HOLLANDA

CMO: Hollanda'da Yahudi kurumlarına verilen koruma camilere de sağlanmalı

Hollanda'da son haftalarda camilere yönelik vandalizm ve nefret içerikli saldırıların artması, Müslüman toplumunda güvenlik endişelerini büyüttü. Müslüman kuruluşlar, nefret suçlarının merkezi olarak kayıt altına alınmasını ve camilere yönelik tehditlere karşı daha kararlı adımlar atılmasını talep etti.

Abone Ol

Hollanda'da son dönemde camilere yönelik saldırılar ve nefret olayları yeniden artmaya başladı. Duvarlara çizilen gamalı haçlar, ırkçı sloganlar, tehdit mektupları ve vandalizm vakaları Müslüman toplumunda huzursuzluğa neden oldu. İslami kuruluşlar, ülkedeki atmosferin giderek sertleştiği uyarısında bulunarak hükümeti daha kararlı adımlar atmaya çağırdı.

Geçtiğimiz haftalarda Rotterdam'daki Mevlana Camii ve son olarak Den Haag'daki Noeroel Islam Camii'ne yönelik saldırılar tepkilere yol açtı. Mevlana Camii'nin mozaik duvarına zarar verildi, camiye bira şişeleri fırlatıldı, binaya idrar yapıldı. Noeroel Islam Camii'nin duvarlarına da gamalı haçlar çizildi ve "Heil Hitler" gibi nefret içerikli ifadeler yazıldı. Olayların ardından polis soruşturma başlatırken, Müslüman kuruluşlar bunun münferit bir olay olarak görülmemesi gerektiğini açıkladı.

Müslüman kuruluşlardan uyarı
CMO ve Hollanda Diyanet Vakfı'na (HDV) göre camiler son yıllarda daha sık saldırıların hedefi oluyor. Ancak olayların merkezi olarak kayıt altına alınmaması, sorunun gerçek boyutunu ortaya koymayı zorlaştırıyor.

Bu nedenle Hollanda hükümeti ile Müslüman toplumu arasında köprü görevi gören Contactorgaan Moslims en Overheid (CMO), camilere yönelik şiddet, tehdit ve vandalizm olayları için özel bir ihbar hattı kuracağını açıkladı.

Kuruluşlar, saldırıların sistemli şekilde kayıt altına alınmasını isterken, camilerin güvenliği için daha fazla destek ve koruma önlemi alınması çağrısında bulundu.

CMO Başkanı Muhsin Köktaş, hükümetin camilerin güvenliği konusunda daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Artan antisemitizm nedeniyle sinagogların korunması için devlet desteği sağlandığına dikkat çeken Köktaş, benzer tehditlerle karşı karşıya kalan camiler için de eşit yaklaşım talep etti.

Köktaş "Hükümetin Yahudi kurumlarına gösterdiği hassasiyeti anlıyorum. Ancak herkes korunmalı. Biz de bu toplumun bir parçasıyız. Eşit muamele görmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Birkaç kişinin yaptığı tüm Müslümanlara mal ediliyor"
CMO Başkanı, yaşanan olayların ülkedeki siyasi ve toplumsal iklimle bağlantılı olduğunu dile getirdi. Müslümanlara yönelik nefret söylemlerinin özellikle internet ortamında daha görünür hale geldiğini belirten Köktaş, birkaç kişinin davranışının tüm Müslüman toplumuna mal edildiğini söyledi.

Köktaş "Hollanda'da 1,2 milyondan fazla Müslüman yaşıyor. Her toplumda sorun çıkaran kişiler olabilir. Ancak bu kişiler öyle ön plana çıkarılıyor ki, sanki bütün Müslümanlar aynıymış gibi bir algı oluşuyor" ifadelerini kullandı ve bunun önyargıları ve nefret söylemlerini beslediğini savundu.

Farklı şehirlerdeki camiler de saldırıların hedefi oldu
Rotterdam ve Den Haag'daki saldırılar, son dönemde yaşanan tek olay değil. Nisan ayında Zaandam'daki Sultan Ahmet Camii'nde vandalizm olayı yaşanmıştı. Geçmiş yıllarda Rotterdam, Eindhoven, Arnhem ve Den Haag'daki çeşitli camilere kanla kirletilmiş tehdit mektupları gönderildiği de kamuoyuna yansımıştı.

İslami kuruluşlara göre bu olaylar, Müslüman toplumunda güvensizlik hissinin artmasına neden oluyor.

Rotterdam Belediye Başkanı da endişeli
Rotterdam Belediye Başkanı Carola Schouten da Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve nefret olaylarında artış gözlemlediklerini söyledi.

Kentte faaliyet gösteren Müslüman ayrımcılığı ihbar hattına yapılan başvuruların yükseldiğine dikkat çeken Schouten, bunun ciddi bir sorun olduğunun göstergesi olduğunu ifade etti.

Schouten ayrıca Mevlana Camii'ne yönelik saldırıda polisin olay yerine geç ulaşmasını da eleştirerek, böyle durumlarda daha hızlı müdahale edilmesi gerektiğini belirtti.

Camiler için güvenlik desteği talebi
CMO, hükümetten camilerin korunmasına yönelik mali destek de talep etti. Kuruluş, artan antisemitizm nedeniyle sinagogların güvenliği için ayrılan bütçeye dikkat çekerek, benzer risklerle karşı karşıya olan camilerin de eşit şekilde korunması gerektiğini savunuyor.

Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanlığı ise camilerin korunmasına yönelik özel bir mali destek planının gündemde olmadığını açıkladı. Bakanlık sözcüsü, Nieuwsuur'a yaptığı açıklamada güvenlik önlemlerine ilişkin kararların kurumların dini kimliğine göre değil, güncel tehdit bilgileri ve risk analizleri doğrultusunda alındığını belirtti.

Sözcü, aynı yaklaşımın tüm dini topluluklar için geçerli olduğunu vurgulayarak, ek güvenlik tedbirleri konusunda sorumluluğun yerel yönetimler ve ilgili yerel makamlar tarafından değerlendirildiğini ifade etti.
©Sonhaber.eu