' Hollanda'da ya tarih yazacağız, ya tarih olacağız '

DENK Partisi Başkanı Selçuk Öztürk, PvdA Miletvekili adayı ve Avrupa Parlementosu eski Milletvekillerinden Emine Bozkurt’un konuşmacı olarak katıld

Abone Ol


Erim Uğurlu’nun sunumu ile başlayan programda davetlilere ve siyasi parti temsilcilerine “Hoşgeldiniz” konuşması yapan HTF Başkanı Murat Gedik, “ Bu ülkeye geleli 50 yıl oldu. Artık bu ülkenin ayrılmaz bir parçasıyız. Türk kimliğimizle bu ülkede kalıcı isek, ki öyleyiz, demoratik hakkımızı kullanmak, hakkımızda alınacak kararlarda söz sahibi olmak istiyorsak seçimlere katılmalıyız. Tamam Türkiye geldiğimiz ülke, Türküz burada bir sıkıntı yok. Fakat Türkiye’nin siyasetinden çok buranın siyaseti ile ilgilenmek, katılımcı olmak zorundayız” dedi.

CDA partisinde faal oarak 20 yıldan fazla süredir aktif siyasetin içinde lan ve geçtiğimiz dönem CDA’nın Avrupa Parlementosu’na Hollanda’dan aday gösterdiği Kaya Turan Koçak, daha önceki veriler eşliğinde grafiklerle yaptığı sunumda Neden, Nasıl ve Niçin sorularının cevabını verdi.

Hollanda gibi demokatik bir ülkede oy vermenin önemine dikkat çeken Koçak, “ Hangi partiye oy verdiğiniz önemli değil. Siz sandığa gittiğinizde adınızın arkasına bir işaret koyulur. Siyasiler bir karar veriken, sizin katılımcı olup olmadığınıza bakar. Katılımcı değilseniz yaptırım gücünüz olmaz. Bu yüzden sandık başına gitmek şart” dedi. Nasıl oy verileceğini, oy pusulalarının evlere gelmeye başladığını belirten Koçak, “ Oy pusulalarını sakın çöpe atmayın. Hollanda’da vekalet yolu ile de oy verebiliyorsunuz. Oy vermeye gidemeyecek olanların vekaletini alarak, oy vermeye giderken bir kişiyi de yanınıza alarak 15 Mart’ta mutlaka oyunuzu verin. Bir önceki seçimlerde Hollanda’da sandık başına giden Türk seçmen sayısı 86 bin civarında. Oya yüzlerce kilometre uzaktan gelerek Türkiye için oy veren insan sayısı 120 bin civarında. İnsan yaşadığı ülke için, evine 100- 200 metre yakınındaki sandığa gitmez mi” diye sordu.
Koçak konuşmasında 15 Mart’ın bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, “ 15 Mart’ta ya siyasette var olacağız, ya da iflas edeceğiz” sözleri ile sunumunu tamamladı.

Bir dilim pasta için kavga etmeyelim pastadaki payımızı artıralım

Daha sonra konuşma sırası Avrupa Parlamentosu eski Milletvekillerinden olan ev 15 Mart’ta mensubu olduğu PvdA’nın milletvekilleri adaylarıdan Emine Bozkurt, HTF kutlayarak başladığı konuşmasında PvdA olarak yapacaklarını, parti programlarını anlattı. Neden oy istediğini, neden insanların oy kullanmak zorunda olduklarını anlatan Bozkurt, “ Siz,sizin hakkınızda karar verecekleri belirlemezseniz, başkalarının sizin hakkınızda vereceği, alacağı kararlara iyi de olsa, kötü de olsa itiraz hakkınız, söz söyleme hakkınız olmaz” dedi.
İktidar veya iktidar ortağı olmaları halinde PvdA olarak halkın beklentileri doğrultusunda “Eğitim, sağlık, güvenlik, ayrımcılık, işpazarında eşitlik gibi konular yapacağımız işlerin başında geliyor. Bu alanlarda halkın sıkıntılarını ve beklentilerini bilyoruz" dedi.



"Ortada bir pasta var, bize pastadan bir dilim gösteriliyor ve bu dilim sizin deniyor. Bizler o dilimi bölüşmek yerine bize sunulan dilim için kavga ediyoruz. Oysa katılımcı olursak, birlik beraberlik içinde olursak o bir dilim pasta için kavga etmek yerine o pastadan daha fazla pay almak için çalışmalıyız " diyerek sürdürdüğü konuşmasını, temenni ve dileklerle, bitirirken bir kez daha HTF''na teşekkür etti.

Tüm Avrupa hatta dünya siyasi çevreleri DENK'i konuşuyor.

Denk Partisi milletvekili ve Başkanı Selçuk Öztürk ise son konuşmacı olarak davetlilerin huzuruna gelerek, siyaset arenasına öğrencilik yıllarında bizzat şahit olduğu haksızlıklarla mücadele etmek için girdiğini vurgulayarak başladığı konuşmasında, DENK Partisinin parti programını açılayarak devam etti.

Hedeflerinin bu seçimlerde 5 milltevekili olduğunu belirten Öztürk, " Bir iki milletvekiliyle ne olacak demeyin. Öyle durumlar oluyorki bazı yasların çıkmasında veya çıkmamasında bir milletvekilin oyu bile bellirleyici oluyor" dedi.

Türkiye siyasetinden kurtulup Hollanda siyasetine yönelmemiz gerektiğini belirten Öztürk, " Meclis, geçtiğimiz günlerde herkesi dinlemek için bir yasa tasarısı gündeme getirdi. Bundan kimin haberi var. Böyle bir yasa kimsenin özeli idye bir şey bırakmayacak." dedi.

İnsanların neden seçimlere ilgisiz olduğu konusunda ise siyasetçilerin seçimden seçime yanlarına uğradığını, eğer bir siyasetçi halın yanına gidiyorsa mutlaka seçim vardır ve oy için gidiyor, gidiyor gibi bir düşüncenin hakim olduğunun bilinci ve bu düşünceyi kırmak için yılda 80 bin kilometre yol katederek halkın her zaman ayaklarına gittüklerini söyledi.

Yine de her yere ulaşmalarının mümkün olmdığını belirten Öztürk, bu konuda STK'lara ciddi görev düştüğünü ifade ederek HTF'nu kutladı.

Anketlerin, kamuoyu araştırmalarının gerçekleri yansıtmadığına değinen Öztürk, " Uyum konusunda araştırma yaptırıyorlar ve yabancıların uyumsuz olduğu sonucu çıktı diye lanse ediyorlar.Biz de DENK Partisi olarak, sen ne kadar kabulleniyorsun diye bir araştırma yaptıracağız. Suç Uyum sağlamayanlarda mı, kabul etmeyenlerde mi belli olsun.
Öztürk konuşmasını Başbakan Rutte'nin ' Ya Sev Ya terk et' anlamındaki sözlerine değinerek, "Bu ülkede 'Beğenmiyorsan defol git diyen bir başbakan var. O yüzden 15 Martta ya oylarımızı kullanıp Hollanda'da bir tarih yazacağız, yada tarih olacağız" dedi.

Öztürk konuşmasında sadece Hollanda'nın değil, tüm Avrupa'nın hatta dünyanın gözünün Hollanda'da 15 Mart seçim sonuçlarında olduğunu, ,dünyanın sayılı televizyonlarının kendileri ile söyleşi yapmak için sıraya girdiklerini söyledi.

"Mecliste zaman zaman, Türkiye mi Hollanda mı gibi ithamlarla karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Öztürk, Kayseri'nin de, Rotterdam'ın da, Hollanda'nın da Türkiye''nin de benim yüreğimde sevgisi aynı. Bizim yüreğimiz o kadar büyük ki herkesi, her yeri sevmeye yeterde artar bile" diyerek konuşmasını tamamladı.



SONHABER.EU