Haberlerimizi İnstagram , TikTok ve Youtube hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.
Mutfaklarda pratikliği nedeniyle vazgeçilmez olan su ısıtıcıları (kettle), kullanım alışkanlıkları nedeniyle sağlık tartışmalarının odağına yerleşti. Enerji ve su tasarrufu amacıyla birçok tüketicinin sıkça başvurduğu bu cihazların kullanımında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunuyor. Özellikle haznedeki suyun tekrar tekrar kaynatılmasının sanıldığı kadar masum bir uygulama olmadığı belirtiliyor. Bu alışkanlık bazı potansiyel riskleri de beraberinde getiriyor.
Kimyasal dengede ince değişimler
Uzmanlar tarafından paylaşılan teknik veriler, suyun kaynatılma sürecindeki fiziksel ve kimyasal dönüşümü mercek altına alıyor.
Su ilk kez kaynadığında, içerisinde çözünmüş halde bulunan oksijen ve karbondioksit gibi gazlar hızla buharlaşarak yapıdan uzaklaşıyor. Bu süreçle eş zamanlı olarak suyun sertlik derecesini belirleyen kalsiyum ve magnezyum dengesi değişime uğruyor ve kireç parçacıkları ısıtıcının tabanında birikmeye başlıyor.
Suyun ikinci kez kaynatılması kimyasal yapıda radikal bir bozulma yaratmıyor. Ancak uzmanlara göre asıl risk, kaynatma işleminden ziyade suyun cihazın içinde geçirdiği bekleme süresinden kaynaklanıyor.
Alerjik bünyeler için gizli tehlike
Yapılan araştırmalara göre suyun ikinci kez kaynatılması sağlıklı bireyler için doğrudan bir tehdit oluşturmuyor. Ancak risk seviyesi, su ısıtıcı içinde saatlerce beklediğinde artış gösteriyor. Özellikle alerjik hassasiyeti bulunan kişiler için bu durum daha ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Durağan halde bekleyen suyun, ısıtıcının iç yüzeyindeki metal aksamla uzun süre temas etmesi suyun kalitesini ve saflığını etkileyebiliyor. Metal iyonlarının suya geçme ihtimali ve suyun bayatlaması, hassas bünyelerde istenmeyen reaksiyonları tetikleyebiliyor.
Tasarruf ve sağlık dengesi
Uzmanlar, su israfını önlemeye çalışırken sağlığın ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Isıtıcılarda kalan suyun doğrudan dökülmesi yerine daha bilinçli şekilde değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Taze su önceliği: Saatlerce ısıtıcı içinde beklemiş ve metal yüzeyle uzun süre temas etmiş su yerine, içeceklerde her zaman taze su kullanılması öneriliyor. Isıtıcıda kalan ve soğuyan suyun içilmemesi ancak israf da edilmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Alternatif kullanım: Isıtıcıda kalan ve soğuyan suyun içilmemesi ancak dökülerek israf da edilmemesi tavsiye ediliyor. Bu suyun çiçek sulamada, ev temizliğinde veya diğer ev işlerinde kullanılabileceği belirtiliyor.
Cihaz performansı ve kireç kontrolü: Suyun sürekli aynı haznede tekrar kaynatılması kireç birikimini hızlandırabiliyor. Bu durum yalnızca suyun kalitesini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda cihazın rezistansına zarar vererek enerji verimliliğini de olumsuz etkileyebiliyor.
Sonuç olarak
Teknik açıdan değerlendirildiğinde suyun ikinci kez kaynatılmasında doğrudan bir engel bulunmuyor. Ancak hijyen ve sağlık standartları açısından belirleyici olan unsur, suyun cihaz içinde ne kadar süre beklediği. Uzmanların ortak görüşü hem sağlık hem de cihaz performansı açısından taze su kullanımının daha güvenli olduğu yönünde.
©Sonhaber.eu
Fotoğraf: Engin Akyurt - Pexels