerimizi izin almadan kullanmayınız!

Haber/Dosya: Ali Burak Biber

Kaynak: TRT Haber, AA, Guardian, New York Times, AP, France 24

Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2019, 10:45
YORUM EKLE
YORUMLAR
Selda Acar
Selda Acar - 2 hafta Önce

Dünya bunları bilmiyormu? Neden hep Susuyorlar, Bunlar Nasıl insa böyle, İnsan şeklinde şetanlar diye düşünüyorum.Ama yapsınlar yapsınlar da kötülükleri Cehennemde yaksın onları, 200 yaşına kim gitmiş peygamberlerden hariç ,Allah istese verir cezalarını, Ama Allah çok sabırlı şu kötülük yapanların hepsi ahırette yalvaracak o kötülük yaptıklarına, zannediyorlarki yaptıklarımız kâr kazanç ...onlar cehennemde yanmak için odun ,kömür biriktiriyorlar.

SIRADAKİ HABER