banner112

Avrupa'da aşı olmayana sosyal hayat kısıtlaması uygulaması yaygınlaşıyor

banner94

GÜNDEM 13.07.2021, 13:29
Avrupa'da aşı olmayana sosyal hayat kısıtlaması uygulaması yaygınlaşıyor
banner119

Delta varyantı nedeniyle düşen vaka sayılarının yeniden artmaya başlaması nedeniyle birçok ülkede önlemler yeniden sıkılaştırılırken "aşıyı zorunlu hale getirme" tartışmaları, Fransa ve Yunanistan’da alınan kararlar sonrasında Almanya’da da yeni bir ivme kazandı

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Ağustos ayından itibaren restoran, bar, kafe, sinema, hastane, alışveriş merkezi gibi kamuya açık mekanlara girişte, aşı sertifikası zorunluluğu getiren bir dizi önlem açıklamış, ayrıca 15 Eylül'den sonra sağlık çalışanlarına aşının zorunlu hale geleceğini; bugüne kadar bedava olan PCR ya da antijen testlerinin de sonbahardan itibaren devlet tarafından ödenmesine son verileceğini duyurmuştu.

Gerek özel, gerekse kamudaki sağlık çalışanlarına 1 Eylül'den itibaren mecburi aşılama getirileceğini belirten Yunanistan Başbakanı Miçotakis de, tiyatrolar, spor salonları ve eğlence mekanları gibi kapalı yerlere, 16 Temmuz'dan itibaren sadece aşılı kişilerin girişine izin verileceğini bildirdi. İki ülkede alınan bu kararlarla, vatandaşların bir bakıma isterlerse gidip aşı olmaları devri kapanırken, Almanya’da da Coronavirüs aşısı olmayanların özgürlüklerinin kısıtlanması talepleri dillendirilmeye başlandı.

"Aşı yoksa özgürlük de yok"

Bavyera Eyaleti Başbakanı ve Hristiyan Sosyal Birlik Partisi CSU Başkanı Marcus Söder, kısıtlamaların hepsinin kaldırılması ve özgürlüklerin tamamen sağlanabilmesi için aşının şart olduğunu söyleyerek "Aşı yoksa özgürlük de yok. En azından bazılarının arzuladığı şekilde" diyerek bu konudaki tavrını açıkladı.

Ülkenin sağlık konusunda en önemli otoriterlerinden biri olan Sağlık Sigortaları Kurumu Başkanı Andreas Gassen, iki doz aşı olanlar için kısıtlamaların kaldırılmasını, aşı olmayı reddedenlerinse özgürlüklerinin kısıtlanmasını önerdi. "Aşı olanlarla, olmayanlar aynı durumda değil. Aşı olanlar, neden maske taktıklarını, neden bazı olanaklardan yararlanamadıklarını haklı olarak sorguluyor" diyen Gassen, son haftalarda yavaşlayan aşı kampanyasının yeniden hız kazanması için aşıyla, özgürlükler arasındaki bağlantının daha iyi açıklanması gerektiğini söyledi. 

Rheinland-Pfalz Eyaleti Hekimler Birliği Başkanı Peter Heinz, kısıtlamasız bir yaşam için herkesin aşı olması gerektiğini belirterek "Aşı olmayanlar toplum sağlığı için büyük tehdit unsuru. Aşı olmayanlar bu tavırlarının sonuçlarına katlanmak zorunda kalsın. Seyahate çıkamasınlar, maçlara, havuzlara gidemesinler ve devamlı maske taksınlar" sözleriyle radikal istemleri gündeme getirdi.

Bu arada Almanya’nın önde gelen turizm şirketlerinden Alltours da müşterilerine aşı şartı getirildiğini duyurdu. Şirketten yapılan açıklamada, 31 Ekim’den itibaren kendilerine ait Allsun Otelleri’nde tatil yapacakların ya aşı olmaları ya da Coronavirüsü atlatmış olmalarını kanıtlamaları gerektiği belirtildi.

Öte yandan tatil dönemi sonunda Delta varyantının etkisiyle dördüncü bir Corona virüs dalgası geleceği endişesi taşıyan Alman hükümeti, bundan sonraki kısıtlamaları şimdiye dek olduğu gibi haftalık 100 bin kişideki vaka sayısına göre değil, hastane ve kliniklerde tedavi gören hasta sayılarını baz alarak belirleyecek. 

Alman basınında çıkan haberlere göre, dördüncü dalgada ağır hasta ve ölüm sayısının daha az olacağından yola çıkan yetkililer, kısıtlamaları sağlık kurumlarındaki kapasiteye göre ayarlayacak. Yedi günlük ölçümlerde, 100 bin kişide tespit edilen yeni enfeksiyon sayısı anlamına gelen insidansın kıstas olarak kaldırılması durumunda, Almanya’nın başka ülkelere uyguladığı insidans listelerinin de tartışmaya açılması bekleniyor. 

Yedi günlük ölçümlerde, insidansın 100 bin kişide 50'yi aştığı, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkeler, Almanya tarafından "risk bölgesi" listesine alınıyor. Bu ülkelere gidip, gelenlerden güncel bir negatif test sonucu ya da tam aşılanmış olduğuna veya iyileştiğine dair belge isteniyor. İnsidansın 200'ü aşması halinde söz konusu ülke "yüksek insidans bölgesi" olarak tanımlanıyor. Bu durumda da o ülkeden Almanya'ya gelen ve aşısını tam olmamış ya da hastalığı iyileşerek atlatmamış herkesin karantinaya girmesi zorunlu hale getiriliyor.

Sonhaber'i artık Telegram'da da takip edebilirsiniz:  t.me/sonhabereu

WhatsApp’ta ücretsiz bültenimize abone olun, Hollanda ve diğer Avrupa ülkeleri gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın

Yorumlar (2)
Ahmet Cetin 3 ay önce
Bunların hepsi satilmis köpek
Tasmalari kimde belli
Nerde Avrupa insan haklari

Şerefsizler lgbt olunca mevzu özgürlükte kül birakmiyorsunuz

Aşı yaptirmayana yasama hakki yok diyorsunuz

Hepinizin Allah belasini versin tez zamanda inşAllah
Turgut Koç 3 ay önce
Afedersiniz ama Almanya'da kalmak yaşamak için ipne olacaksınız deseler eyvAllah diyenler burda asi karşıtlığı yapıyor.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@