BELÇİKA

Belçika’da antidepresan kullanımı artıyor, tedavi süreleri uzuyor

Belçika’da antidepresan kullanım oranı yükseliyor. Artış yeni kullanıcılardan çok, tedavi sürelerinin uzamasından kaynaklanıyor.

Abone Ol

Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Belçika’da yapılan bir araştırmaya göre antidepresan kullanımındaki artış eğilimi sürüyor. Depresyon ve anksiyete tedavisinde yaygın olarak reçete edilen bu ilaçlar, 2023 yılında yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 14’üne en az bir kez yazıldı. Ancak artışın nedeni yeni kullanıcı sayısındaki yükseliş değil; aksine, kullanıcıların ilaçları daha uzun süre kullanması olarak öne çıkıyor. Nitekim yeni kullanıcı sayısının son 10 yılda yüzde 51 azaldığı belirtiliyor.

Mutualité Chrétienne tarafından 2013-2023 dönemini kapsayan araştırmaya göre, reçete edilen tedavi süreleri çoğu zaman klinik önerilerin ötesine geçiyor. Uluslararası çalışmalara göre antidepresan kullanımının, belirtilerin düzelmesinden 6 ila 12 ay sonra kademeli olarak azaltılması öneriliyor. Tekrarlama riski yüksek olan durumlarda ise bu süre en fazla iki yıla kadar uzayabiliyor.

Buna karşın araştırmada incelenen 18-85 yaş aralığındaki 701 bin 409 kişinin verilerine göre, kullanıcıların üçte biri antidepresanları 15 ay veya daha uzun süre kullanmaya devam ediyor. Ayrıca reçetelerin yüzde 80’inin pratisyen hekimler tarafından yazıldığı belirtiliyor.

Sosyoekonomik faktörler etkili
Araştırma, sosyoekonomik faktörlerin etkisini de ortaya koydu. Kadınların erkeklere kıyasla daha uzun süre antidepresan kullandığı, yaş ilerledikçe uzun süreli kullanım ihtimalinin arttığı belirlendi. İş göremez durumda olanlar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde de uzun süreli kullanımın daha yaygın olduğu tespit edildi.

Geliri düşük olduğu için ek sağlık desteğinden yararlanan bireylerin (BIM statüsü), özellikle pratisyen hekim takibinde olduklarında antidepresanları daha uzun süre kullandığı görüldü. Bu durumun, sosyoekonomik olarak kırılgan grupların daha fazla ruh sağlığı sorunu yaşaması ve uzman sağlık hizmetlerine erişimde daha fazla engelle karşılaşmasıyla bağlantılı olduğu ifade edildi.

İlaç tedavisi tek başına yeterli değil
Mutualité Chrétienne Başkan Yardımcısı Elise Derroitte, bu iki bulgunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Derroitte, pratisyen hekimler tarafından yapılan reçetelerin her zaman psikolog ya da psikiyatrist eşliğinde bir klinik takip ile desteklenmediğine dikkat çekti. Araştırma da esas olarak pratisyen hekim tarafından takip edilen hastaların, uzman hekimler tarafından izlenenlere kıyasla daha uzun süreli tedavi gördüğünü ortaya koydu.

Elde edilen veriler, pratisyen hekimlerin ilaç tedavisiyle birlikte psikolojik takip önermesinin zorunlu olmadığına işaret ederken, hastaların çoğunlukla ilk başvuruyu bu hekimlere yaptığı görülüyor. Bunun nedeni, pratisyen hekimlerin hem fiziksel hem de ruhsal sağlık sorunlarında sağlık sistemine giriş noktası olması. Ayrıca ülkede psikiyatrist sayısının yetersiz olduğu da vurgulandı.

Kuruma göre iyi uygulamalarda ilaç tedavisinin mutlaka psikolojik destekle birlikte yürütülmesi gerekiyor. Derroitte, Belçika’da ruh sağlığına yaklaşımın daha çok belirtiler üzerinden şekillendiğini, temel nedenlerin ise yeterince ele alınmadığını belirtti. Bu durumun iş göremezlik vakalarında da gözlendiği ifade edildi.

Raporda, son yıllarda ruh sağlığı hizmetlerine erişimin artırılmasına yönelik adımlar atıldığı da hatırlatıldı. Örneğin, psikolojik desteği daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan “birinci basamak psikoloji anlaşması” uygulamasının yalnızca üç yıl önce hayata geçirildiği, daha önce psikolog hizmetlerinin geri ödemesine yönelik bir sistemin bulunmadığı belirtildi.

Derroitte, tüm bu bulguların ilaç tedavisinin tek başına yeterli olmadığını gösterdiğini belirterek, ruh sağlığı alanında daha kapsamlı ve çok yönlü bir destek mekanizmasının gerekliliğine dikkat çekti.
©Sonhaber.eu