Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Hollanda’nın Zaandam kentinde ortaya çıkan ve siyaset gündeminde yeterince tartışılmayan bir skandal giderek büyüyor. Türkler hakkında hazırlanan bir raporda yer alan “Türkler dolandırıcıdır; bu onların DNA’sında var” şeklindeki ifadeler büyük tepki çekerken, bu sözlere ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Aynı süreçte kentte özellikle Türklerin yoğun yaşadığı doğu mahallelerinde gerçekleştirilen ve hukuki dayanağı tartışmalı olan ev denetimleri de bölge sakinlerinin tepkisini artırıyor.
Bu uygulamalara uzun süredir dikkat çeken Groenlinks - PvdA Zaanstad liste başı adayı Eylem Köseoğlu ise sonhaber.eu’ya yaptığı açıklamada, denetim politikalarına karşı verilebilecek en güçlü yanıtın sandık olduğunu söyledi. Köseoğlu, 18 Mart’ta yapılacak seçimlerin bu uygulamalara “dur” demek için önemli bir fırsat olduğunu belirterek seçmenlere oy kullanma çağrısında bulundu.
Belediye denetimleri tartışma yarattı
Zaandam Belediyesinin özellikle Türklerin yoğun yaşadığı mahalleler ve Türk işyerlerine yönelik yürüttüğü denetimler kentte giderek daha fazla tartışma yaratıyor. Follow The Money (FTM), NRC, De Orkaan ve Pointer gibi gazeteler ile araştırma programları tarafından yayımlanan belgeler ve raporlar, bu uygulamaların arka planına ilişkin dikkat çekici bilgiler ortaya koydu.
Belediye, 2022 yılında Ulusal Yaşanabilirlik ve Güvenlik Programı (NPLV) kapsamında sağlanan kaynaklarla Zaandam-Oost bölgesindeki eşitsizlikle mücadele etmek amacıyla bir proje başlattı. RIEC taslak raporunun ardından devreye sokulan uygulamalar kapsamında dört ila beş kişiden oluşan müdahale ekipleri mahallelerde ev ve işyerlerinde denetimler gerçekleştirdi.
Mahalle sakinleri ise ekiplerin çoğu zaman yeterli açıklama yapılmadan evlere girdiklerini, fotoğraflar çektiklerini ve bazı durumlarda dolapların içlerine kadar kontrol yaptıklarını belirtiyor. Belediye görevlilerinin de aralarında bulunduğu birçok kişi bu uygulamaları “cadı avı” olarak nitelendiriyor.
FTM tarafından incelendiği belirtilen ve 100 sayfadan fazla olduğu ifade edilen raporda ise Türk kökenli girişimciler hakkında son derece tartışmalı değerlendirmeler yer alıyor. Ortaya çıkan bilgilere göre raporda “Bir Türk, vergi ödememek için elinden gelen her şeyi yapacaktır” şeklinde ifadeler yer alıyor.
Bazı Türk girişimciler için bunun adeta bir “iş modeli” olarak görüldüğü öne sürülüyor. Belgelerde ayrıca bu durumun Türklerin “DNA’sına işlemiş” olduğu ve Osmanlı geleneğinden kaynaklandığı yönünde değerlendirmelerin yer aldığı da ifade ediliyor.
Baskılara rağmen geri adım atmadı
PvdA Zaandam Belediye Meclisi üyesi ve liste başı adayı Eylem Köseoğlu, uzun süredir özellikle yoksul mahallelerde yaşayan insanlara yönelik yürütülen bu politikalara karşı eleştirel bir tutum sergiliyor.
Belediye yönetimine yönelik eleştirileri nedeniyle yerel siyasette zaman zaman baskı ve yıldırma girişimleriyle karşılaştığını ifade eden Köseoğlu, özellikle ayrımcılık ve ırkçılık konularını gündeme getirdiğinde tartışmaların sertleştiğini ve kendisine yönelik tehditler ile ağır eleştiriler aldığını dile getirdi. Buna rağmen geri adım atmadığını ve denetim politikalarını sorgulamaya devam ettiğini belirtti.
Sonhaber.eu’ya konuşan Köseoğlu, başta Poelenburg ve Peldersveld mahalleleri olmak üzere belediyenin yoğun denetimler gerçekleştirdiğini ifade etti. Söz konusu raporda bir belediye memurunun “Türkleri ve Türk işyerlerini kontrol etmemiz gerekiyor çünkü Türkler dolandırıcıdır; bu onların DNA’sında var ve Osmanlı geleneğinden geliyor” şeklindeki ifadelerinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Bu konuda birçok girişimde bulunduğunu belirten Köseoğlu, amacının uygulamalardaki sorunları görünür kılmak ve daha adil bir yaklaşım sağlamak olduğunu ifade etti. Ayrıca bazı Türk kökenli siyasetçilerin dahi belediyenin bu tavrını destekleyen açıklamalar yapmasını da sert sözlerle eleştirdi.
Belediye: 1065 ev ve işyeri denetlendi
Belediyeden yapılan açıklamaya göre 2024 yılında yaklaşık 1065 ev ve işyeri denetlendi. Bu denetimlerde yalnızca 18 adreste olası bir sorun tespit edildi. 2025 yılına ilişkin denetim sayıları ise henüz açıklanmadı.
Köseoğlu, bu tablonun yüzlerce aileyi kapsayan geniş çaplı denetimlerin ne kadar orantılı olduğu sorusunu da gündeme getirdiğini belirtti. Bu tür uygulamaların mahalle sakinleri üzerinde kurumsal bir güvensizlik ortamı yarattığını dile getirdi.
Bir insanın kökeni ya da yaşadığı mahallenin onu potansiyel suçlu yapmadığını vurgulayan Köseoğlu, yerel yönetimlerin görevinin mahallelerde güvensizlik üretmek değil güven inşa etmek olduğunu söyledi. Hukuk devletinde herkesin eşit muamele görmesi gerektiğini belirten Köseoğlu, hiçbir topluluğun kökeni ya da yaşadığı yer nedeniyle topluca şüpheli gibi görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Köseoğlu ayrıca bu konuda defalarca belediye meclisine soru önergesi sunduğunu, ancak verilen yanıtların daha sonra ortaya çıkan bilgilerle çeliştiğini dile getirdi.
“Seçim son şansımız”
Eylem Köseoğlu’na göre 18 Mart’ta yapılacak belediye seçimleri, bu politikaların ve kentte yaşayan yabancı kökenli vatandaşların geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.
Başta Türk seçmen olmak üzere tüm seçmenlere sandığa gitme çağrısında bulunan Köseoğlu, “Türk seçmen sandığa gitmezse bu denetimler iki katına çıkacak ve aynı uygulamalar tüm Zaanstad’a yayılacak. Türk seçmen artık bu duruma dur demeli ve sandığa giderek oyunu kullanmalı” dedi.
©Sonhaber.eu