Sivil ve askeri büroksasinin içinde ki HAİN’ler..
Ve bu hainlerin siyasette olan yakınları, akraba ve hısımları..
Bir de en önemlisi;
Yüce dinimiz İslam’ın dünya ya yayılmasında, korunmasında, geliştirilmesinde, tanıtılmasında ve yüzyıllardır Anadolu Toprakları’n da İslam Dinimizi savunmak için yapılan bütün saldırılara milyonlarca Şehit vermış bir Millet’in kılcal damarlarına kadar girerek din üzerinden ve Türk insanının en hassas olduğu dini üzerinden 40 yıl propaganda yaparak günümüze gelip Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizi alçakça ve haince sinsice hazırladıkları planlarla ve dış düşmanlarımızla şeref ve hasiyetten uzak iş birliği yaparak Türklerin son kalesini ele geçirmek istediler..
Düzen ne güzel ve akıllı kurgulanmış dimi.?
Siz ey bedbahtlar!
Siz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ne sandınız.!
O öyle bir Devlet ki Kuruluş Tarihi bile Milattan Öncelere dayanıyor..
Öyle bir ORDU ki kuruluş tarihi bilinmiyor.!
Öyle bir Polis Teşkilati ki kuruluş tarihi 10 Nisan 1845 olmasına rağmen aslında 1299 yılına kadar geriye gidildiğinde SUBAŞI’lar ve onların komutasında ki askerler günümüz deki Polis Teşkilatı gibi ülke topraklarında ve şehirlerde asayışı ve güvenliği hakim kılmak için örgütlenmiş bir Devlet Teşkilatiydi.
O Devleti Yönetenlerin kim olduklarını biliyormusunuz?
( Buna kimse doğru cevap veremez) Türk Milleti’nin aslı fertleri mi? Yoksa?
Bizim genlerimizde Türk kanı aktıkça siz asla başarılı olamıyacaksınız..
Tipki 15 Temmuz 2016’da olduğu gibi..
Biz belki acı çekebiliriz, ölürüz, kavga ederiz birbirimizle, bazen tahammül sınırlarını aşarız, bazen kırarız birbirimizi…Bazen samimi davranmayabiliriz birbirimize…Sevgide saygıda kusurda işleyebiliriz.
Lakin an gelir bakarsınız ki ortaya çıkmış Türk Devleti’nin sahipleri…
Ama unutmayın ey gafiller, ey hainler, damarlarımızda o asıl KAN hep akıyor..
Boşuna heveslenmeyin bu topraklara sahip olmaya..
Satın aldıklarınız şu anda elimizde…
Bazıları yurt dışına kaçtı..
Bazıları yurt dışında yaşıyorlar..Artık o ülkerde Vatansız ve Onursuz yaşayacaklardır..
Elimizde olanlara gelince ONURLU Türkler olarak biz hep insanı davranmışızdır düşmanlarımıza..
1071 yılında Bizans İmparatoru’na Büyük Komutanımız Alpaslan nasıl davranmıştı?
“ Malazgirt Savaşını kazanan Sultan Alparslan´ın huzuruna getirilen İmparator Diogenes´ın ellerini çözen Büyük Komutan ve Devlet Başkanı Sultan Alparslan İmparator’a sorar “ Ey Rum kayzeri, ben sana esir düşmüş olsaydım, bana nasıl muamele ederdin? “Kamçılattırırdım” . “Şimdi, benim size nasıl bir muamelede bulunacağımı tahmin ediyorsunuz”? “ Ya öldüreceksiniz, yahutta bir harp esiri sıfatıyla bütün Selçuk ülkesini dolaştıracaksınız. Çok zayıf bir ihtimale göre de, benden bir kurtuluş akçesi ve rehineler aldıkdan sonra serbest bırakacaksınız.”
Ulu Hakan Alparslan bu ceavp karşısında tebessüm etmiş ve Diogenes’e ; “Bilemediniz. Düşündüğünüzü yapmayacağım. Sizi karşılık beklemeden serbest bırakacağım “demiştir.
İmparator Diogenes yere çökerek “ Ne kadar yüce olduğunuzu şimdi anlıyorum” diyebildi sadece..
İşte biz böyle bir Devletiz. ! Ecdadımız ve bizler bu şekilde ASIL ve ONURLU bir Milletin ferdleri olarak her zaman şerefli yaşamışızdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti sizin gibi bedbahtlara papuç bırakacak değildir..
15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin üst düzey komuta kadrosunun değerli komutanları ile Mehmetçiklerimiz ve TSK ile beraber hareket eden kahraman Polis Teşkilati’izin üst düzey yönetimi ve kahraman Polislerimiz önlemiştir. Türkiye olarak taşın altına elimizi sokmalıyız, birbirimize karşı siyaseten, dini inançlar ve etnik kökenlikle düşmanlık yapmaya devam edersek eğer bizi ve ülkemizi daha büyük feleaketler bekler bunu asla UNUTMAYALIM.!
Darbeye tesebbüs edenlere karşı “ Ya Allah, Ya Bismillah, Allahü Ekber “nidaları ile ve Bozkurt resimleri ile çıplak olarak ve adrp edilmiş olarak kamera önlerine getirmek, gazetelere poz vermek dayak atılmış halde asağılamak ve ölmüş Mehmetciğin başı yanında Bozkurt selamı vermek bize asıl ve onurlu Türk Milleti’ne yakışmıyor . Bu şekilde TSK’ine zarar verilmektedir. Ki Sayın Başbakanımız’ın Muhalefet Liderler’ninde bu konuda hasas olunması sürekli vatandaşlarımıza ve ilgililere hatırlatılmaktadir..
Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım “ İntikam duyguları ile hareket etmiyeceklerini ve yasalar ne diyorsa onu yapacaklarını” açıklaması Türk Devlet adamlığının göstergesidir.
Darbe teşebbüsünde bulunan da Cemaatçi bir terör örgütü değilmidir. Yıllarca bunlarla iç içe omur omuza olan siyasilerin varlığı ayrı bir utanç vesilesidir. Biz Türkler ulusal değerlerimizi, demokrasimizi, hukukun üstünlüğünü, iç barışımızı ve birliğimizi pekiştirici eylem ve söylemler ve sloganlara ihtiyacımız dün den daha fazla olduğunu lütfen unutmayalım.
Bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri’ni itibarsızlaştırma ve görevini yapmada zayıflatma gibi gizli planlarında devrede olduğunu unutmayalım.! Bölgemizde ki güçlü bir Türk Ordusu’nun varlığını dış emperlasit güçler istemezler. Davranışlarımıza ve söylemlerimize ve sosyal medya da ki paylaşımlarımızda çok dikkatlı olmalıyız. Sonuç da “ En büyük asker bizim asker” dır.
Ey dünya bizimle iyi geçinin bu topraklar bizimdir bizim kalacaktır. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, ne kadar hain satın alıp bu topraklar üzerine oyun oynarsanız oynayın, asla düşündüklerinizi gerçekleştiremiyeceksiniz.!
Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da başaramadınız yenildiniz.! Bakın 15 Temmuz 2016 da da yenildiniz.!
Uğraşmayın vazgeçin yine yenileceksiniz.. Bizim askerimizden Polisimizden bir çok hain yetiştirip satın alabilirsiniz. Ama unutmayınız Türk Ordusu, Türk Polisi, Türk Bürokrası’sinin ONURLU ve ŞEREFLİ MENSUPLARI’nın sayısı her zaman çoğunlukdadir ve öyle kalacaktır..!
Saygılarımla
Kamil Kopuz
İstanbul, Çamlıca 20 Temmuz 2016