Almanya’da hükümetin, sağlık sistemini olası savaş ve kriz senaryolarına uygun hale getirmeyi amaçlayan yeni bir plan üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. Alman basınında yer alan haberlere göre, sivil hastaneler de “genel savunma” konsepti kapsamında askeri planlamalara dahil ediliyor. Bu yaklaşım, özellikle sağlık çalışanları arasında ciddi tepkilere yol açtı.
Sivil hastaneler askeri planlara dahil ediliyor
Planların dayandığı resmi belgelere göre, NATO kapsamında yaşanabilecek bir çatışma durumunda Almanya’da günde yaklaşık bin askerin sağlık hizmetine ihtiyaç duyabileceği öngörülüyor. Bu senaryoda, Bundeswehr’e ait askeri hastanelerin en geç iki gün içinde kapasitesini aşacağı, bu nedenle sivil hastanelerin devreye sokulmasının zorunlu hale geleceği belirtiliyor. Hükümet yetkilileri ise sağlık sisteminin bu tür olağanüstü durumlara hazırlıklı olması gerektiğini savunuyor.
Kapalı toplantılarda “dirençli hastane” planları
Medyaya yansıyan bilgilere göre, son dönemde kışlalar ve sivil hastanelerde kapalı toplantılar düzenleniyor. Bu toplantılarda askeri ve sivil sağlık yöneticileri, hastanelerin kriz ve savaş koşullarında “dirençli” hale getirilmesi için izlenecek stratejileri ele alıyor. Belgelerde, olası bir çatışma halinde askeri personelin tedavide önceliklendirilmesi gibi uygulamaların da planlar arasında yer aldığı ifade ediliyor.
Sağlıkçılar tepkili
Sağlık çalışanları açısından en tartışmalı başlıklardan biri ise eğitim konusu. Planlarda, doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık personelinin savaş ve kriz koşullarında sık görülebilecek “tipik yaralanma türleri” konusunda özel eğitimlerden geçirilmesi öngörülüyor.
Bu eğitimlerin zorunlu hale getirilmesi fikri, sağlık çalışanları arasında baskı olarak değerlendiriliyor. Çalışan temsilcileri, sürecin kendilerine danışılmadan yürütüldüğünü ve görüşlerinin yeterince dikkate alınmadığını dile getiriyor.
Milyarlarca euroluk dönüşüm ihtiyacı
Alman Hastaneler Birliği tarafından yayımlanan bir çalışmada, hastanelerin savaş koşullarına uygun hale getirilmesinin milyarlarca euroyu bulabilecek yatırımlar gerektireceği vurgulanıyor. Bu kapsamda yer altı tesislerinin inşası, enerji ve su altyapısının güçlendirilmesi ile acil durum lojistiğinin yeniden düzenlenmesi gibi başlıklar öne çıkıyor. Ayrıca hastanelerin, limanlar, havaalanları ve askeri üsler gibi stratejik noktalara olan yakınlıklarına göre önceliklendirilmesi de planlanıyor.
“Genel savunma zihniyeti” endişesi
Eleştiriler yalnızca maliyetlerle sınırlı değil. Sağlık çalışanları ve bazı uzmanlar, bu tür planların sağlık sisteminin asli görevi olan sivil halka hizmet sunma anlayışını zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Askeri kurumların yayımladığı bazı metinlerde, sağlık alanında “genel savunma zihniyeti” oluşturulmasının hedeflendiğinin açıkça ifade edilmesi, bu kaygıları artırıyor.
Kaynakların nereye yönlendirileceği tartışılıyor
Toplumda ise son yıllarda artan savunma ve güvenlik odaklı politikalarla birlikte, askeri yaklaşımın yeniden normalleştirilmeye çalışıldığı yönünde görüşler dile getiriliyor. Eleştiriler, hükümetin kaynaklarını savaş hazırlıkları yerine sağlık sisteminin uzun süredir devam eden personel eksikliği ve altyapı sorunlarını çözmeye yönlendirmesi gerektiği noktasında yoğunlaşıyor. Sağlık çalışanları, güvenliğin ancak güçlü bir sivil sağlık sistemi ve yeterli personelle sağlanabileceğini vurguluyor.
©Sonhaber.eu