HOLLANDA

Araştırma: Hollanda'da Müslüman gençler eşit muamele ve fırsat talep ediyor

Hollanda’da yayımlanan yeni rapor, Müslüman gençlerin ayrımcılık ve dışlanma yerine eşit muamele ve fırsat talep ettiğini ortaya koydu.

Abone Ol

Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Hollanda’da kapsayıcı birlikte yaşam alanında araştırmalar yürüten Kennisplatform Inclusief Samenleven (KIS), Müslüman gençlerin gündelik yaşam deneyimlerine odaklanan yeni raporunu yayımladı. Hollanda Diyanet Vakfı (HDV), ISN Academie’nin desteğiyle araştırmaya iş birliği kapsamında katkı sundu. Araştırma; literatür taraması ile 57 Müslüman gençle yapılan derinlemesine görüşmeler başta olmak üzere, gençlerin deneyimlerini merkeze alan bir çerçevede yürütüldü.

Raporun lansmanı ve panel programı ISN Academie ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programda araştırmanın temel bulguları kamuoyuyla paylaşıldı. Ardından söz, doğrudan çalışmanın odağındaki Müslüman gençlere verildi.

Gençler, gündelik yaşamda karşılaştıkları kutuplaşma, dışlanma ve ayrımcılığın eğitim hayatı, iş bulma süreçleri ve aidiyet duygusu üzerindeki etkilerini kendi deneyimleri üzerinden aktardı. Programa katılan politika yapıcılar ve ilgili paydaşlar ise paylaşılan tanıklıkları değerlendirdi. Lansman, gençlerin perspektifinin yalnızca duyulması değil; politika ve uygulama süreçlerine somut şekilde yansıtılması gerektiği yönünde bir diyalog zemini oluşturdu.

Ayrımcılık yapısal ve normalleşmiş bir sorun
Rapora göre Müslümanlara yönelik ayrımcılık, yapısal ve normalleşmiş bir sorun niteliği taşıyor. Bu durum, Müslüman gençlerin gündelik yaşamını derinden etkiliyor. Medya ve siyasetteki olumsuz temsillerin güvenlik duygusunu zedelediği; bunun etkilerinin okulda, iş yerinde ve kamusal alanda da hissedildiği belirtiliyor.

Eğitim ve işgücü piyasasında somut bariyerler
Araştırmada özellikle staj ve işe alım süreçlerinde ayrımcılık örneklerinin öne çıktığı ifade ediliyor. Başörtüsü ya da “göç geçmişini çağrıştıran” isimler üzerinden yapılan değerlendirmelerin gençlerin karşılaştığı engeller arasında yer aldığı kaydediliyor. Bu durumun yalnızca tekil olaylar olmadığı; geleceğe ilişkin fırsat algısını da etkileyen yapısal bir mesele olduğu vurgulanıyor. Gençler, kurumların yapısal dışlanma ve ayrımcılıkla aktif biçimde mücadele etmesini ve eğitim ile işgücü piyasasında adil bir zeminin sağlanmasını talep ediyor.

Kimlik çok katmanlı, aidiyet ise çoğu zaman koşullu
Rapora göre Müslüman gençler kimliklerini çok katmanlı ve bağlama göre değişebilen bir yapı olarak deneyimliyor. Dini kimlik, çoğu genç için sağlam ve istikrarlı bir temel oluşturuyor. Bu çok katmanlı kimlik yapısından güç aldıklarını ifade eden gençler, Hollanda’da “ait olma” hissinin çoğu zaman koşullu olduğunu dile getiriyor.

Talep: Daha fazla dayanıklılık değil, eşitlik
Araştırma, gençlerin aile, inanç ve sosyal ağlardan güç aldığını; dışlanma ve ayrımcılıkla başa çıkmak için çeşitli stratejiler geliştirdiğini ortaya koyuyor. Ancak gençlerin mesajının net olduğu belirtiliyor: Yeni bir “dayanıklılık” ya da “dirençlilik” programı değil; tanınma, eşit muamele ve eşit fırsatlar talep ediliyor. Sorumluluğun ayrımcılığa maruz kalan bireylerde değil, kurumlar ve sistemi işleten yapılarda olması gerektiği vurgulanıyor.

Kurumlara yapısal adım çağrısı
Araştırma, çözümün gençlerin bireysel çabasında değil; kurumların yapısal adımlar atmasında olduğunu ortaya koyuyor. İşverenler, eğitim kurumları ve diğer kuruluşların yalnızca iyi niyet beyanlarıyla yetinmemesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrımcılığı önleyici süreçler, güvenilir bildirim mekanizmaları ve kapsayıcı uygulamaların hayata geçirilmesi çağrısında bulunuluyor.

ISN Academie de bu çağrıyı desteklediğini belirterek, gençlerin deneyimlerinin yalnızca dinlenmesi gereken hikâyeler değil; eğitimden istihdama, kamu hizmetlerinden medya diline kadar birçok alanda somut iyileştirmeler için yol gösterici nitelikte olduğunu vurguladı.
©Sonhaber.eu